unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Edebiyatımızda 15-16 Haziran Direnişi-III: Kemal Özer

Tahir Şilkan
30 Haziran 2009'da yitirdiğimiz Kemal Özer, ilk üç kitabının ardından yaşamı algılayış ve bakışında, dünyayı kavrayışında yeni bir yönelişe girer.  "Üzgünüm Ama Övünüyorum" başlıklı şiirine;  "Bu kadar geç kaldığıma pişmanım" diye başlar, sonra geç kalmış olsa da işçilerin emekçilerin kavgasını anladığını bildirir. "Alında biriken tere sahip çıkıp, yorgunluğun ardında beliren türküyü sahiplenecek" ve şiirini şöyle sürdürüp tamamlayacaktır.

"Kavga mı ediyorlar, bilsinler,

niçin ettiklerini ve kiminle.

Gelecek günlerin bilinci

su versin ateşteki çeliğe.

 

Üzgünüm, insanın dağılan yüreğini

bir dizeyle birleştirmek için

bunca geç kaldığına şiirlerimin.

 

Ama övünüyorum gene de kardeşler,

kavgaya girmekte geciksem bile

yanınızda olacağım yaratırken zaferi."

Kemal Özer, İstanbul doğumludur. Düzeltmenlik, yayın danışmanlığı, yayıncılık gibi işlerde çalışmıştır. "a" ve "yeni a" dergisinin kurucularındandır. 1983-1990 yılları arasında Varlık Dergisi'nin Genel Yayın danışmanlığını yapmıştır. Türkiye Yazarlar Sendikası'nın ikinci başkanlık görevini yapmış, örgütlü bir mücadelenin savunucusu olmuştur. Şiirleri "insanlığın daha güzel , daha yaşanacak bir dünya" için verdiği mücadeleyi güçlendiren bir içerikte ve güzelliktedir. Kemal Özer şiir dışında , deneme, çocuk kitapları, anı, günce, seçkiler yayınlamıştır. Şiirleriyle pek çok edebiyat ödülü kazanmıştır.

Kemal Özer, "16 Haziran Akşamının Şiiri" ismini taşıyan şiirinde anlatmıştır 15-16 Haziran büyük işçi direnişini.

"...

önüne geçilmez coşkusuyla, birlikte yürümenin,

bir ağızdan söylemenin güzelliğiyle bir şarkıyı,

birlikte sahip çıkmanın bir öfkeye

bir hesabı birlikte ödetmenin

"düşen kalır, bırakın ağlamayı"

demenin kutsal ve hüzünlü aleviyle

yaşayıp durur o haziran akşamı.

 

Birlikte baktılar her şeye,

tek tek bakınca göremedikleri,

içine giremedikleri evlere baktılar,

bir yabancı gibi sığındıkları parklara,

bir ucundan geçip de yalnızlık çektikleri

koca koca alanlara,

tutamadıkları inceliklere baktılar

ellerinin nasırıyla,

kaçırılan değerlere baktılar, korunan bankalara.

 

Önlerine çıkarılan parmaklıklar

demirden değildi artık,

kendi sesleriyle konuşmuyorlardı

ağızlar karşılarında,

ve yerlerinde başka bir şey

dikilip duruyordu engellerin.

Yani korunan ve kaçırılan neyse

oydu yollarını tıkayan da,

üstlerine çeviren de oydu namluları.

 

Apaçık gördüler kim neyin hizmetinde,

gördüler kendi eğittikleri demir

düşman edilmiş ellerinin emeğine,

suyuna ter kattıkları çeliğin

gördüler çevrildiğini göğüslerine.

Ürettiği ne varsa, daha özgür,

daha yoğun, daha anlamlı yaşamak için,

esirgendiğini gördüler insandan

ve kavgasız elde edilemeyeceğini hiçbir şeyin."



Çok Okunanlar

Trump'tan, Erdoğan'a tehdit

'Erdoğan, Türkiye'yi varoluşsal bir çöküşe götürüyor'

İşte Muharrem İnce'nin topladığı imza sayısı

CHP'deki kurultay çağrısında Böke ve Cihaner de safını belli etti

Adnan Oktar'ı savunan Nagehan Alçı'dan dönüş

İlgili Haberler

ABC Kritik

Aziz Nesin'de vatan haini aramak

ABC Kritik

“Kiç” bir Yeni çağ Lideri: Adnan Hoca

ABC Kritik

Şahsiyetimizdeki o acı kambur...

ABC Kritik

Balyoz'un FETÖ'cü hakimini serbest bırakanlar ve AK-Fethullahçılar: Hesap vereceksiniz!

ABC Kritik

Sıra size de gelecek, Adnan Oktar suç örgütünün destekçileri!

ABC Kritik

Ütopya

ABC Kritik

Başkaya: ''CHP'nin Genel Başkanını değil, paradigmayı değiştirmeye ihtiyaç var!''

ABC Kritik

Erdoğan'ın süregelen zaferinin anlamı

ABC Kritik

Rakamların analizi ve yeni doğan bir seçmen tabanı: Ak-kurtlar

ABC Kritik

Sen gazeteci değil, Fethullahçı bir Çiko'sun!

ABC Kritik

Felsefeden yoksun bir eğitim sistemi, sadece robotlar yetiştirir

ABC Kritik

Cumhurbaşkanı Adayları, Cumhuriyeti Koruma ve Demokrasi Savaşımının Neresindeler?