• AKP’de deprem sürüyor: Yeneroğlu’nun ardından ’15 AKP’li daha istifaya hazırlanıyor’ iddiası!

    AKP’deki kopuşa ilişkin kulis bilgilerini yazan Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, Yeneroğlu’nun istifasının ardından 10-15  AKP’li milletvekilinin daha istifaya hazırlandığını, istifa edeceği söylenen bazı milletvekillerinin ismini de öğrendiğini ancak kendilerinden teyit almadan yazmanın doğru olmadığını belirtti.

    Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, “Beni buraya getiren…” başlıklı yazısında AKP içindeki kırılmalara yönelik açıklamalarda bulundu.

    Zeyrek, partiden istifa gerekçelerini şöyle açıkladı: “İstifa edenlere sorulunca genellikle “Kuruluş felsefesinden uzaklaşıldı” yanıtını alıyorum. Bu çok yavan bir yanıt gibi durduğundan biraz daha üzerine gitmek gerekiyor. Bunu yapınca da ikinci en çok aldığım yanıt, “Bu partide artık bize yer yok. Kalsak da tutunamayız” cümlesiyle özetlenebilir. Bir başka yanıt daha var ki bu görüşü hali hazırda partide üyeliği olanlar, hatta yönetici konumunda bulunanlar da dile getiriyor. O da partinin yönetimden (yürütmeden) iyice uzaklaşması

    ‘Linç daha da kötü etkiledi, Aslı Erdoğan’ın sağlık durumu kritik’

    Deniz Zeyrek’in yazısının ilgili bölümü şöyle:

    Yeneroğlu’nun istifasının ardından en çok duyduğum iddia, eski Başbakan ve AK Parti’nin ikinci genel başkanı Ahmet Davutoğlu için 10-15 AK Parti milletvekilinin daha istifaya hazırlandığı yönündeydi.

    İstifa edeceği söylenen bazı milletvekillerinin ismini de söylediler ama kendilerinden teyit almadan yazmam doğru olmaz.

    Yargıtay Başsavcılığı’nın rakamları da istifa konusunda Babacan ve Davutoğlu ile birlikte hareket eden siyasetçilerin yalnız olmadığını gösteriyor.

    Geçmişe küçük bir yolculuğa çıkarsak durum daha da kolay anlaşılır:

    2012 yılının Aralık ayında dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcılarından Ekrem Erdem kayıtlı üye sayılarının 8 milyona yaklaştığını belirtip, hedeflerini ilan etmişti: 12,5 milyon üye.
    Sonraki gelişmeler Ekrem Erdem’i haklı çıkaracak nitelikteydi. Partinin üye sayısı 10 Ekim 2013 günü itibariyle 8 milyon 83 bin 66’e ulaşmıştı.

    AK Parti, üye sayısını artırmaya devam etti. Ahmet Davutoğlu’nun girdiği ikinci seçimde (1 Kasım 2015) oylar yüzde 50’ye, üye sayısı da 10 milyona dayanmıştı. 2018’in Ağustos ayında partinin 6. Olağan Kongresinde üye sayısı 10 milyon 719 bin 234 olarak açıklandı. Bu birçok ülkenin nüfusundan büyüktü ve 2012’de ilan edilen rakama (12 Milyon) çok yakındı. O kongreden sonra AK Parti’nin kan kaybı sandıkla sınırlı kalmadı. Yargıtay kayıtları 1 Temmuz 2019 tarihi itibariyle üye sayısının 9 milyon 931 bin 103’e düştüğünü gösteriyordu. Bu rakam 6 Eylül 2019’da daha da azalarak 9 milyon 874 bin 843’e düşmüştü.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 290 bin üyeliğin ölüm nedeniyle düştüğünü açıklasa da bir yılda boşalan üyeliklerin sayısı 844 bin 391’in üzerindeydi. Üstelik, yaklaşık 60 bin üye, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve onlarla beraber hareket eden isimlerin istifa ettiği son 3 ayda istifa etmiş.

    AK Parti’den bir yılda ayrılan üyelerin sayısının CHP’nin toplam üye sayısının (Yaklaşık 1 milyon 250 bin kişi) yarısından fazla olduğunu düşününce bu rakam daha da çarpıcı hale geliyor.
    Rakamlar durumu gösteriyor. Üye sayısındaki azalmayı parti yöneticileri de doğruluyor. Peki en yaygın istifa gerekçesi ne?

    İstifa edenlere sorulunca genellikle “Kuruluş felsefesinden uzaklaşıldı” yanıtını alıyorum.

    Bu çok yavan bir yanıt gibi durduğundan biraz daha üzerine gitmek gerekiyor. Bunu yapınca da ikinci en çok aldığım yanıt, “Bu partide artık bize yer yok. Kalsak da tutunamayız” cümlesiyle özetlenebilir.

    Bir başka yanıt daha var ki bu görüşü hali hazırda partide üyeliği olanlar, hatta yönetici konumunda bulunanlar da dile getiriyor.

    O da partinin yönetimden (yürütmeden) iyice uzaklaşması.