darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Doğan Yurdakul

17-25 Aralık ile MİT Tırları arasındaki bağlantı

11.05.2016 16:21

Dindar Anayasa, dokunulmazlıklar, taht oyunları, Davutoğlunun gidişi, düşük profilli yeni Başbakan arayışı, MHPyi karıştırıp oradan milletvekili devşirme çabaları, partili cumhurbaşkanı girişimleri… Saray ve medyası gündem değiştirmekte ve muhalefeti de o yapay gündemin peşine takmadaki ustalığından o kadar emin ki, daha önemli konuları unutturabileceklerini sanıyorlar. Örneğin Reza Zarrab davasını. Ama biz unutmadık ve unutturmayacağız.

Yandaş medya, Zarrab Amerikada tutuklandığında, üstünü örttükleri 17-25 Aralık yolsuzluğu yeniden açığa çıkacak diye telaşa kapılmıştı. Gülünç duruma düşmeyi de göze alarak soruşturmayı yürüten New York Eyalet Savcısı Preet Bharara hakkında söylemediklerini bırakmamışlardı. Galiba, ABDde de Beyaz Saraya bağlı bir HSYK var ve o da o savcıyı derhal görevden alır sanıyorlardı.

billioner.jpgDİZİSİ BİLE VAR

Billions (milyarlar) adında yeni vizyona girmiş bir Amerikan dizisi var. Dizi, Chuck Rhoades adlı bir Savcının, Bobby Axelrod adında milyarder bir işadamını borsa spekülasyonu yaptığı şüphesiyle izlemesi üzerine kurgulanmış. Peşine düşülen milyarder çok zeki, savcılığın kendisini takip ettiğini bildiği için karda yürüyüp izini belli etmeyen usta bir iş adamı. Hem siyaseti, hem de finans dünyasını kendi çıkarları için kullanmasını biliyor. Savcı ise, çok hırslı ve siyasette yükselmek isteyen, ama gerektiğinde emekli savcı olan babasını bile yargılamaktan çekinmeyen ilkeli biri. Dosyasını temyizden dönmeyecek kadar sağlam hazırlamadan dava açmıyor. O yüzden dolandırıcı milyarderlere karşı açtığı 81 davanın 81ini de kazanmış. Kimi yorumcular, dizideki savcıyı, Zarraba karşı dava açan Bhararaya benzetiyorlar. Hani, futbolda beceriksiz oyunculara veya hakeme mektebi var diye bağırırlar ya, biz de o zaman Bhararaya saldıran yandaş medyaya dizisi var diyebiliriz. (Dizi henüz bizde yayınlanmıyor ama internette bulabilirsiniz).

Amerikan yargı sistemi, bu tür mali suçlarda elbette kapitalizmin genel çıkarlarını gözetiyor, devletin liberal ekonomi sistemindeki hakemlik rolünü sağlamak için çalışıyor. Dolayısıyla orada vahşi kapitalizme geçit yok! O yüzden Zarrabın da, bizim 17-25 Aralıkçıların da işi zor görünüyor.

ZENCANİNİN İTİRAFLARI

Zarrab konusuna girince, onun İranda idama mahkum edilmiş olan ortağı Babek Zencaniden söz etmeden olmaz. ABD, Zencani davasını çok yakından izledi, hatta İran yargısına yardımcı oldu. Örneğin Zencani kendisini savunurken, ülkesine borcunu ödemek istediğini, ama İran, dünya bankaları arasındaki elektronik fon transferi sağlayan SWİFT sistemine dahil olmadığı için parasını getirmediğini söyledi. Bunun üzerine ABD ambargonun en güçlü ayağını ortadan kaldırdı ve İranı tekrar SWIFT sistemine dahil etti. Zencani sözünü ettiği paraları getiremedi. İdam kararının en önemli gerekçelerinden biri ABDnin İran yargısına yaptığı bu yardım oldu.

Bize gelince, Türk medyasının yandaşından vazgeçtik, muhalifi bile Zencaninin İrandaki 26 duruşmalık yargı sürecini tek bir muhabirle izlemedi. Oysa o sürecin her duruşması buradaki gündemi sarsacak kadar önemliydi. Örneğin Zencani, Türkiyedeki ortağı aracılığıyla Türk yetkililere yüksek miktarda rüşvet verildiğini, üç Türk bakana bizzat ne kadar para verdiğini isimlerini sayarak anlattı.

Dahası ve en önemlisi kayıp 20 milyar doların nereye gittiğiydi. İddialara göre bu paranın iki milyar doları İran tarafından Suriyede savaşan Şii milisler ve Hizbullaha gönderildiği,  bir milyar dolarının Türkiye tarafından Suriyede savaşan El Nusra ve Ahrara verildiği, bir milyar dolara yakının da Dubai üstünden IŞİDe aktarıldığıydı (Kaynak: Nokta Dergisi, 5 Nisan 2016).

Özetle, bizim medya görevini yapsa, 17-25 Aralık ile MİT Tırları bağlantısının ortaya çıkması işten bile değildi.

HÜKÜMETİN KÖŞEYE SIKIŞTIRDIĞI KESİMLER

Hürriyetin Washington temsilcisi Tolga Tanışın üç hafta önce yazdığı bir yazıda önemli bir satır arası vardı: Kazanmak istiyorlar. Zarraba hüküm giydirmek istiyorlar. Ve bunun için de harıl harıl bilgi topluyorlar. Türkiyede hükümetin son üç yıldır izlediği politikalarla köşeye sıkıştırdığı kesimleri düşünecek olursanız, bilgi vermeye istekli kaynak bulmakta da zorlanmıyorlar (Hürriyet, 24 Nisan 2016).

Peki kimdir bu Türkiyede hükümetin köşeye sıkıştırdığı kesimler?

2-033.jpg

Anımsayalım. HSYKnın görevden uzaklaştırdığı savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Fikret Seçen, Mehmet Yüzgeç, Cihan Kansız, haklarında soruşturma açılacağını ve yurtdışına çıkma yasağı kararı alınacağını duyar duymaz firar etmişlerdi. Yanlarında örneğin 17-25 Aralık gibi önemli davaların dosyalarını götürdüklerini tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. İleride işlerine çok yarayacak olan yüzlerce klasörü kamyonla taşıyacak değiller ya, bir flaş belleğe hepsi sığar. Acaba bilgi vermeye istekli kaynaklar onlar mıdır?  Göreceğiz.

1-033.jpg

Sözünü ettiğim diziye dönecek olursak, oradaki savcı, kıskıvrak yakaladığı dolandırıcı milyarderleri, peşinde olduğu başka milyarderler hakkında bilgi vermeleri için işbirliğine razı etmeyi de iyi biliyor. Eğer Bharara da o savcı gibi çalışıyorsa, Zarrabı işbirliğine razı etmesi işten bile değildir.

Türkiyedeki iktidarın yumuşak dokularından biri başkanlık sistemi ise, öteki ikisi 17-25 Aralık ve MİT Tırları dosyalarıdır. İşte bu iki dosyayla ilgili gördükleri kabuslar, onları sürekli yanlış yapmaya zorluyor.

Eğitim