unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

AKP korku tünelinde

14.10.2017 15:19

 Bu başlığı atmadan önce çok düşündüm; Acaba abartılı bir değerlendirmemi yapıyorum diye. Ama içinden geçtiğimiz yakın dönemde yaşanılar gelişmeleri alt alta koyduğumuzda hiç de abartı olmadığını gördüm.

    AKP için hareket alanı daralıyor. İç politikadaki tutarsızlıklar, üretimdeki ciddi düşüş eğilimi, cari açığın günden güne büyüyerek kapatılamaz hale gelmesi, son dönemdeki döviz kurlarının olağanüstü artması ve kontrol edilemez hale gelmesi bu verilerden sadece birkaçı. 

   Buna iç politikadaki tutarsız, birbiriyle bağdaşmayan politikaları da eklemek gerekiyor. Kısa bir dönem önce söylenen ve uygulamaya konan politikalar pekala kısa bir süre sonra değiştiriliyor. Hemde bunu daha önce uygulananlar kendilerinin ortaya koydukları politikalar değilmiş gibi pişkinlik içinde yapılıyor. 

   SANKİ "BATAN GEMİNİN MALLARI" BUNLAR

   AKP onun başının metal yorgunluğu gerekçesi ile parti içinde ve AKP belediyelerinde operasyon yapmaya başlaması birçok olguyu tartışma masasına taşıdı.

   Son dönemlerde AKPnin yaptırdığı, basına da yansıyan bir dizi anket sonucuna göre AKP ve hükümetinin algısı kamuoyunda ve AKP seçmeni içerisinde daralmanın, olağanüstü boyutlara geldiği, kimi AKP çevrelerinde "çürüme" boyutunda görülmeye başlandıgı söyleniyor. Lidere "partiyi toparla" baskısı yapılıyor. Erdoğanın "metal yorgunluğu" tanımlamasının altında yatan gerçeğin önemli bir kısmının bundan kaynaklandığını düşünebiliriz.

  Başarısız da olsa seçimle gelen belediye başkanları zorla istifaya zorlanıyor. İstifa etmek istemeyenler üzerinde "FETÖ" tehdidi estiriliyor. Eğer bu başkanlar terör örgütü ile bağlantılı ise, yada başka bir hukuki sorun varsa aklamak için istifa ettirmeyin. Bir an önce yasal işlem başlatın. Yargı kararını versin. Aksi durum varsa işi seçmene bırakın. 

    İstisnalar hariç AKP belediyelerinin ülke çapında sorunlar yaşadığı, 15 yıldır uzanageldiği çevrelere uzanamadığı, büyük tepkilerle karşı karşıya kaldığı, hizmette güçlüklerle karşılaştığı biliniyor. Özellikle büyük şehirlerde talan, doğa ve tarih yağması yapması karşısında parti içinde de ciddi tepkilerle karşılaşıyor. Özellikle son Validebağ koruluğu ve Unesconun dünya mirası listesindeki Topkapı sarayı çevresinin imara açılması için girişim başlatılması "Vandallığın, yamyamlığın" nerelere kadar ulaştığını, söz konusu rant olursa "Ecdat toprağı" söyleminin adının bile anılmadığını ortaya koyuyor. Bu noktada adeta "batan geminin malları bunlar, ne kaldırırsak kar" deniyor. Kim bilir belki de "tükenme" psikolojisi etkili olmaya başladı bu çevrelerde.

  AKP bugüne kadar birliğini koruyarak geldi. Şimdi bu birlik sarsılmış gibi bir görüntü ortaya çıkmaya başladı. 

   Kuruluşundan itibaren üzerine inşa ettikleri "dava partisi" kurgusu önemli oranda çöktü. Bunun yerini "lider merkezli çıkar ortaklığı" algısı oturmaya başladı.

   Partinin taşıyıcı taşıyıcı kolonları sarsılıyor, kolonlar "bel vermeye" başladı"

   Parti içinde barış sorunu var. Guruplar oluştu. Guruplar arası 

İmalar yapılıyor. 

   AKP Fetö söylemimi kullanırken, yolsuzluklar konusunda iddialardan özellikle kaçınıyor. Bu konularda parti içinde tam bir mutabakat gözüküyor. Çünkü bu konu açılırsa tümden zarar göreceklerini, partiyi toparlama şanslarının hiç kalmayabileceklerini düşünüyorlar.

   Günlük politikalarla işi götürmeye çalışıyorlar. Kısa, orta, uzun vadeli proğramlar çoktan rafa kalktı. 

Eskisi gibi bir ideolojik/politik bir çizgi yok. Günü kurtarma çabası gözüküyor.

  Erdoğan, artık parti içinde tam olarak kimseye güvenmiyor gibi gözüküyor. Kontrolü kendi ve aile fertlerine vermeye çalışıyor.

   Avrupa birliği dendi, şimdi bunun yerini düşmanlık aldı. 

   Vesayetle mücadele dendi şimdi vesayetin temsilcisi haline geldi.    

   Her politikada OHAL yetkilerine ve askeri, zora dayanan bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle olsa gerekir, OHALi 3 ay daha uzatma planı yapıyorlar. 

   Ortadoğu politikasında "bölge lideri" olma iddiasından, Rusya ve Suriye için "alan temizliği" uygulayan, orduyu bu amaçla bataklığa süren bir çizgi izleniyor. 

   Kurt ve Alevi açılımı dendi,  şimdi yüz selsen derece farklı ultra milliyetçi-ırkçı bir çizgi uygulanıyor.

   Milli eğitim ve sağlık politikaları ters yüz oldu. Başladıkları noktaya gelmek üzereler.

   Kısaca kuruluş felsefesinin tersi bir çizgi egemen.

   AKP KORKU TÜNELİNDE. Bu tünelden çıkıp- çıkmamak demokratik güçlerin ön alıp, ortak mücadele kararlılıklarından geçiyor.

 

Eğitim