YAZARLAR

Tüm Yazıları İbrahim Kaya

Toplumun ve CHPnin yenilenme zamanı

24.12.2017 13:03

Toplumların yenilenme zamanları vardır. Bu yenilenme zamanlarını atlayan ve yenilenemeyen toplumların bir daha düzelmesi ve kendini yeniden kurması mümkün değildir. Bu tür toplumlar artık esas itibarıyla toplum olamazlar; aralarında iletişimsizliğin hakim olduğu adalar misali topluluklar veya cemaatler federasyonu olabilir bu tür toplumlar en fazla. Bu durum da toplumun birlikte yaşayan insanlardan ayrık gruplaşmaların alanına sürüklenmesi anlamına gelmektedir. Bizim toplumumuzun da yenilenme zorunluluğunu yaşadığı bir dönemdeyiz. Bu yenilenme eğer gerçekleşmezse, zaten önemli ölçüde ayrışmış olan toplum tamamıyla iletişimsizliğin hakim olduğu gruplaşmalara sahne olacaktır.

TOPLUMUN YENİLENMESİ
Toplumun yenilenmesi, esasında, onu oluşturan insanlar arasında bozulmuş olan uzlaşının yenilenmesini ifade etmektedir. Yani birlikte yaşama ilkesi çerçevesinde toplum üyelerinin yeni bir başlangıç yapması anlamına gelmektedir. Toplum elbette çıkar ve eğilimleri birbirinden farklı hatta karşıt grupları bünyesinde barındırmaktadır, ama yine de toplum bütün farklılıkların ve karşıtlıkların ayrışmaya ve parçalanmaya neden olmasına mani olan büyük uzlaşıya dayanmaktadır. Toplumun büyük uzlaşıya sahip olması birlikte yaşamanın temelleri hususunda toplum üyelerinin ekseriyetinin hemfikir olması demektir. Bu büyük uzlaşı toplumun tam anlamıyla bir dengeye ulaştığı, düzenin değişmemesi yönünde nihai bir konsensüsün yerleştiği anlamına gelmez elbette. Toplumun farklı, karşıt eğilimlere ve çıkarlara sahip grupları arasındaki gerilimler ve çatışmalar nihai bir hemfikirliliğe izin vermemektedir. Değişim bu nedenle süregitmektedir. Ancak, toplum birlikte yaşamanın modern formülü olduğuna göre, sözünü ettiğimiz büyük uzlaşıya sahip olmak zorundadır. Büyük uzlaşısını yitiren ya da yitirme noktasına gelen toplumların yeniden büyük bir uzlaşıya duyduğu ihtiyacın yadsınması bu toplumların sonuna işaret eder.

Bizim toplumumuz da bu tür bir sona yaklaşmaktadır, çünkü kendi içinde sürdürülebilir karşıtlıklardan çok daha derin bir uzlaşmazlığa sahiptir. Toplum deyim yerindeyse karpuz gibi ortadan ikiye ayrılmış görüntüsü vermektedir. Bu tür bölünmeler sözünü ettiğimiz büyük uzlaşının yokluğuna işaret etmektedir. Bu tür toplumlar normal koşullarda sürdürülebilir olan gerilimleri, çatışmaları artık taşıyamaz hale gelir. Her tür anlaşmazlık hızlı biçimde toplumdaki iki büyük kampın arasındaki gerilime dönüşmektedir. Dolayısıyla, birlikte yaşamak bu tür toplumlarda bir gerçeklik olmaktan ziyade başarılma olasılığı düşen hedefe dönüşmektedir. Bizde son yıllarda çok yönlü olarak yaşanan modern-dışılaşma toplumu bir tür ortaçağ yapılanmasına geriletti. Bu yapılanma kimlikler ekseninde bölünmeleri, birey yitimini ve dolayısıyla iletişimsizliği sonuç olarak verdi. Bu sonuç toplumun yenilenmesini yani yeni büyük uzlaşısını yaratmasını zorunlu kılmaktadır.

Yeni büyük uzlaşı yıllardır yazdığım gibi Yeniden Cumhuriyet inşası üzerindeki uzlaşı olmak durumundadır. Yeniden Cumhuriyet toplum anlayışı olarak dayanışmacı ama kolektivist olmayan ve bireysel özerkliği destekleyen ama bireyci olmayan bir toplum anlayışına sahiptir. Bu toplumun kültürel, politik ve ekonomik sahaların işleyişine dair ya da bu sahalardaki sorunsallıkların çözümüne dair yaklaşımı ise sırasıyla şöyledir: Aydınlanmacı, cumhuriyetçi ve halkçı bir program yeniden cumhuriyetin temelini oluşturacaktır. Çok gecikmeden toplumun bu çerçevede yenilenmesi için elbette aktöre ihtiyaç duyulduğu mutlaktır. Yani bir kolektif örgütlenmenin toplumun yeniden yapılanmasında öncülük etmesi, değiştirme, dönüştürme yönünde nitelikli eylemlerde bulunması kaçınılmazdır. Daha önce defalarca yazdığım gibi bu aktör hem tarihsel gerçekliklerden hem de güncel koşullardan ötürü Cumhuriyet Halk Partisidir. Türkiyenin deyim yerindeyse birinci dönem modernliğinin aktörlüğünü yapmış olan CHP bugün de ikinci dönem modernliğinin aktörü olabilecek potansiyele sahiptir. Ancak, yeniden cumhuriyet programıyla hareket edecek bir siyasal örgütlenmenin yani büyük uzlaşıyı hayata geçirecek bir partinin bugün radikal olması da kaçınılmazdır.

CHPNİN YENİLENMESİ
Cumhuriyetçileri, solcuları, Atatürk ve cumhuriyet ile sorunu olmayan sağcıları yeniden cumhuriyet hedefinde bir araya toplamak için CHPnin büyük bir dönüşüm yaşaması şarttır. Bu dönüşüm kuşku yok ki profesyonel kadrodan militanlara (parti hedeflerini topluma ulaştıran aktörler) uzanan öznelerin değişmesini gerekli kılmaktadır. Bu değişim kişilerin değişmesi anlamına gelebileceği gibi kişilerin başka kişiler tarafından ikamesi anlamına da gelir. Nasıl ki toplumun büyük uzlaşıya ihtiyacı onun varlığının devamı için vazgeçilmez gereklilikse, CHPnin de bu uzlaşının inşasında aktör olması gerekliliği hususunda parti yöneticilerinin uzlaşması kaçınılmaz gerekliliktir. Partinin il ve ilçe kongrelerinin ve nihayetinde Kurultayın ülkenin bu tarihi döneminde tarihi rol oynaması bilincinde eylem gerçekleştirmesi çözüm için esası oluşturacaktır.    

Gerçekten yenilenmiş bir Cumhuriyet Halk Partisi, tarihte bir kurtuluş ve kuruluşun siyasal aktörlüğünü yapmış olması nedeniyle bugün de yeniden inşanın aktörlüğünü yapabilecek olası gücü temsil ettiğinin farkında olacaktır. Bu gücün kendisinin farkında olması, sözünü ettiğimiz yeni inşa için vazgeçilmez bir ön koşuldur. Bu, partinin genel bir perspektife sahip olmasını mümkün kılacak ve diğer bütün ekonomik ve sosyal politika anlayışları onun üzerinde inşa edilecektir. Yeni bir siyasa inşa etmenin bugün modern-dışılaşmış durumdan kurtulmanın mutlak ön koşulu olduğu aşikardır.

Başarının ancak büyük bir gelecek kurgusuyla gerçekleştirilebileceği ortadadır ve bu nedenle sözünü ettiğim yeniden cumhuriyet ideali yenilenmiş partinin büyük gelecek kurgusu olmak durumundadır. Aksi halde, kitleleri heyecanlandırmak ve özellikle genç kadınları ve genç erkekleri yeni bir inşa heyecanında bir araya getirmek mümkün olmayacak. Elbette işsizlik sorunu CHPnin bütün siyaset yapıcılarının en temel söylemleri içinde olacaktır; kuşkusuz parti yoksulluğun nasıl çözüleceğine dair projeye sahip olacaktır. Ancak, bütün bu yaşamsal sorunların çözümüne yönelik en iyi projelere sahip olsa bile, partinin iktidar hedefinin gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Genel perspektifin içinde bu sorunlara dair siyasal söylemler elbette işlevsel olacaktır, fakat genel bir perspektifi kurmadan işlenecek her tür sosyal sorun çözümü anlayışı mevcut AKP hegemonyasını yerinden etmeye yetmeyecektir. Bu nedenlerle, Türkiyenin büyük bir dönüşümünü gerçekleştirmiş partinin bugün yeni büyük bir dönüşümü gerçekleştireceği anlayışı benimsenmek zorundadır. Çıkışın demokratik yolu budur; gerçekçi olan ve başarılabilecek olan budur ve bu öncelikle CHPnin yenilenmesine dayalıdır.

Eğitim