unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Ahmet Altan, Ahmet Hakan'ı reddetti

Altan, sadece birebir katılacağı bir programı kabul edeceğini yazdı.

Ahmet Hakan'ın çağrısına ilk önce Altan'ın çocukları yanıt vermiş ve "yetmez ama evet" demişlerdi.

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan ile Taraf Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Almet Altan arasındaki "canlı yayına çıkma" restleşmesi devam ediyor.

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, bir süre önce Ergenekon kumpasında payı olan Ahmet Altan'ın yargılanacağını söylemişti.

Bunun üzerine Ahmet Altan "Senin bir programın var… Orada canlı yayına ikimiz çıkalım" diye rest çekmişti. Bu resti kabul eden Ahmet Hakan, "Restini görüyorum Ahmet Altan! Talebine 'Evet' diyorum. Hadi gel. Çık canlı yayına!" diye yazmış ve Ergenekon mağdurlarının da programa katılacağını söylemişti.

Ahmet Hakan, "Mesela kendisine kumpas kurulmasına destek verdiğin Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin tanıklığına bir diyeceğin olmaz herhalde. Mesela “İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı hazırlayıp ıslak imzayla imzaladığını söylediğin, aylarca manşetlerden infaz ettiğin ve kendisine asla söz hakkı vermediğin Dursun Çiçek’in tanıklığından korkup çekinmezsin herhalde. Mesela hükümet ve Cemaat ittifakına arkanı yaslayarak dayılandığın o uğursuz günlerde intihara sürüklenmesine katkı sunduğun Ali Tatar’ın, eşi ve abisinin tanık olmalarına razı olursun herhalde." demişti. Hakan ayrıca Ahmet Altan'ın da istediği kişileri programa getirebileceğini söylemişti.

AHMET ALTAN'DAN O İSİMLERİN KATILMASINA RET

Ahmet Hakan'ın Ergenekon mağdurlarıyla birlikte program yapma teklifine olumsuz yanıt veren Ahmet Altan, platform24.org sitesinde yayınlanan yazısında "Ben kendi kavgama kendim giderim… O yazıları ben yazdım, o yazıların sorumluluğunu da ben kendim taşırım. Sen niye kendi yazılarının sorumluluğunu tek başına taşıyamıyorsun?" diye yazdı.

Altan'ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

"(...)Hakkımdaki o yazıları tek başına yazıyorsun ama iş benim karşıma çıkmaya gelince “biz arkadaşlarla geleceğiz' diyorsun. Bir de “sen de çağır' diyorsun… 

Ben senin gibi kalabalıkların arkasına saklanmaya çalışan bir korkak olsam, 17 bin faili meçhul kurbanının yakınlarıyla, Cumartesi Annelerini çağırırım, “Ergenekon’un' olmadığını onlara anlatırsınız cesaretiniz yetiyorsa.

Ama ben sen değilim.

Ben kendi kavgama kendim giderim… O yazıları ben yazdım, o yazıların sorumluluğunu da ben kendim taşırım.

Sen niye kendi yazılarının sorumluluğunu tek başına taşıyamıyorsun?

Niye başkalarını çağırmak istiyorsun?

O yazıları, o insanlarla birlikte mi yazdın?

Niye “benimkiler' “seninkiler' diyerek büyük bir kalabalığı çağırmak ve o kalabalığın arasında kaybolmak istiyorsun? 

Herkes bağırıp çağırırken sen o gürültünün arkasına saklanacaksın, derdin o… 

Meseleyi bir gösteriye çevirip aradan sıyrılacaksın o kurnaz aklına göre.

Yazdığın bütün o alçakça yazılardan sonra bu ucuz kurnazlıklarla kurtulabileceğine gerçekten inanıyor musun?

Hem kaçacaksın, hem de kalabalıkları bahane edip kaçmıyormuş gibi yapacaksın.

Ne ucuz bir adam çıktın sen… Neredeyse bütün hayatın sahtekârlık üstüne.

Yazdığın yazılardaki bütün lafların yalan, çarpıtma, uydurma… Tam bir psikolojik savaş uzmanı gibi yalan söylüyor, çarpıtıyor, uyduruyor, hedef gösteriyor, kışkırtıyorsun.

Onun için karşıma çıkamıyor, türlü şarlatanlıklarla başkalarının arkasına saklanmaya uğraşıyorsun.

Karşıma çıkacak cesaretin yoktu da niye o yazıları sanki benimle hesaplaşabilecekmişsin gibi yazdın?"

"(...)O yazıları sen yazdın, karşıma sen çıkacaksın.

Kimsenin seni kurtarmasına izin vermeyeceğim.

Ben AKP’yi eleştirdikçe bana saldıran sensin…. İktidarın ve patronunun tetikçiliğini yapan sensin… AKP’nin “beşinci kolu' olarak muhalefeti bölmek için gazetenle birlikte dolaplar çeviren sensin… Ergenekon’la Balyoz’u aklamak için çaba gösteren sensin… 

Hayatında bir kere de yazıları yazdıktan sonra döneklik etme, bir kere de başkalarının etekleri altına saklanma, bir kere de acılı kadınları kalleşçe kendine kalkan yapma, bir kere de kendi kaleminin ağırlığını kendin taşı. 

Anlıyorum, tek başına karşıma çıkmaya korkuyorsun.

Tek satır bilgin olmayan konularda, iktidara yaranmak, hakkımda algı operasyonları yapmak için o palavraları yazdıktan sonra korkacaksın tabii."

"(...)Gerçeklerden, dürüstlükten, açıklıktan, netlikten, “teke tek' hesaplaşmaktan ölümden korkar gibi korkuyorsunuz.

Bunu hepimiz biliyorduk, şimdi bir kere daha gördük.

O soruların cevaplarını gerçekten merak ediyorsan benimle tek başına çıkacaksın ekrana, aramıza hiç kimse girmeyecek, ikimiz konuşacağız…

Sorularını soracak, cevaplarını alacak sonra da alçak bir tetikçi olmanın bedelini herkesin önünde ödeyeceksin.

Zırnık bilgin olmayan konularda nasıl tetikçilik yaptığını herkes görecek."



Çok Okunanlar

Can Ataklı'dan çok konuşulacak Baykal iddiası

Hulusi Akar'dan skandal hata

'Cemaat ve tarikatları 'sıra bizde' korkusu sardı'

Mehmet Görmez'in adını vermekten kaçındığı tarikat lideri kim?

Merdan Yanardağ: Metiner'le olmuyor, Mehmet Uçum gibi isimlere ihtiyaçları var

İlgili Haberler

Medya

Akit'teki 'Ahmet Davutoğlu' yazısı neden kaldırıldı?

Medya

İsmail Saymaz'dan 'Tekkeler yeniden açılmalı' diyen Mehmet Görmez'e yanıt

Medya

Cumhuriyet gazetesi muhabirine hapis cezası!

Medya

TRT'den 125 bin lira maaş alan gazeteciler kim?

Medya

TRT'de vurgun yapan gazeteciler: 100 bin lira maaş alıyorlar!

Medya

Herkes o konuyu atlamıştı... CHP'den RTÜK'e ‘Adnan Oktar' soruları

Medya

TRT düzenlemesi: Lojmanlar kapatılıyor, 3 bin personel dağıtılıyor

Medya

Demirören'den medya emekçilerine yeni tebligat!

Medya

Akit yazarı, 'hamile çocuklar' skandalında 'suçluyu' buldu

Medya

İbrahim Karagül görevden alındı iddiası

Medya

Bir gazeteci daha gözaltına alındı

Medya

Hürriyet gazetesinden Ayşe Arman'a sert eleştiri