darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları İbrahim Kaya

Muharrem İnce ile yeniden Cumhuriyet!

05.05.2018 20:42

Bir önceki yazımda erken seçim kararı alınmasıyla birlikte, muhalefetin iyi bir başlangıç yaptığını ve bu iyi başlangıcı iyi sonlandırmak için özellikle anahtar rolü oynayacak olan CHPnin bir an önce kendi adayını kendi içinden göstermesi elzemdir diye yazmıştım. Parti kendinden bir adayla yarışa başlarsa, adayı ikinci tura kalma durumunda Türkiyenin, büyük olasılıkla, yeni cumhurbaşkanı olacaktır ve ülkenin yeniden inşasında parti tarihi rolünü oynayacaktır diye de eklemiştim.

CHP sayın Muharrem İnceyi Cumhurbaşkanı adayı göstererek bu husustaki sınavı çok başarılı biçimde geçmiştir. Partinin seçmenleri, sempatizanları, üyeleri için bayram havasında bir seçim kampanyasının geçeceği aşikardır. Uzun zaman sonra parti büyük bir yola, deyim yerindeyse, kendi evladıyla çıkıyor. Bu neden çok önemli? Önce bu soruyu yanıtlamamız gerekiyor.

İNCENİN ADAYLIĞI VE PARTİ

Bu partinin seçmenleri, sempatizanları, üyeleri İnceye yürekten inanan insanlardır. Bu insanların sayısı öyle azımsanacak kadar az değildir. Uzun bir zamandır darbeci, elitist, ulusalcı gibi kavramlarla etiketlenen ve aşağılanan bu toplumsal kesit, esasında, toplumun en eğitimli, yetenekli, başarılı kesitidir. Bu kesit CHPnin esasını oluşturmaktadır ve toplumdaki yaklaşık her dört kişiden biri bu kesittedir.

Ülkenin getirildiği bugünkü karanlıkta bu toplumsal grubun dışında muhalefet edebilecek ve örgütleyici, öncü olabilecek başka bir grup yoktur. Kurtuluş Savaşını örgütleyen, öncülük eden grup bildiğimiz gibi asker-sivil bürokrasi ve aydınlardı. Kurtuluş mücadelesinin öncülüğünü başka bir katmandan veya sınıftan beklemek o dönemin koşullarında ancak bir hayal olurdu. Bugün de toplumsal değişimin öncülüğünü üstlenecek, bir dönüşüm hareketini örgütleyebilecek kesit CHPnin tabanını oluşturan kesittir.

Dolayısıyla, bu tabanın inandığı, kendi içinden olması nedeniyle bağrına bastığı bir aday olarak İnce için parti bütün örgütleriyle ve üyeleriyle seçim çalışması yapacaktır. Bu çok önemli bir avantajdır; CHP tabanı kendinden olmayan adayları bağrına basmaz, bütün enerjisini ortaya koymaz, çünkü o tür durumlarda hep bir kırılmışlık, öfke içindedir. Şimdi tarihi bir fırsat olarak İncenin adaylığına odaklanacak olan CHP sevdalıları var gücüyle çalışacaktır.

TOPLUMU YENİ UZLAŞIYA ÇAĞIRMAK ZORUNLULUĞU

Ancak, bu avantaj, parti adayının ikinci tura kalmasını sağlayabilir, ama cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayamaz. Demek ki İnce CHPnin adayıdır ama artık o kazanmak için toplumun çeşitli hatta farklı gruplarıyla yeni bir uzlaşmayı sağlamak zorunda olan adaydır.

Uzun zamandır yazdığım gibi, Türkiye toplum halinde birlikte yaşama umudunun gittikçe azaldığı bir ülkeye dönüşmektedir; toplum çok ciddi düzeyde farklı kutuplara ayrılmış durumdadır ve hatta toplumdan bahsetmemizi engelleyecek ölçüde ayrışmaların yaşandığına tanıklık ediyoruz (Yeniden Cumhuriyette Uzlaşıyoruz başlıklı 07/12/2017 tarihli yazıma bakılabilir). Dolayısıyla, ülkenin yeniden inşasını zorunlu kılan ilk ve en önemli sorun toplumun gittikçe bütünselliğini yitirmesidir. Bu çerçevede İnce nasıl bir yol izlemelidir?

Her ne kadar Türk toplumunu sağcılar ve solcular ikiliği üzerinden yorumlama geleneği güçlü olsa da, sosyolojik olarak bu toplum iki ana kutba bölünmüş bir toplum değildir. Daha ziyade, çeşitlilik ve farklılık açısından bir çoğulluk söz konusudur. Yani toplumun önemli çoğunluğu sağcı, bu yüzden, sol adayların kazanma olasılığı yok şeklindeki hakim perspektif esasında perspektif olmaktan öteye geçemez.

Muhafazakarların, milliyetçilerin, cumhuriyetçilerin, dindarların, sekülerlerin, dincilerin v.d. kendi içinde tümüyle uyumlu iki ana kampa bölünmesini düşünmek doğru ve gerçekçi değildir.

Bu perspektiften bakarsak eğer; İncenin toplumdaki çeşitli hatta faklı gruplar ile, uzun zamandır bu sayfada da yazdığım, Yeniden Cumhuriyet Programı çerçevesinde ilişki kurmasının kazanmak için kesin şart olduğunu görürüz (özellikle Yeniden Cumhuriyet Programının Ana Hatları başlıklı 22.10.2017 tarihli yazıma bakılabilir). Dindarların, milliyetçilerin, sekülerlerin, cumhuriyetçilerin her birinin müşterek sorunları var ve bu sorunların en büyüğü her birinin giderek önemli haksızlıklarla ve hukuksuzluklarla karşılaşmasıdır.

Bu bütün insanlık sahalarında görülen bir haksızlık ve hukuksuzluktur. Örneğin, ekonomide, hukuğun geçersiz olduğu, temel değerleri yok sayan bir süreç epey bir zamandır işlemektedir ve sonuçları itibariyle bu toplumun sekülerini de, dindarını da, milliyetçisini de, Türkünü de, Kürdünü de etkilemektedir.

YENİDEN CUMHURİYET PROGRAMI

Liyakati, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, insan haklarını, ekonomik ilerlemeyi, yoksulluğun ve işsizliğin çözümünü içeren Yeniden Cumhuriyet Programını kılavuz olarak gören bir kampanya bu sözünü ettiğimiz çeşitli hatta farklı toplumsal grupları uzlaştıracaktır. Uzlaşısını kaybetmiş bir toplumun yeniden cumhuriyette uzlaşmasını sağlamak bu programın esasını oluşturmaktadır. Toplum halinde birlikte yaşama idealini hayata geçirmekten başlayan hedefler; ekonomide, siyasette ve kültürde yeniden kuruluşu sağlamaya kadar uzanmaktadır.

Yani sayın İncenin toplumu yeni bir uzlaşıya çağırması şarttır ve bu uzlaşı yeniden cumhuriyette buluşmaya yönelik bir uzlaşı olmak durumundadır. Yeniden Cumhuriyet; hali hazırda içi boşaltılmış olan toplumsal kurumların yeniden kuruluşuna işaret etmektedir; ekonomi, siyaset, bilim gibi bir toplumun temellerini oluşturan büyük kurumsal yapılanmaların bugün ölmekte olduğunu gözlemliyoruz.

Bu süreci tersine çevirmek muhakkak yeniden cumhuriyet inşasını gerektirmektedir. Bu inşa içinde yaşadığımız toplumun dindarına, sekülerine, milliyetçisine v.d. aynı ölçüde iyi gelecektir. Toplum kutuplaşmalardan, ayrışmalardan ancak yeniden cumhuriyette uzlaşarak yani yeniden değerler sisteminde hemfikir olarak kurtulacaktır. Bu kurtuluş için Muharrem İncenin cumhurbaşkanlığı çok tarihi bir işlev üstlenecektir.

Sonuç olarak; Muharrem İnce hem kendi parti örgütü tarafından sahiplenilecek, parti üyesi ve sempatizanı için umut oluşturacak adaydır, hem de ülkenin karanlıktan aydınlığa çıkışında gerekli olan toplumsal uzlaşıyı sağlamada başarılı olabilecek aktördür. Bu uzlaşıyı başarması için yürüyeceği yol sadece kendi söylemine güvendiği ve sadece cumhurbaşkanıyla kavga ettiği yol olmayacaktır elbette; bunların yanı sıra Yeniden Cumhuriyet Programı çerçevesinde toplumu yeni bir uzlaşıya çağırması, ekonomik, siyasal ve kültürel sahalarda sırasıyla; karma-kamucu iktisat politikasını; yurttaş katılımına dayalı cumhuriyetçi siyasayı ve bilimin, sanatın özerkliği, eğitimin çağdaşlığı anlayışındaki Aydınlanmacı kültürel sahayı tüm yurttaşlar için haykırması elzem olacaktır. 

 

   

 

   

Eğitim