YAZARLAR

Tüm Yazıları Özdemir İnce

Deniz Yücelin Tahliyesinden Çıkan Ders

20.02.2018 11:51

Pek geveze ABD Başkanı Trumpın, Fetullah Gülenin iadesi ya da Reza Zarrab ve Halk Bankası davaları hakkında konuştuğunu, görüş bildirdiğini, açıklama yaptığını hiç duydunuz mu? İngiltere Kraliçesi ya da başbakanının aynı düzeyde bir konu hakkında? Devlet ricalinin geleneksel bir konuşma, söz alma ve cevap verme protokolu vardır. Her görevli buna göre davranır. Örneğin Rusya, Suriyede bir harekât yapsa, Putin ya da Rusya Başbakanı bu konuda ağızlarını bile açmazlar, gerekli açıklamaları başkanlık, başbakanlık ya da savunma bakanlığının güzel (kadın) sözcüleri yapar.

Bizde bu protokolun tam tersi yapılıyor: Cihangir Mahallesi Muhtarının yapması gereken açıklamayı büyüklerden, kodamanlardan kim erken davranırsa o yapıyor. Bu misal, Rus uçağının düşürülmesi emrini hangi kodamanın verdiğini  hâlâ anlamış değiliz. Sahibi çok!

Örneğin TSK Suriyede Afrinde bir harekât  yapıyor ve bunun sonucunda doğal olarak şehitler ve yaralılar oluyor. Bunların sayısı ve durumu hakkında savaşan birlikte belli bir görevli ve Genel Kurmay Başkanlığında gene bir görevli subay konuşur, açıklama yapar. Açıklama yapmak partili Cumhurbaşkanının, partili bir bakan ya da başbakanın işi ve görevi değildir. Trumpın böyle bir evecenlik yaptığına tanık oldunuz mu?

Devlet bir gelenekler toplamıdır!

Alman Die Welt gazetesi muhabiri, Almanya ve Türkiye vatandaşı Deniz Yücelin Türkiye serüvenine getirmek istiyorum sözü. Deniz Yücel bir yıl kadar önce tutuklandı ve mapus damına atıldı. Deniz Yücel 27 Şubat 2017 tarihinde tutuklanmıştı. Hakkındaki iddianame ancak salıverildiği gün açıklandı: İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi, Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel hakkında hazırlanan iddianameyi kabul ederek, tahliyesine karar verdi. Terör örgütü propagandası yapmak suçundan 27 Şubat 2017de tutuklanan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel hakkında meğer  terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçlarından 4 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmış.

İddianamede Deniz Yücelin kaleme aldığı yazılarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve PKK/KCKnın propagandasını yaptığı kaydedilmiş.  Deniz Yücelin evinde yapılan aramalarda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı Fetullah Gülenin yazdığı bir kitabın ele geçirildiğine yer verilen iddianamede, Yücelin telefon kayıtlarındaki incelemelerde ise 59 PKK/KCK üyesi ile de telefon görüşme kayıtlarının tespit edildiğine yer verilmiş. Ama sonunda bir şey olmuş, incelemesini tamamlayarak iddianamenin kabulüne karar veren İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi, Yücelin tahliyesine karar vermiş. Adı üstünde, bir iddianamede her şey bulunabilir. Ama mahkeme, böyle bir iddianameye muhatap olan şüpheli kişiyi duruşma bile yapmadan sokağa sal(a)maz. İşin içinde elbette bir skandal kokusu var: Bu ülkede mahkemeler aklanmış insanları bile salıvermiyor. Terör örgütü propagandası yapmak  ve Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla 4 yıldan 18 yıla kadar hapis istenen  birini sorgusuz sualsiz nasıl serbest bırakacak? Nerede o yoğurdun bolluğu?

Bitmedi: AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan alışık olduğumuz üzere bu konuda da söz aldı ve  Nisan 2017de Yücelin PKK ile bağlantısı olduğunu açıkladı. Erdoğan, Elimizde görüntüler, her şey var. Bu tam bir ajan terörist demişti. Erdoğana ve elindeki bilgilere göre Deniz Yücel tam anlamıyla bir ajan terörist! Ama mahkeme buna karşın bu şüpheli ya da sanığı duruşma bile yapmadan serbest bırakıyor. Bu durum, Türk yargısının dünyanın en bağımsız ve en tarafsız yargısı olduğunu kanıtlamaz mı?  Ne yazık ki durum böyle değil, tersine bir çok sağlam kuşku kaynağı var:

Gene basından aktarıyorum:

[Bir yıldır tutuklu olduğu Silivri Cezaevinden tahliye edilen 44 yaşındaki gazeteci Deniz Yücel, artık Almanyada. Yücel, İstanbul Atatürk Havalimanından havalanan Aerovvest Havayollarına ait özel uçak ile önceki akşam Berlin Tegel Havalimanına indi. Yücelin arkadaşlarının Twitterda oluşturduğu #FreeDeniz hesabından gazetecinin video mesajı yayınlandı. Yücel, serbest bırakılmasına tam sevinemediğini belirterek, Neden bir yıl önce tutuklandığımı, bir yıl önce rehin alındığımı bilmiyorum ve aynı şekilde neden bugün serbest bırakıldığımı da bilmiyorum. İddianameyi hâlâ almış değilim. Elbette seviniyorum ama buruk bir tat var. Tutuklanmamın hukuk, yasa ve hukuk devleti ile ilgisi olmadığı gibi serbest bırakılmamın da bunlarla ilgisi yok dedi. • İstanbul/Cumhuriyet]

Deniz Yücel açıkca Türkiyeyi ve Türk yargısını suçluyor. Bununla, serbest kalmasının Dünyanın en bağımsız, en tarafsız yargısının marifeti olmadığını söylüyor. Biz de Deniz Yücelin serbest bırakılmasının bir Deus ex machina (Bunalımı çözmek için dışarıdan müdahale) marifeti olduğunu kuşkusuz tahmin ediyoruz.

Bir ip ucu: [Başbakan Binali Yıldırım Almanya temasları sırasında 14 Şubatta Alman ARD televizyonunda katıldığı Tagesthemen programında Deniz Yücelin serbest kalıp kalmayacağı konusunda bir soruyu şu şekilde yanıtlamıştı: Onun kararını ben vermiyorum, mahkemeler o kararı veriyor. Ümit ederim kısa sürede serbest kalmış olur. Kısa sürede bir gelişme olacağı kanaatindeyim] (Basından)

Hakkında Terör örgütü propagandası yapmak  ve Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamalarıyla 4 yıldan 18 yıla kadar hapis istenen  birinin kısa bir süre içinde serbest kalacağını nasıl tahmin edebiliyorsunuz Bay Başbakan? Amma velakin, sizin tahmin ve temenninizin bir emir olduğunu bağımsız yargı (!) elbette biliyor.

Deniz Yücel Kirli pazarlıkların konusu olmak istemiyorum diyordu ama basına göre Almanya/Türkiye arasındaki silah krizi tatlıya bağlanmış; Türkiye, Almanya ile Altay tankı üretmek istiyormuş.

R.T.Erdoğana gelince, Elimizde görüntüler, her şey var. Bu tam bir ajan terörist dememiş. Tam tersine Yargının işini yargıya bırakalım demiş. Belki de dememiştir!

 

 

 

 

 

Eğitim