unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Hasan Güneş

Eğitim sistemimiz küresel güçlere bağımlılığımızı giderek ar

26.04.2018 07:09

Bilindiği gibi bağımlılık, bir kişi toplumsal grup ya da toplumun siyasal, ekonomik, kültürel vb. bakımlardan başka kişi, grup ya da toplumların güdümü ve yönetimi altına girmesine verilen isimdir. Kuşkusuz, bu konunun ilkönce makro düzeyde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Maalesef, bu düzeyde bakacak olursak ülkemizin durumu pek iç açıcı değildir. Öyle ki, ekonomik ve teknolojik açıdan küresel güçlere bağımlı durumdayız. Kültürel yenilikleri gerçekleştiremiyoruz. Ülke bütçesinin çoğu ekonomik dış borçlara ve teknoloji ithalatına aktarılmaktadır. Kuşkusuz, böyle bir olgunun temellerinden biri eğitim sistemimizde aranmalıdır. Her şeyden önce, müfredat proğramımız çağın gerisindedir.

Günümüzde sözde çağı yakalama adına çıkarılan müfredat proğramı yankıları aksi yönde olduğu görülmüştür. Öyle ki, evrim teorisine bile tahammülleri yoktur. Çünkü son müfredat proğramında evrim teorisine yer verilmemiştir. Müfredat proğramı bilimsellikten çok uzak olduğu gibi; neoliberal düzenin sürdürülmesine yönelik hazırlandığını görüyoruz. Diğer taraftan, kişilerin bireyleşmesinin eğitim sistemimizin temel işlevleri arasındadır. Ancak, burada da sorunlarımız bulunuyor.

Yurttaşlarımız bireyleşmediği gibi kararlarını kendileri verememektedirler. Öyle ki, oy verme davranışını başka/başkalarına ipotek eden yurttaşlar bulunmaktadır. Yine,mevcut siyasi iktidar döneminde okul yöneticilerinin atanmasında siyasi kaygılar görülmekte ve bilimsel olmadığı görülmektedir. Kuşkusuz; böyle bir sürecin okullar daha da etkisizleştirmektedir.

Çünkü, okullar sağlıklı yönetim politikaları oluşturamadığından öğretmenlerin motivasyon ve moral düzeyleri düşmektedir. Bu durum da öğretme-öğrenme sürecini olumsuz etkilemektedir. Vurgulanması gereken hususlardan biri de okul yöneticilerinin okullarda yarattığı örgüt iklimidir. Öyle ki, eğitim yöneticiliği alanında yetersiz olan okul yöneticilerinin neden olduğu örgüt ikliminin sağlıklı olmadığını görmekteyiz.

Okul yöneticiliğinde tarafsızlık ilkesi bir yana bırakılarak ders dağılımı, karara katma vb. bakımlardan belli bir gruba daha çok olanaklar tanındığı bilinmektedir. Bu durum da çağdaş öğretmenleri görevlerini zor koşullarda yerine getirmelerine neden olmaktadır. Yine, çoğu öğretmenlerin kariyer basamaklarında ilerlemesi normal bir durumdur. Ancak, özellikle çağdaş öğretmenlerin bu olanaktan mahrum bırakıldığından bu öğretmenlerimizin motivasyonları olumsuz etkilenmektedir. Böyle bir durumda ise öğretme-öğrenme sürecinin olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. 

Eğitim