darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Kriz kapıda: Vatandaşı işsizlik ve aşsızlık bekliyor!

AKP'liler arasında 'havlama' polemiği

'Ankesörlü telefon' operasyonlarına ilişkin dikkat çeken yazı: Diğer ucunda kim var?

HDP'de dikkat çeken istifa: Parti içinde oligarşik bir yapı oluştu

ABD Büyükelçiliğine saldıranların fotoğrafları ortaya çıktı

AKP'nin 'Kaos planını' deşifre eden Yanardağ hakim karşısına çıktı

Genel Yayın Yönetmenimiz Merdan Yanardağ'a 'cumhurbaşkanına hakaret'  davası açıldı. Merdan Yanardağ'ın 'Erdoğan'ın kanlı planı' ve 'CHP kanlı planın farkında değil' başlıklı yazıları nedeniyle açılan 'Cumhurbaşkanına hakaret' davasının ilk duruşması, İstanbul Adalet Sarayı Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesindeki 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi'ne gelen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Uğur Güç, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) İstanbul İl Başkanı Av. Pınar Akbina ile il yöneticileri, Birleşik Haziran Hareketi (BHH) Kağıthane Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Recep Yılbaşı ve gazeteci dostları Merdan Yanardağ'a destek verdi.

TGC GENEL SEKRETERİ SİBEL GÜNEŞ: GAZETECİLİK SİYASETÇİLERİ MEMNUN ETME İŞİ DEĞİL

Duruşmayı değerlendiren TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, şunları söyledi:

"Gazetecilik mesleği, siyasetçilerin açtığı hakaret davaları nedeniyle yapılamaz hale geldi. Halkın haber alma hakkı, gerçekleri öğrenme hakkı için görev yapan gazeteciler, köşe yazıları, hazırladıkları haberler nedeniyle siyasetçiler tarafından 'hakaret' kapsamına alınıyor. Gazeteciler açılan davalar nedeniyle hemen hemen her gün mahkeme salonlarına gidiyor. AİHM kararları, evrensel hukuk normları; toplumu sarsan şok edici haberlerde bile gazetecilik faaliyetlerinin engellenmemesi için birçok karar vermiştir. Türkiye'deki siyasetçilere, gazeteciliğin siyasetçileri memnun etme olmadığını, halkı bilgilendirme, gerçekleri anlatma olduğunu hatırlatmak isteriz."

MUHALİF BİR GAZETECİ OLDUĞUMU HERKES BİLİYOR

"Erdoğan'a hakaret" suçlaması ile 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen Merdan Yanardağ duruşmada, savcılıkta verdiği ifadeyi tekrarladığını belirterek şunları söyledi:

"Ben bir gazeteciyim. Habercilik faaliyeti içerisinde analiz niteliğinde görüşlerimi yazdım. Ayrıca Ankara'da güvenilir bulduğum kaynaklardan edindiğim bilgileri kendi gözlemlerimle bir analiz niteliğinde haber olarak bildirdim. Amacım kamuoyunu bilgilendirmek ve iktidarı da uyarmaktı. Burada bir yorum söz konusudur. Kaldı ki yazıda söylenmiş olan birçok şey de gerçekleşmiştir. 7 Haziran seçimleri iptal edilmiştir. Yüzde 4 civarında bir oy kayması yaşanmıştır. Fiilen silahlar susmuşken seçimden hemen sonra Güneydoğu bölgesinde bir çatışma ortamı olmuştur. Suruç patlaması ardından Ankara ve İstanbul'da olan patlamalar ülkeyi bir kaosortamında sürüklemektedir. Bunlar yorum olarak verilmiştir. Bu öngörüler gerçekleşmiştir. 30 yıllık gazeteciyim. Çok sayıda kitabım mevcuttur. Benim muhalif bir gazeteci olduğum zaten bilinmektedir. Bu çerçevede görüşlerimi bildirdim. Hakaret kastı mevcut değildir. Yazılarım içerisinde yorum ve analiz vardır. Kullanılan "Kanlı Kaos Planı' sözleri aslında bir terminolojidir. Bu nedenle kullanılmıştır. Ki bir sonraki nüshada kullanılan ibareler ile sadece iktidar değil muhalefet partisinin de eleştirildiği görülecektir. Sonuçta hakaret suçunu işlemediğimi düşünüyorum."

Yanardağ'ın Avukatı Serkan Günel, Erdoğan'ın daha önceki cumhurbaşkanlarından farklı olarak siyasi bir tavrının ve kimliğinin bulunduğunu, bunu kendisinin birçok kez gündeme getirip ilan ettiğini belirterek; "Siyasi bir kişiliğinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, tıpkı diğer siyasetçiler gibi gerektiğinde ağır eleştirilere de hazır olmalıdır. TCK'nın 299'uncu maddesiyle düzenlenen cumhurbaşkanlarına yönelik korumanın önceki dönemlere yönelik olması gerektiğini düşünüyoruz. Eleştiri, ifade ve basın özgürlüğü konusundaki mahkeme kararları, Yargıtay içtihatları ve AHİM'in tavrı ortadadır ortadadır. Müvekkilin yazdıkları da eleştiri ve yorum sınırları içindedir, basın özgürlüğü kapsamındadır" dedi. ?

Günel şöyle devam etti:

"Müvekkilin savunması yeteri kadar açıklayıcıdır. Biz de kendisine katılıyoruz. Burada yargılanması gereken Merdan Yanardağ değil, onun yazılarında işaret ettiği kaos ortamını yapatanlardır. Merdan Yanardağ'ın yazdıkları olaylar tarafından bütünüyle doğrulanmıştır. Müvekkil yazdığı yazılarla ülkenin kaos ortamına sürüklenmesinin önlenmesi ve huzurunun korunması için kamuoyunu ve iktidarı uyarmıştır."

Dayanışma için geldiği Yanardağ'ın savunmasına da katkıda bulunan Av. Pınar Akbina da, "Müvekkilin böyle bir yazı yazdığı için yargılanması değil, tebrik edilmesi gerektiğini" belirterek başladığı savunmasında, ABD Yüksek Mahkemesi'nin bazı kararlarına dikkat çekti. Av. Akbina şöyle devam etti:

"Merdan Yanardağ çok önemli öngörülerde bulunmuştur ve ne yazık ki bu öngörülerin büyük bölümü gerçekleşmiştir. Müvekkilin bir çizgisi vardır. Kendisi ülkede az sayıda olduğunu düşündüğümüz saygın gazetecilerden biridir. Siyasilerin kendilerine yönelik eleştirilere karşı toleranslı davranmaları ve eleştiriye açık olmaları gerekmektedir. Aydın'da bir davada cumhurbaşkanı için 'hırsız katil' dediği için yargılanan kişi beraat etmiştir.  Bu çerçevede biz müvekkilin suç kastı olmadığını bildiriyoruz ve derhal beraatine karar verilmesini talep ediyoruz." 

DURUŞMA 14 HAZİRAN'A ERTELENDİ

Mahkemede, CMK 207. ve 216. maddeler uyarınca sanık müdafilerine ek delilleri ve yazılı beyanları için süre verilmesine karar verildi. Duruşma 14 Haziran'a ertelendi.

Yanardağ, duruşmanın ardından Halk TV'de Ayşenur Arslan'ın 'Medya Mahallesi' programına telefonla bağlanarak duruşmada yaşananları ve söz konusu haberleri anlattı.

Dava neden açılmıştı?

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Umut Tepe tarafından hazırlanan iddianamede söz konusu yazılarda,"AKP'nin iktidara gelemeyişinin 'çatışmasızlık' ortamını sona erdirerek, müştekinin (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) bizzat halkın bu mesajı alması adına toplumda korku ve panik yaratacak kararlar aldığı" ve Erdoğan'ın 'terör örgütü IŞİD'i desteklediği izleniminin verildiği' iddia edilerek 'cumhurbaşkanına hakaret' suçunun işlendiği öne sürüldü. 

Merdan Yanardağ'ın Yurt Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olduğu dönemde kaleme aldığı 'Erdoğan'ın kanlı kaos planı' ve 'CHP kaos planın farkında değil' başlıklı analiz yazılarından ötürü, Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisine hakaret edildiğini ileri sürerek şikayetçi olmuş, avukatları aracılığıyla Yanardağ'ın genel yayın yönetmenliği yaptığı gazeteye tehdit gibi bir açıklama yollamıştı.

Tayyip Erdoğan adına gönderilen yazıda, gazetede yayınlanan yazıların "alt metninin de olduğunu" iddia eden şu ifadeye yer verilmişti: "Yurt Gazetesi'nde yayınlanan toplumu kışkırtacak, kitleleri sokağa çıkmaya teşvik edecek tehditkâr bir tavır sergileyen, alt metninde de illegal gruplar ile meşru zemini olan bir siyasi partinin örgütlenmesine yönelik tavsiye veren ifadeler, açıkça ihlal niteliğindedir, Karşı tarafın kaleme aldığı yazısı iki gün boyunca yayınlanarak algı operasyonunun istikrarlı şekilde sürdürülmesi amaçlanmıştır."

Yanardağ: Erdoğan'ın planını deşifre ettik

Merdan Yanardağ ise Tayyip Erdoğan'ın avukatları aracılığıyla yönelttiği tehditleri şu sözlerle değerlendirmişti: "Erdoğan'ın bu kadar öfkeye kapılması, aslında haberlerimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Biz, yalnızca gazetecilik yaptık, Türkiye üzerinde oynan kirli planı açığa çıkardık. Erdoğan, işte bu planı deşifre ettiğimiz için bizi hedef tahtasına oturtmak istiyor."

Merdan Yanardağ, AKP'nin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde ağır bir yenilgi alarak iktidarı kaybettiği, ama bu açık sonuca ve gerçeğe karşın hükümeti bırakmadığı günlerde kaleme aldığı haber-analizde; AKP'nin yeniden tek başına iktidara getirilerek anayasa değişikliğinin yapılması ve başkanlık rejiminin kurulması için bir kaos planının devreye sokulduğunu yazmıştı. Amacın 7 Haziran seçim sonuçlarının iptal edilip Türkiye'nin kısa sürede bir erken seçime götürülmesi olduğunu, bunun için Türkiye'nin bir şiddet ve terör sarmalına sokulacağını belirtmişti. Yanardağ, "Baskı ve hile ile yüzde 4-5 oranındaki bir oy transferinin gerçekleştirilmek istendiğine" de dikkat çekmişti. 

Erdoğan'ın başkanlık rejimi için her şeyi göze aldığını da belirten Yanardağ, böyle bir rejimin dinci faşizan bir diktatörlük olacağını vurgulamıştı. AKP'nin yeniden tek başına iktidar olması için her yolu denediğini, bu nedenle Türkiye'yi çatışmalı bir ortamda yeniden seçime götürmeyi hedeflediğini, baraj altında kalması planlanan HDP ile MHP'den gelecek oylar ve seçim hileleriyle başkanlık yolu açılmasının planladığını yazmıştı.

Bütün yazdıkları doğrulandı

Nitekim önce Suruç'ta ardından Ankara Garı önünde patlayan bombalarla başlayan çatışmalı süreç, Merdan Yanardağ’ın yazdıklarını neredeyse satır satır doğruladı. Erdoğan, Ahmet Davutoğlu hükümeti kuramadığı halde, hukuk ve teamüller gereği CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na hükümeti kurma görevini vermesi gerekirken bunu yapmadı. 

Sonuçta 7 Haziran 2015 seçimleri Yanardağ'ın belirttiği gibi gerçekten iptal edildi ve Türkiye 1 Kasım 2015'te, yani 6 ay sonra yeniden seçimlere gitti. Bu seçimlerde, her ne olduysa sadece birkaç ay içinde yine Yanardağ'ın işaret ettiğini gibi yaklaşık 5 milyon seçmen (toplam seçmen sayısının yaklaşık yüzde 5'i) tercihlerini değiştirerek yeniden AKP'ye oy verdi. Daha doğrusu bu yönde oy kullandığı ilan edildi. AKP zaten hiç bırakmadığı iktidara yeniden tek başına geldi.

Özetle olayların akışı ve siyasetin seyri Merdan Yanardağ'ı bütünüyle doğruladı. Yanardağ bugün 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki savunmasında da bu duruma dikkat çekerek, "Gazetecilik görevi ve aydın sorumluluğu toplumu uyarmayı gerektiyor, ben de bunu yaptım" dedi. 

İlgili Haberler

Medya

Gazeteci Deniz Yücel'e M100 Medya Ödülü verilecek

Medya

TGS'den hükümete çağrı: Kağıt desteği sağlanmalı

Medya

Fatih Portakal'dan dikkat çeken 'Uğur Gürses' paylaşımı

Medya

Ahmet Hakan'dan ilginç Bülent Arınç yazısı

Medya

Ahmet Hakan'dan 'Anti-Amerikancılık' dersleri

Medya

Cumhuriyet gazetesine zam

Medya

CNN Türk'te bir dönem sona eriyor

Medya

TRT yine skandala imza attı!

Medya

Gazeteciliği de böldüler! Nurcular'dan haremlik-selamlık gazetecilik semineri

Medya

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, cezaevindeki gazetecilerin bayramını kutladı

Medya

DİSK Basın İş: TL'deki değer kaybı gazetelerde kağıt sıkıntısına neden oluyor

Medya

'7 TL'den dolar bozduranlar hem kârlılar hem de vatanseverler'