unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Ankara Üniversitesi'nde 'tarikat' demek yasakmış!

Adana'da çocukların tarikat yurdunda hayatını kaybetmesi sonrası Gericiliğe Karşı Aydınlanma Hareketi'nin yayımladığı "Tarikat ve Cemaatlerin Varlığı Suçtur!" açıklamasını üniversiteye asan öğrenciler engellendi.

Okul yönetimiyle görüşen öğrencilere cevap olarak "Bunu asamazsınız tarikat kelimesi kullanılmayacak diye kesin emir geldi. Bu afişler yüzünden Rektörlük tarafından tehdit ediliyoruz" denildi.

Aydınlanma Hareketinin "yasaklanan" açıklaması şu şekilde:

"Tarikat ve cemaatlerin varlığı suçtur!

Bundan 91 yıl önce bugün tekke ve zaviyeleri kapatan Cumhuriyet yasası yürürlüğe girdi.

30 Kasım 1925 tarihli yasayla tekke ve zaviyeler kapatıldı; tüm tarikatlarla birlikte şeyhlik, dervişlik, müritlik, gibi unvan ve sıfatların kullanılması, bunlara ait hizmetlerin yapılması ve bu unvanlarla ilgili giysilerin giyilmesi de yasaklandı.

Toplumsal alandaki safsata ve hurafeleri kafalardan çıkararak gelişkin, özgür ve aydınlanmacı düşüncenin önünü açmak bir zorunluluktur. İnsanı kuldan yurttaşa dönüştürme; çağdaş, özgür, bilimsel, laik yaşam için gerekli koşulları sağlama gibi konularda Cumhuriyetin laiklikle ilgili düzenlemeleri ihmal edilemez önemdedir.

Düşülen nokta ise geridedir. Tarikat ve cemaatler, yuvaları olan tekke ve zaviyelerin kapatılmasına karşın bugün de hukuksuz olarak varlıklarını sürdürüyor. Siyasi iktidarsa kendisini tarikat ve cemaatler üzerinden örgütlüyor. Bu yapılanmalara büyük ekonomik kazançlar sağlanıyor, yönetsel karar mekanizmalarında önemli alanlar açılıyor, eğitim, sağlık, kolluk kuvvetleri ve hatta yargının tarikatların eline geçmesine izin veriliyor. Siyasi iktidarın tarikat ve cemaatlerle olan iç içeliği aynı zamanda toplumsal yaşamı da bu yönde dönüştürüyor. Başta eğitim olmak üzere iş yaşamı, görsel ve yazılı medya ile kültürel alanlar dinselleşiyor, bilim ve akıldan uzaklaşılıyor, toplum karanlık bir cendere içine sokulmak isteniyor. Bu durumdan en büyük kazancı da egemenliğini ve sömürü düzenini sürdürmek isteyen sermaye sınıfı sağlıyor. Her kriz döneminde dinsellik ön plana çıkarılıp, ele geçirilen köşebaşlarının yardımıyla insanlar kaderciliğe, sessizliğe, boyun eğmeye yönlendiriliyor.

Bu şekilde yozlaşmış ve kokuşmuş düzenin sürdürülmesi amaçlanıyor.

Laik bir cumhuriyette, kamusal ve siyasal alanda dinselliğin ve din kurallarının yeri olamaz! Devlet din kurallarıyla yönetilemez! Dini hassasiyetler ardına sığınılarak kadın ve çocuklar istismar edilemez!

?Tarikat ve cemaatlerin varlığı ve faaliyetleri, yürürlükteki Anayasa’ya ve yasalara göre suçtur. Laik cumhuriyet ilkelerini yok sayarak, tarikat ve cemaatlere hukuksuz zemin hazırlayan siyasi iktidar da, hukuksuzluğa karşı gereğini yerine getirmeyerek “fiili durum' yaratmaya katkıda bulunanlar da bu suça ortaktır.

?Adil ve insana yakışır olan, tüm tarikat ve cemaatlerin dağıtılmasıdır."

 



Çok Okunanlar

Muharrem İnce'nin ekibinin topladığı imza sayısı belli oldu

CHP'li Aksünger: Muharrem Bey'in sonuç monuç aldığı yok

Merdan Yanardağ'dan Muharrem İnce'ye kritik soru

Teknosa'da işler böyle yürüyor!

Diğer cemaat ve tarikatlara operasyon geliyor mu? Yandaş yazar yanıtladı...

İlgili Haberler

Güncel

Bir banka emekçisi daha yaşamını yitirdi: Satış baskısı, mobbing...

Güncel

THY uçağı İstanbul'a geri dönmek zorunda kaldı

Güncel

Kuş sürüsüne giren THY uçağı havada tur attı

Güncel

Kütahya'da silahlı çatışma: 2 yaralı

Güncel

Adnan Oktar'ın 13 saattir ifadesi alınıyor: Akıl sağlığım yerinde

Güncel

Adnan Oktar davasında flaş gelişme: Ünlü oyuncunun yeğeni gözaltına alındı

Güncel

Çarşafla bir günde 22 teneke zeytinyağı çaldılar

Güncel

Akseki halkının mücadelesi devam ediyor: Mermer ocağı istemiyoruz

Güncel

Torba yasada bedelli dışında 3 sürpriz madde daha!

Güncel

Tokat'ta kaybolan kız çocuğunu arama çalışmalarına ara verildi

Güncel

İstanbul'da narkotik operasyonu

Güncel

TEM'de kaza: Trafik kilitlendi!