YAZARLAR

Tüm Yazıları Noyan Umruk

Görünen köy, kılavuz istemez

07.04.2017 12:33

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanın etrafını saran ve kendilerini fena halde yanılttıkları iddia edilen ekip, flaş(!) isimler haricinde pek gün yüzüne çıkmıyorlar…

Bu ekipte Sözcü ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Basın Müşaviri Lütfüllah Göktaş ile Mustafa Varank, Aydın Ünal, Mücahit Arslan ve Yiğit Bulut gibi isimler demirbaş… 

Bugünlerde bu ekibe sürekli yeni isimler katılıyor…

Başdanışman sayısı 25e ulaştı. Sayıları sık sık artıyor. 15i eski AKP milletvekili…

İlk flaş(!) isim Şükrü Karatepe. Eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı. O dönemdeki icraat ve açıklamalarıyla sık sık tartışma konusu olmuş, rüştünü(!) ispatlamış bir isim…Yeni Türkiye konusundaki ilginç fikirleri o günlerden bu günlere yansımış görünüyor… 

 Bir diğeri eski gazete sahibi, gazeteci, köşe yazarı İlnur Çevik Kuzey Iraktaki bölgesel yönetimin aktörleriyle yakın diyalogu ve akçalı ilişkileri ile bilinen bir isim. Çevik, 1990lı yıllarda Süleyman Demirele de danışmanlık yapmıştı. Ayrıca Prof. Necmettin Erbakana da yakın bir isimdi. Her devrin adamı…

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde yakın çalıştığı Maksut Serimi de başdanışmanları ekibine dâhil etti. Serim, 12 yıl Başbakanlık Örtülü Ödenek Başkanlığı yaptıktan sonra şimdi de Cumhurbaşkanlığının örtülü ödeneğini yönetiyor...

Başdanışmanlar koridorunu sürekli ziyaret eden Kuzu ise hem milletvekili hem danışman olan tek isim. Kuzu, hukuken değil ama fiilen görevde…

Bu ucube rejim değişikliğinin Anayasa profesörleri arasında evlere şenlik tek savunucusu Kuzunun hemen ardından 7 Haziranda Kars milletvekili olan Mehmet Uçumu hatırlamak lazım. Uçum, 1 Kasım seçimlerinde aday olmadı, Beştepenin hukukçu başdanışmanları arasına katıldı. Uçum, Başkanlık rejimi konusundaki çalışmalarda koordinasyon görevini yürütüyor; bilumum kanallarda bu ucube rejimi çok karmaşık bir üslupla savunmaya çalışıyor… Hayır çıkacağını idrak etmiş olacak ki Böyle olursa eksiklikleri giderir, yine halka gidebiliriz…deyip, Sarayın bu konuda  inatçı tavrını sürdürdüğünü yansıtıyor…  

Kuzu ve Uçum dışında, eski Ordu milletvekili İhsan Şener,

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu,

Eski Şanlıurfa milletvekili Emin Önen,

Eski Konya milletvekili Mustafa Akış,

Eski İstanbul milletvekilleri Reha Denemeç, Özlem Zengin, Alev Dedeğil ve Oktay Saral,

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan,

Eski Trabzon milletvekili Şeref  Malkoç,

Eski Sivas milletvekili, milli güreşçi Hamza Yerlikaya,

Eski Konya milletvekili Gülay Samancı,

Eski Ankara milletvekilleri Seyit Sertçelik ve Bülent Gedikli,

 Doping suçlaması nedeni ile Amerikada spor yaşamına son verilince, ülkeye dönüp Basketbol Federasyonu Başkanlığına getirilen Hidayet Türkoğlu,

Ve nihayet Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Gülnur Aybet Saraya resmen başdanışman olarak atandılar.

Mustafa Akış, Emin Önen gibi genç isimler yeni projeler geliştirmek için görevlendirildi.

Şeref  Malkoç ve Özlem Zenginin de Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi konusunda Kuzu ve Uçuma destek olması bekleniyor.

Reha Denemeç dış politika ile ilgileniyor.

Bülent Gedikli ise ekonomi konularında çalışıyor.

Geçici hükümetin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan ve Alev Dedeğilin kadın ve aile konulu çalışmalar yürüttükleri biliniyor.

Yiğit Bulutun ise daha ziyade kupon araziler, rantsal dönüşüm vb. işlerle uğraştığı söyleniyor… Kendilerini tanıtmaya gerek yok… O, zaten kendi tanıtımını fazlası ile kendisi yapıyor…

Bilinebilenler bunlar…

Bunların hepsi başdanışman… Öyle danışman, danışman yardımcısı falan yok…

Sessiz sedasız oluşturulan bu ekibi referandumdan önce tanımak, bilmek gerek…

Çünkü, maazallah bir evet çıkarsa sayıları ve nitelikleri keyfe bırakılan sorumsuz, denetimsiz Cumhurbaşkanı yardımcıları ve saray bakanları büyük olasılıkla bu sınanmış kişilerin,  başta damat olmak üzere eş, dost, akraba-i talukat ve yandaşlardan takviyesi ile ortaya çıkabilir…

Peki, bir de dedikleri gibi 2.5 yıldır hukuken değil ama fiilen kaptan köşkünde olan  bu ekibin yönlendirdiği söylenen siyasi iktidarın ülkeyi getirdiği yere bir bakalım:

*Makyajlı olarak 2.9a düşmüş büyüme hızı, gerileyen reel üretim, büyüyen ithalat, düşen ihracat, çöken turizm,

*Dünyada kendine yeterli 7 ülkeden birini teslim almışken, şeker, buğday vb. en temel ürünleri ithal eden tarım ve hayvancılığı çökertilen bir Türkiye,

*Yine makyajlı olarak %11.7  ve %11.2 oranları ile  dünyanın en yüksek enflasyon ve işsizlik oranları… Her dört gençten biri işsiz, kısaca aslında 6.5 milyon işsiz,

* Değer kaybında dünyada zirvede olan Türk Lirası,

* 420 Milyar doları aşmış dış borca rağmen Deli Dumrul köprüleri,

*Uluslar arası ilişkilerde dalaşılmayan ülke yok. AB ülkelerinde şov yapmaya çalışılıp, oralardaki vatandaşlarımızın durumu zora sokulur.  İŞİD Süleyman Şah Türbesini Türk toprağından kovar, Yunanistan kuş uçumu adaları işgal eder, silahlandırır.  Bulgaristanda yandaş parti kurmaya çalışılıp, ilişkiler gerginleştirilir; şımartılan Barzani Kerkükün üzerine oturmaya çalışır. Bölgede herkes kazan kazan oynuyor; her halukar da kaybeden tek ülke: Türkiye, hazan yaprağı gibi sürüklenmekte…

*3.5 milyon Suriyeli, maliyeti 25-40 milyar dolar arası,

*Çökmekte olan milli eğitim ve yargı sistemleri,

*Köküne kibrit suyu ekilmiş düşünce, ifade, basın ve örgütlenme özgürlükleri,

*Ve de yapıp edip her defasında aldatıldığını ileri süren, hain darbe girişimine Allahın lütfu deyip, Cumhuriyete karşı kendi darbesini gerçekleştirmeye çalışan bir siyasi iktidar,

Yine de denemesi bedava diyorsanız, biliniz ki; bundan sonrasının maliyeti çok daha büyük olacaktır…

Yaptıkları yapacaklarının delilidir… Görünen köy kılavuz istemez…  

Eğitim