Çok Okunanlar

Üç çocuk genç kadına tecavüz edip, öldürdü

Dilipak tarih verip 'duyurdu': Politikacı ve işadamlarına suikastler geliyor

'Müslüman yok' diyen müftü: Merhaba diyenler Hz.Muhammed'e hakaret ediyor

Nihat Genç, Bahçeli'yle yarışıyor: Çarpışma dizisinden tren kazalarının şifrelerini çözdü

Fatih Portakal: Başıma bir şey gelirse...

Aydınlanmanın İzinde…

Çağdaş Gökbel
Ülkemizde vuku bulan olayları değerlendirdiğimizde ulaştığımız sonuca bakarsak, akli yetimizi zorlayacak denli büyük bir kötülüğe karşı mücadele verdiğimizi fark ederiz. İktidarla olan pragmatik ilişkiler ağı toplum olarak düşündüğümüz bu insan kalabalığının içinde vicdani tepkilerimizi frenleyecek düzeye ulaşmış durumda. Türkiye’de sahnelenen bu dev tiyatro oyunun son perdesine girmiş durumdayız. Sahnedeki rollerimiz değişse de misyonumuz aynı. Gazeteci yalanı yazmakla, kolluk kuvveti mağdurları susturmakla ve başrol oyuncularımız kötülüğün kaynağını korumakla görevliler.

Bu çirkin oyunu bozabilmemizin biricik yolu; insanlığın aydınlanma birikimine ve mirasına yeteri kadar sahip çıkabilmekten geçmektedir. Zaman makinesine atlayıp geçmişe doğru yolculuk etmekten bahsediyorum.

Rotterdamlı Erasmus, dostu Thomas Morus’u selamlar… Diyerek başlar deliliğe övgü kitabına. Aralarındaki dostluk bağı öylesine güçlüdür ki Erasmus bu önemli eserini yakın dostu Thomas More’a atfetmiştir. Giriş metninde Morus kelimesinin Yunanca 'deli’ anlamına geldiğini açık bir biçimde okuyucuya anlatmaktadır Erasmus. Ancak bunun ironik bir nükte olduğunu nazik bir üslupla yine nükteli bir biçimde açıklamıştır.

kkabalci0098.jpg

Deliliğe övgü; esas olarak iktidar ve onun ideolojik kurumları tarafından bireye zorla giydirilen deli gömleğine karşı bir başkaldırı manifestosudur. İki tür delilikten bahseder Erasmus; 'kutlu deliliği’ (bilgeliği) olumlu manada ve heyecanla karşılar. Diğer tür 'delilik’ ise kötülüğü ve karanlığı temsil etmektedir. Bu iki tür deliliğin birbirleri ile olan kavgası, tıpkı doğanın içindeki zıtlıkların çatışmasına benzemektedir. Günümüze uyarlarsak bu çatışmayı vicdanlı ve bilge delilerin, kötü huylu 'bir kereden bir şey olmaz’ diyen delilerin dünyasında yaşamaya ve mücadele etmeye çalışmalarına benzetmek yanlış olmayacaktır.

“Sahnede rolünü oynayan bir oyuncunun maskesini çıkarmaya kalkarsanız ve seyircilere onun gerçek yüzünü gösterirseniz, bütün masalı alt üst etmiş olmaz mısınız… Öte yandan sahnedeki görüntünün de aniden değişmesine neden olursunuz, çünkü demin kadın olan birdenbire erkek olmuştur, az önce genç olan da yaşlı; az önce kral olan, birden bire Dama olmuştur, az önce Tanrı olan da birdenbire bir insancık. O hayali görüntüyü bozmak, bütün masalı yıkmaktır's:103*

Tam da Erasmus’un işaret ettiği biçimde oynanan oyununun içerisindeki antagonizmayı fark etmek zorundayız. Kısacası biz bilge delilerin görevi kendilerini 'tanrı kral’ olarak topluma gösterenlerin, maskelerini yüzlerinden çekip almak ve insanlara aslında onun hiçbir şey olmadığını kanıtlamaktır. Yaşadığımız toplumsal sorunlara karşı çözümler üretmek istiyorsak yolumuzun Aydınlanma çağından ve onun değerli düşünürlerinden geçtiğini unutmamalıyız. Thomas More Ve Desiderius Erasmus bu zor günlerde hatırlamamız gereken iki sıkı dost.

Popüler Kültüre Karşı…

Algı dünyamızı pek çok iletişim aracı ile sarmalayan popüler kültüre karşı delilik tanrıçasının verdiği güçle savaşırken, herkesin yolu Arctic Monkeys grubuyla kesişmiştir. Hayatımızdaki etkilerinin tartışmalı olduğu yıllarda arkadaşlarının internete yüklediği bir 'demo’ ile İngiltere’nin bir anda en çok konuşulan konusu oldular. Medya neden bu denli konuşulduklarını tartışadursun Arctic Monkeys dünyaya açılmıştı.

arctic-monkeys-2013-background-wallpaper.jpg

Başlarda plak şirketlerine tepki gösterip direnmeye çalışsalar da elbette şöhreti yakalamanın da etkisi ile pek çok başarılı albüme imza attılar. Televizyonlar ve bize dayatılan tüm popüler kokuşmuşluğun içerisinde küçük adacıklar şeklindeki kaçış noktalarından biri olduğu için yazımda bu çılgın adamlara yer veriyorum. Siz yine de çok şen sanatçılarımızın yatmalı, kalkmalı sözleri olan şarkıda ısrarcı olmakta ya da direnmekte kararlıysanız üzgünüm size saygı duymuyorum. Bir an önce kafanızın içindeki gürültünün uygun ellerde boşaltılması gerektiğini düşünüyorum. Erasmus’la çıktığımız bu yolu evlendirme programlarının sürrealist bireyleriyle noktalamak yerine Arctic Monkeys ile sizleri sarsmayı daha değerli buluyorum.

cftwbvzwqayzb8m.jpg

SEP (Sosyalist Emekçiler Partisi)

Türkiye’deki muhalefet sorununa dair pek çok tespit ya da konuşma yapılıyor. Genellikle sorunları ortaya koymayı daha rahat bulduğumuzdan çözüme yönelik adımlardan kaçıyoruz. Sosyalist Emekçiler Partisi muhalefet boşluğunu doldurmak adına önemli bir iddiaya sahip. Gazetemiz adına kongrede bulunup, sizler adına görevimi iyi bir şekilde yapmaya çalışacağım. 16 Nisan Cumartesi Saat: 18:30 Ankara Yeni Sahne Menekşe 1 sokak No:8/A Kızılay/Ankara Kongreye gelen dostlarımızla gazetemizi ve ülkeye dair sorunlarımızı konuşup geleceğe dair umutlarımızı paylaşabiliriz.

Küçük dokunuşlarıyla bana destek olan; Demet Koca, Emin Arın Atabek ve yavru kedilerim Sarmaşık ve Bulut’a teşekkürler.

*Deliliğe Övgü-Kabalcı Yayınevi (Desıderıus Erasmus)

  

İlgili Haberler

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Cevap ver Fethullahçı Erkan Tan!

ABC Kritik

ABC Kritik | İbrahim Utku Nar | Kadrolu işçiler, asgari ücret artışından muaf tutulacak

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Yurdumuzda  inançlar nasıl bir rol oynuyor?

ABC Kritik

ABC Kritik | Fikret Başkaya | Yurttaşı nasıl bilirsiniz?

ABC Kritik

Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Yurdumdan İnanç Manzaraları: Kimler Ne demişti?

ABC Kritik

ABC Kritik | Coşkun Özdemir | Milli Egemenlik ve Milli İrade

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Futbol dünyamız

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Öğretmenler Günü kutlu ve umutlu olsun

ABC Kritik

'Yaptırım' mı?,  'Kitle İmha S­ilahı' mı? 

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Bir PKK-FETÖ-AKP işbirliği: Andımızın kaldırılması

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | Bilim, Bilim, Yine Bilim ve Aydınlanma!

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Çatladıkapı ülkesinin çadır mahkemeleri