Çok Okunanlar

Metropoll anketi: AKP'de oy kaybı, kriz kaygısı ve enflasyon

Muharrem Sarıkaya: 'AKP'nin Ankara adayı kesinleşti'

CHP, 14 başkanın yarısıyla yola devam edecek... İşte o isimler

MEB'den Hz. Ali skandalı!

10 Kasım'da 'Kemal Paşa' tatlısı paylaşarak Atatürk'e hakaret eden kişi tutuklandı

Aziz Yıldırım'ın nota gibi basın toplantısı

Ali Kaya Soysal
Ligin 29. haftası bitiminde son 5 haftaya 5 puan farkla giren Beşiktaş, olağan dışı sonuçlar yaşanmazsa şampiyonluğa yaklaşmışken, Pazar akşamı TV'lerin "geyik futbol" programlarında ve ertesi gün basında geleneksel üçüncü sırayı aldı yine..Durum bununla da kalmadı, Pazartesi 13.00'de Fenerbahçe Başkanı basın toplantısı düzenledi ve üç gündür medyamızda bu "etkinlik" baş role oturdu, lig lideri gündemden tam düştü..
 
Önce Aziz Yıldırım'ın "nota" , pardon basın toplantısını irdelemek istiyorum...Tüm spor kanallarının naklen yayınladığı toplantıyı iki saat dikkatle izledim...Ben başkandan farklı konular ve üslup beklerken saflığımı anlamam çok uzun sürmedi.. Buyrun başlayalım nota gibi açıklamalara..
 
 Niye nota? Aziz Bey'in söylediklerinden ana başlıklar sunarsam ne demek istediğimi anlarsınız sevgili ABC okurları ve sağduyulu Fenerbahçe gönüllüleri..
 
1- "Beni kızdırmasınlar, 10 yıl daha kalırım" ve "adaylığımı koyarsam zaten kazanırım" tümceleri.. Bu laflar kulübün genel kurul üyelerini, onların iradelerini hiçe saymakdır.
 
2- "İstediğimi alırım da, satarım da, ben varken Ersun Yanal ve Aykut Kocaman kulüpten içeri giremez".."benden sonra olursa elimden gelen her türlü tepkiyi gösteririm, yok öyle şey".. Bu sözler yönetim kurulu üyelerini aşağılamak ve  ileride göreve gelecek olan muhtemel başkanları baskı altına almaktır....
 
3- "Bakın buradan o protesto edenlere söylüyorum, sabaha kadar kamera görüntülerini izledim, savcılara da  bildireceğim, hiçbirinizi stada sokmam, bunu bilin"... Bu kelamlar taraftara tehdid , onların eleştiri haklarını engellemek değildir de nedir?
 
Böyle bir ortamda salonda bulunan ve belki de biraz sonra sorular soracak olan basın görevlilerinin (varsa) "bir atımlık cesaretlerini" de "patronlarınız gelsin, seni kimler yönlendiriyor, hadi sor bakiiiim,ama  sadece bir soru, bak cevap vermem ha"..gibi "teşvik edici(!)" sözlerle engelleyip yönlendirerek finali yaptı başkan...
 
Koltuğuma yapışıp kalmışım hayretten tv karşısında, acaba ben cumhurbaşkanımızın "muhtarlar toplantısını mı izledim" diye... Çünkü senaryo aynı, farklı olan sadece mekanlar, "Kaçak saray yerine Saraçoğlu Stadı"..
 
Bir de olayın siyasi boyutu vardı medyanın dört gündür hiç değinmediği ve benim dikkatimi çeken. Paralel yapıdan dem vurdu Aziz Yıldırım sürekli. Sonuna kadar savaşılması gerektiğini, bu davada her türlü desteği vereceğini tekrarladı durdu. Acaba ben yanlış mı hatırlıyorum; 3 Temmuz şike sürecinde koskoca Fenerbahçe camiası o zamanlar "kadim dost" olan AKP iktidarıyla Gülen cemaatine karşı Atatürk ve Cumhuriyet hassasiyetlerini kollayan yürüyüşler düzenlememişler miydi Bağdat Caddesinde?
 
Acaba yeniden bir şeyler mi planlanıyordu, konuları başka taraflara çekmek adına. Bu basın toplantısının ertesi sabahı "şike soruşturmasından" gözaltına alınan gazeteciler, avukatlar, polisler aynı oyuna kurban giden figüranlar mıydı?
 
Midem bulanmaya başladı dostlar, oynanan siyasi filmi görüyorum aylardır ama futbol kadrajında kalırsak, kalan haftalarda "Çarşı"nın sevdiği takıma "kumpas" mı kurulacak? Öyle ya, hükümeti yıkmak için terör örgütü kurmuştu bu gençler, yıllarca mahkeme kapılarında süründüler..
 
İlk emareleri geldi kumpasın. Takip ediyorum, kimse merak etmesin. Beşiktaş'ın stadının açıldığı  maçta kulübe 30.000 lira ceza geldi, sebep, "merdiven boşluklarında seyirci oturtulmuş". Evet, UEFA kriterlerine göre bu uygun değildir, ama bu ceza uzun yıllardır uygulanmıyordu ülke stadlarında, çünkü seyirci yoktu! İlk kez bir stad doldu uzun zamandır. 

Buradan sesleniyorum başkanı ve yönetiminin çoğunun BJK'li olduğu -şaka tabi- federasyona, Türkiye nin en eski kulübü , Ülkenin en eski stadını yeniden yapmış ve açmış, açılaşa da büyük seyirci talebi olmuş ve efendim merdivenlere oturulmuş.

Ceza verilirken önce hukuk gözetilir, sonra manevi değerler . Hukuken haksızsınız, çünkü bu suç o stadda ilk kez işlendi, yani önce ikaz, sonra yaptırım gerekir. Manevi konulara hiç girmeyelim isterseniz, tek kelimeyle ayıptır çünkü. Ama bu tip cezalar Beşiktaş'a hiç yabancı değil, hatırlayın, yıllarca önce Van depreminde o soğukda aç açık kalan kazazedelere gönderilmek üzere oynanan bir maçın üstelik sonunda sahaya atkı, şapka, eldiven atan duyarlı Beşiktaş seyircisine İnönü Stadı "yabancı madde atmaktan" bir maç kapatıldı.

Bu kadar komik hukuk anlayışımızın olduğu bir ülkede bazı konular mizahla kapatılamaz. Hele kalan haftalarda Beşiktaş futbol takımının üstüne yukarıda açıkladığım kumpas komedyalarıyla gelip, son üç yılda -ki çok eskilerden beri- olduğu gibi  tekrar şampiyonluğu kaybettirirseniz bu taraftar yönetenleri "topla" yıkar.....
 

İlgili Haberler

Spor

Joe Cole'den futbol kararı

Spor

Fatih Terim'in men cezası 10 maça çıktı

Spor

Yılmaz Vural Adana Demirspor'da!

Spor

Ozan Kabak'tan kötü haber 

Spor

Liverpoollu Sturridge'e bahis suçlaması

Spor

Burak Yılmaz ve Onur Kıvrak'a kötü haber

Spor

Mustafa Cengiz: TFF Hukuk Kurulu'nun istifasını bekliyorum

Spor

Ribery'den gazeteciye tokat

Spor

Ali Kaya Soysal | Beşiktaş: 1 Sivas+Taraftar: 2

Spor

Japon koşucunun azmi: Kırık ayakla dizlerinin üstünde serisini tamamladı

Spor

Beşiktaş zirve yarışında ağır yaralı: 1-2

Spor

Fenerbahçe evinde Alanyaspor'u 2-0 mağlup etti