YAZARLAR

Tüm Yazıları Nahit Duru

Dışarda tutsak, içerde özgür olmak

28.05.2017 09:26

Gökmen Ulu, sözcü Gazetesinin İzmir Temsilcisi… Şu anda hapis, sebebi de; gazetecilik yapıp, 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanının tatil yaptığı oteli haberleştirmesi…

Mediha Ongun, Sözcü Gazetesi İnternet sitesi sorumlusu. O da Gökmen Ulunun gönderdiği metni haber olduğu gerekçesiyle sayfaya yerleştirdiği için mahpus. Üstelik, sürekli mücadele ettikleri 

FETÖ suç örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek şüphesiyle…

Gökmen Uluyu 2005li yıllardan tanırım… O günlerde Gökmen Marmaris Tvnin Genel Müdürlüğü ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürüyordu. Ustalarımdan Sencer Güneşsoy tanıştırmıştı. Ben de Kanalbnin Genel Müdürlüğü görevini sürdürüyordum.

O tarihten bu yana tanırım Gökmeni. Gazetecilik ateşi ile yanan, idealist, Atatürkçü bir kardeşimiz. Sonraları Uğur Dündarın isteği ile, önce +1 tvde, ardından da Sözcü gazetesinde görev aldı. Gazetecilik aşkıyla, Marmaristen  İstanbula, oradan da İzmire gitti.

Gözaltına alınmadan önce de evinin önünde şu açıklamayı yapmıştı Gökmen:

…Biz gazeteciyiz evrensel meslek ilkelerine sıkı sıkıya bağlı tertemiz yaşayan tertemiz ölecek olan gazeteciyiz eğer yine son yıllarda benzerlerinde olduğu gibi gazetecilik suç olacaksa… Gazetecilik suç değildir.

Gazetecilik yapmak, demokrasi ile yönetilen ülkelerde elbette suç değildir.                           

Gökmen Ulunun bu sözleri, daha önce gördüğümüz, hatta yaşadığımız kimi dönemleri anımsattı.

Doğum günü olan 28 Mayısta Bülent Eceviti rahmetle anarken, Onun 12 Eylül döneminde Ulucanlar Hapishanesine girmeden önce yaptığı yazılı açıklamadaki şu cümleyi hiç unutmadım:

"Dışarıda tutsak olmaktansa, hapishanede özgür olmayı tercih ederim.

Gökmen Ulu ve Mediha Ongun, haber yapma hakları olduğunu, özgürce haber yapabileceklerini düşündükleri için hapisteler.

Gazetenin sahibi Burak Akbay için de arama emri çıkartıldı. Burak Akbay zaten yıllardır Londrada yaşıyor… Ve Onun Fetö okullarında okuduğunu iddia ve ihbar eden Fehmi Korunun ipliğini, Ertuğrul Akbay pazara çıkardı.

Ancak, hiç önemli değil. Türkiye 12 Mart dönemindeki gibi muhbirlerin itibarlı olduğu bir ülke haline getirildi.

Cumhuriyet çalışanlarının ardından Sözcü çalışanları da tutuklanmaya başlandı.

Demokratik direniş haklarını kullanarak, açlık grevi yapan eğitimciler, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça da, bir çok konuda suçlandıktan sonra DHKPC üyesi oldukları iddiasıyla tutuklandılar.

FETÖ terör örgütü üyelerini temizleyeceklerini açıklayanlar, demokrat, Atatürkçü, Laik düşünceye sahip gazetecileri, akademisyenleri ve aydınları birer ikişer, işlerinden atıp, attırıp seslerini kesme çabası içindeler.

Durum öyle bir hale getirildi ki; düne kadar Fetullah Gülene methiye düzenler, Onun için göz yaşı dökenler, aynı dönemde FETÖyü yerden yere vuranlar hapse atılırken alkışlıyorlar.

Bu işte büyük bir terslik var.

İçerde olması gerekenler dışarıda ve FETÖ terör örgütü ile mücadele edenler hapiste ne yazık ki.

Ülkeyi yönetenler, bu olayda da kandırıldıklarını ne zaman anlayacaklar.

Bekleyip göreceğiz.

Bu vesile ile Gökmen ve Mediha kardeşlerime içeride de özgür olunabileceğini belirten Ecevitin o sözünü tekrarlamak istiyorum:

 "Dışarıda tutsak olmaktansa, hapishanede özgür olmayı tercih ederim.

Işıklarda uyu Ecevit. Seni saygı ile bir kez daha anıyorum.

 

 

 

 

Eğitim