darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Erdoğan: Ak Parti, Atatürk'ün başlattığı mücadelenin temsilcisidir

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Candaş Tolga Işık'ın iddiasını Emniyet yalanladı: Haber yalan mı?

Yemen'de 40 çocuğu öldüren bombanın hangi ülkeden geldiği ortaya çıktı

Genel müdürden Garanti Bankası çalışanlarına 'ekonomi' maili: Sır saklama yükümlülüklerimiz...

'Bazı sorunlarımız olabilir!'

AKP milletvekili ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski metin yazarı Aydın Ünal,"Bundan sonra gelecek başbakanın profili daha düşük olacak" sözlerine ilişkin Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde “Yeni durumu anlamazsak, doğru konumlandırmayı yapmazsak, geçmişte yaşanmış bazı sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz.' diye yazdı.

Katıldığı televizyon programında “Güçlü cumhurbaşkanı ve güçlü başbakanın iyi sonuçlar doğurmadığını gördük.' diyen Aydın Ünal, gelecek başbakan için “düşük profilli olacak' sözleri tartışmalara neden olmuştu. Bugün Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde bu konuya değinen Aydın Ünal,  “'Düşük profil’ tanımlaması tamamen şahsi kanaatimdir ve mevcut başbakan adaylarını ya da başbakan seçilecek kişiyi tanımlamak için değil' ifadelerini kullandı. Aydın Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu görevden almasıyla ilgili “Aslında yaşanan değişim, 27 Mayıs 1960'ta demokrasiye yapılan darbenin son izlerinden birini daha silmektedir.' diye yazdı.

Aydın Ünal’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Yeni Başbakan düşük profilli mi olacak?
“Düşük profil' tanımlaması tamamen şahsi kanaatimdir ve mevcut başbakan adaylarını ya da başbakan seçilecek kişiyi tanımlamak için değil, yeni başbakanlık konumlandırmasını tanımlamak için kullanılmıştır. Ayrıca “düşük profilli' tanımlaması, asla tahkir ve tezyif amacıyla da kullanılmamıştır. Aslında yaşanan değişim, 27 Mayıs 1960'ta demokrasiye yapılan darbenin son izlerinden birini daha silmektedir. 1960 darbesiyle birlikte, “milletin başbakanının' karşısında, “devletin cumhurbaşkanı' konumlandırması yapılmıştı. Onun için de, 1960 darbesi sonrasında hem cumhurbaşkanlarının seçimi, hem de cumhurbaşkanı-başbakan ilişkileri hep sorunlu oldu. 2007'deki Anayasa değişikliği ve 2014'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri, 27 Mayıs darbesinin sistemde açtığı yarayı tedavi etti. Bugün ise, cumhurbaşkanı-başbakan ilişkileri yeniden şekillendiriliyor ve sistemdeki bir arıza, bir sorun daha gideriliyor. Mutlak çözüm ise, ya Başkanlık Sistemi'yle, ya da Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle mümkün olacaktır.

Yeni başbakanın, geçmişteki kötü örneklere benzer şekilde yıpratılmasının önüne geçmek için, yeni durumu tartışmak ve iyi anlamak, iyi anlatmak zorundayız. Yeni durumu anlamazsak, doğru konumlandırmayı yapmazsak, geçmişte yaşanmış bazı sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. Başbakanların milli iradeyi, cumhurbaşkanlarının devlet iradesini temsil ettiği bir dönemden, milli iradeyi ve devleti aynı anda temsil eden, yani milletle devleti kucaklaştıran cumhurbaşkanları dönemine geçtik. Yaşadığımız değişim görünenden bile büyük.'

İlgili Haberler

Politika

Erdoğan'ın yeni atama kararları Resmi Gazete'de

Politika

Mehmet Ali Güller | Gemi tartışması ve karaya oturmak

Politika

'TBMM, Rus parlamenterlerle dostluk grubu kuracak'

Politika

Kılıçdaroğlu: Kofi Annan'ı saygıyla hatırlayacağız

Politika

Bahçeli'den Erdoğan'a tebrik telefonu

Politika

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Politika

AKP'de yeni MYK belli oldu... İşte isimler

Politika

Hulusi Akar'dan Menbiç açıklaması

Politika

Beklenildiği gibi Erdoğan yeniden AKP Genel Başkanı seçildi

Politika

AKP'de 'seçim ittifakı' tüzüğe girdi

Politika

4 kişinin öldüğü olaya adı karışan vekil AKP'nin yeni MKYK'sında

Politika

Bedelli askerlikte ilk 3 döneme ait celp planlaması yapıldı