Bu kez kimin başını yakacaksınız? Sıra hangi muhalifte?

Sağlar'ın verdiği yazılı soru önergesi şöyle,

"Cumhuriyet gazetesi yöneticileri ve yazarlarına yönelik başlatılan operasyon basın özgürlüğüne doğrudan yapılan saldırı olarak nitelendirilmektedir. Oysa Cumhuriyet gazetesinin yönetimini, yayın anlayışını beğenir ya da beğenmezsiniz ancak hukuk devletlerinde düşünce özgürlüğü vardır. Yapılanlar adil yargılamanın ve adaletin hiçe sayılmasıdır. 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası yaşanılanlar sivil darbenin ta kendisi olarak adlandırılmaktadır. Yalnızca suçluların değil muhaliflerin de bu bahane ile susturulmaya çalışıldığı kanaati kamuoyunda oluşmaktadır. Cumhuriyet gazetesi yönetimi ve yazarlarına karşı yürütülen bu uygulama adil değildir. Eğer yazarın veya yöneticinin terör örgütüyle bağlantılı olduğuna dair varsa delil, kişi çağırılır adliyeye, gereği neyse hukuka uygun ve şeffaf bir şekilde yapılır.

MUHALİF OLANIN İPİNİ ÇEKİYORSUNUZ

Bu tavırlar kamuoyunda iktidardan olanın, dün kiminle olduğuna bakılmaksızın korunurken, muhalif olanın ise ipinin çekilmesi olarak yorumlanmaktadır. Kamuoyunun yorumlarına göre, 5 gün avukatla görüşme yasağı ise bunun delili niteliğindedir. Bu çerçevede:

1) Cumhuriyet gazetesi yazarları ve yönetimine yapılan gözaltılar hukuku, adaleti ve adil yargılamayı hiçe saymaktır. Bu hukuksuzluğu muhaliflerin sesini kesmek için mi yapıyorsunuz?

2) Cumhuriyet gazetesine cumhuriyet kelimesinden dolayı antipatiniz mi vardır? Neden farklı görüşlere bu kadar tahammülsüzsünüz?

3) 15 Temmuz'u bahane ederek AKP ile aynı görüşte olmayanları sindirdiğinize dair kanaatler güçlenmektedir. Sahiden sıra hangi muhaliftedir?"

YAZARLAR