unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Can Dündar ve Erdem Gül'e tahliye kararı

Perşembe gün içinde Anayasa Mahkemesi, soruşturmada 'hak ihlali' yaşandığına hükmetti.

Bunun üzerinde Dündar ve Gül'ün avukatları mahkemeye tahliye başvurusu yaptılar.

Başvuru ardından Dündar ve Gül'ün yakınları ile bir grup gazeteci Silivri Cezaevi'nin önüne gitti.

MİT tırları olarak bilinen olaya ilişkin soruşturma kapsamında 26 Kasım'da ifade vermek için gittikleri mahkeme tarafından tutuklanan Can Dündar ve Erdem Gül Silivri Cezaevine gönderilmişti.

Dündar ve Gül, MİT tırları ile ilgili yayınladıkları haberler ve görüntüler nedeniyle, savcılığın ifadesiyle "Fethullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması ile aynı amaç birliği içinde hareket etmekle" suçlanıyor.

İki gazetecinin yargılanacağı davada, davacıları ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı.

Can Dündar ve Erdem Gül aynı zamanda "casusluk" suçlaması ile yargılanıyor.

Dündar ve Gül'ün avukatları 6 Aralık 2015 tarihinde AYM'ye bireysel başvuruda bulunmuş ve "tutuklama kararıyla; kişi güvenliği ve özgürlüğü, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği" öne sürülmüştü.

Erdoğan'dan 'Bırakmam onu' çıkışı

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Başkanlığı 17 Şubat'ta Dündar ve Gül'ün bireysel başvuru dosyasını Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'na sevk edilmesine karar vermişti.

Geçen yıl 31 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT tırları haberlerini yayımlayan Can Dündar ve gazete için 'bedelini ağır ödeyecekler' demişti.

Erdoğan, "MİT'e yönelik atılan o iftiralar bir ajan bir casusluk faaliyetidir ve bu gazete de bunların arasına girmiştir. Avukatlarıma talimatı verdim hemen davayı açtım (...) Bu haberi yapan kişinin bunun bedelini ağır ödeyecek öyle bırakmam onu" demişti.

Davutoğlu: Tutuksuz yargılanmaları daha doğru olurdu

Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasıyla ilgili Kasım ayında yaptığı açıklamada, "Hukuki bir süreçtir, hükümetimizin müdahil olduğu bir konu değil. Bu tür durumlarda tutuklama istisnai bir durumudr. Tutuksuz yargılanmaları daha doğru olabilirdi" diye konuştu.

Ağırlaştırılmış müebbet cezası istenen Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki iddianameye Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşuyla uluslararası örgütlerden de tepki geldi.

Kronoloji:

29 Mayıs 2015 günü Dündar ve Gül'ün tutuklanmasına gerekçe gösterilen haber "İşte Erdoğan'ın yok dediği silahlar" başlığıyla yayımlandı.

29 Mayıs 2015'te haberin yayınlandığı gün iki gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı.

31 Mayıs 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir canlı yayında, "Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiştir. Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek" dedi.

2 Haziran 2015'te Erdoğan, Can Dündar ve Cumhuriyet gazetesi hakkında suç duyurusunda bulundu.

26 Kasım 2015'te Dündar ve Gül ifade vermek için gittikleri mahkemede tutuklandı.

5 Şubat 2016'da gazeteciler hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

26 Mart 2016'da davanın ilk duruşması görülecek.



Çok Okunanlar

Can Ataklı'dan çok konuşulacak Baykal iddiası

Trump'tan, Erdoğan'a tehdit

'Erdoğan, Türkiye'yi varoluşsal bir çöküşe götürüyor'

İşte Muharrem İnce'nin topladığı imza sayısı

CHP'deki kurultay çağrısında Böke ve Cihaner de safını belli etti

İlgili Haberler

Güncel

Suruç'ta katledilen 33 kişi yarın anılacak

Güncel

Yine aynı go-kart dehşeti: Saçı lastiğe dolanan kadın ağır yaralandı

Güncel

Zahmet oldu! İşçileri zehirleyen firma iş bıraktı

Güncel

Sinem Gedik'ten Ceceli ve Semercioğlu hakkında suç duyurusu!

Güncel

Adapazarı'nda evler sular altında kaldı

Güncel

TTB'den sağlıkta şiddete karşı tüm yurtta eş zamanlı eylemler

Güncel

Zonguldak'ta IŞİD operasyonu: 3 tutuklama

Güncel

İçme suyundan hastalık şüphesi: Bakanlık açıklama yaptı

Güncel

Bodrum'da çıkan yangında 40 hektar kül oldu

Güncel

Alperen'in ailesi: Bu işi bırakmayacağız

Güncel

Tokat'ta kaybolan küçük kız 10'uncu günde de bulunamadı

Güncel

Mehmet Görmez'in adını vermekten kaçındığı tarikat lideri kim?