darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Bize Türkülerimizi söyletmiyorlar Robson

04.08.2016 08:35

Bu dize büyük yurtsever, devrimci şairimiz NAZIM HİKMETe ait. Savaş sonrası McCarrthy dönemi Amerikasında tutuklanan ünlü caz sanatçısı Robsonla dayanışma için yazılan bir şiirden alınmış bir dize. O dönemde savaş karşıtı, demokrat aydınlar toplu soruşturmaya tabi tutuluyordu. Robson onlardan birisiydi. Nazım cezaevi koşullarında bunu yüreğinde hissetmiş ve bu aydınlarla dayanışma bayrağını yükseltmişti.

Şimdi tıpkı o yıllar Amerikada olduğu gibi bizde de aynı tür, Cadı avına dönüşen soruşturma ve tutuklamalar yaşanıyor. On binlerce demokrat, Cumhuriyetçi, Atatürkçü insan görevden uzaklaştırıldı ve bu durum tüm hızıyla devam ediyor. Özellikle kamuda çalışanlar, gazeteciler, aydınlar, gençler çok huzursuzlar. Sıranın ne zaman kendilerine geleceği tedirginliğini yaşıyorlar. Hak etmedikleri, hiçbir zaman parçası olmadıkları ithamlarla karşılaşıyorlar.

Siyasi iktidar tüm bunları Fettullahcı terör örgütünün üzerine gidiyorum bahanesi arkasına sığınarak yapıyor.

Yıllardır oluşumuna doğrudan katkı yaptıkları sürecin faturasını anti demokratik tüm girişimlere, darbelere şiddetle karşı duran, bu uğurda büyük bedeller ödemiş çevrelere ödetmek istiyor. Darbe muammasının arkasında olduğu aşikar olan Amerikanın, AKPnin oluşum sürecinde baş aktörlerden biri olduğu gerçeğini unutturmak istiyorlar. Aynı şekilde Feto şebekesinin" devlet içinde bu ölçüde kurumlaşmasında başrolü oynadıkları gerçeğini unutturmak istiyorlar. Ne istediler de vermedik sözünün hala kulaklarda yankılandığını unutturmak istiyorlar.

Ülkemiz aydınları, yurtseverleri, barıştan, kardeşlikten yana olanlar basit bir şey istiyorlar; Huzur ve güvenlik duygusu içinde, özgürce yaşayacakları bir ülke. Bu nedenle Ne darbe, ne diktatörlük şiarını yükseltiyorlar. Acilen demokrasi istiyorlar. Darbeye başvuranların, onların arkasındaki güçlerin ve aktörlerin ortaya çıkarılmasını istiyorlar. Tüm bu güçlerin hukuk kuralları çerçevesinde, tam bir kararlılıkla yargılanmasını istiyorlar.

Bu güçler aynı zamanda meydanlarda İdam istiyoruz sloganı attırıp, dayak atılmış insanların görüntülerinin yayınlatılmasının teröre ve şiddete bulaşan katillere ve onun perde arkasındaki uzantılarına katkı sağladığının da farkında. Böylelikle korku ve yıldırma ortamı yaratılmak istendiğinin bilincinde.

Demokratik güçler, Çürütülen ve uluslarası güçlerin etkisine açık bir durumda getirilen devletin bu durumu karşısında sıkışan ve küçük rota değişiklikleri yapan AKP hükümetinin samimi olmadığının da farkında. Akşam saatlerinde düzenlemen mitinglerde şeriat görüntülerinin bunu ortaya koyduğunu görüyor. Kahrolsun FETOcu tarikat, yaşasın diğer tarikatlar şeklinde özetlenebilecek bu görüntüler, demokratik cumhuriyeti savunmayla ilgili olmadığını biliyorlar.

Demokratik kamuoyu aynı zamanda, sürece doğrudan müdahale eden, etmesi gereken güçlerden, AKP iktidarına bu gerçekler ışığında yaklaşmalarını istiyor. Ülke menfaatleri için elbette kimi işbirliklerinin gerekli olduğunun farkındalar. Ama bu durumun abartılmaması gerektiğini, ortaya çıkmakta olan Kanka görüntüsünden rahatsız olunduğunun bilinmesini istiyorlar. Somut bir program ortaya konularak anti- emperyalist tüm güçlerin bu çabalar etrafında birleştirilmesini bekliyorlar.

İnsanlarımızın istekleri son derece basit ve insani. Biz türkülerimizi özgürce söylemek istiyoruz diyorlar. Dağlarında dolaşmak, denizlerimize girmek istiyoruz diyorlar. Barış ve kardeşlik istiyoruz diyorlar. Haksız yere tutuklananların bir an önce salıverilmesini istiyoruz diyorlar. Sorunlarımızı konuşarak çözmek istiyoruz diyorlar.

Ve bu uğurda mücadelede kararlıyız diyorlar.

Eğitim