unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Çin-ABD-Suudi ilişkileri: Tasfiye operasyonun arkasında kim var?

Kırmızı Kedi Yayınevi ve CRI-Çin Uluslarararası Radyosu’nun işbirliğiyle üç ayda bir yayımlanan dergide; Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Dr. Volkan Özdemir'in kaleme aldığı "Artık Yeni Bir Oyun Kurucu Var"başlıklı yazı, "Peki ne olmuştur ki çok uzun yıllardır baskıyla yönetilen Suudi Arabistan’da son bir kaç yıldır istikrarsızlık başlamış ve süreçte günümüzdeki tasfiye operasyonlarına kadar gelinmiştir?" sorusuna cevap verdi.

Yazıda; Çin'in Yeni İpek Yolu projesi kapsamında geliştirmiş olduğu "Bir Kuşak Bir Yol (One Belt - One Road)" inisiyatifinin en önemli ayaklarından birinin de ulaştırma ve telekomünikasyon alt yapısının yanı sıra enerji akışı olduğunu belirten Dr. Özdemir, Obama yönetiminin son yıllarında yaşanan ABD - İran yakınlaşmasının ardından son bir yıldır Çin ile Suudlar arasında petro-dolar sistemine meydan okuyacak olan “altın-yuan-petrol' ticaretine geçiş için görüşmeler yapıldığını vurguladı.

Bazı iddialara göre; kraliyet ailesinde bu yönde güçlü bir lobi oluştuğuna, son zamanlarda yaşanan operasyonda da bu grubun hedef alındığına dikkat çekti. "Suudi Arabistan 40 yıl önce olduğu gibi hâlâ petrol ihracatında zirvedeyken ithalat liderliğinde ABD’nin yerini çoktan 8 milyon v/g ile Çin almıştır" dedi.  

Özdemir; uzun süredir petro-doların tek norm olduğu petrol ticaret sisteminin koşulsuz kabul edildiği dönemin artık sona ermeye başladığını da belirtti.

TARİHSEL GARANTÖR ABD
Dr. Volkan Özdemir "Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş ve inişlerin ana nedeni olarak finansal piyasalardaki gelişmeler ve bununla irdelenmesi gereken jeopolitik etmenlerin bileşimiyle finansal oyuncular için bir spekülasyon imkânı doğurduğu son derece açıktır. Bu bağlamda önce IKBY ve Irak Federal Hükümeti arasındaki tansiyonla başlayan, fakat asıl sonrasında Suudi Arabistan’da yaşanan ülke içi gelişmelerin etkisini tartışmak doğru olacaktır" diyerek, doların rezerv para birimi olmasında Suudi petrolünün payı büyük olduğundan bu ülkenin güvenlik garantörünün tarihsel olarak ABD olduğuna dikkat çekti.

Dr. Özdemir; 10 milyon v/g üzeri petrol üreten Suudi Arabistan'ın ortalama 7 milyon v/g dışsatımla halen petrol ihracatında dünya lideri olduğunu ve niteliksel olarak son 44 yıldır dünyada hüküm süren petrodolar sisteminin “petro' ayağı; uluslararası petrol ticaretinin dolarla yapılmasının fiziki garantörü olduğunu belirtti.

HANGİ GRUP HEDEF ALINDI?
Dr. Volkan Özdemir yazısına şöyle devam etti:

"Konvansiyonel olmayan üretimle ABD doğalgazdan sonra petrolde de kendine yetmeye başlayınca Ortadoğu petrolüne ilgisi azalmış, buna karşın Çin’in dünyanın çeşitli yerlerinde ve tabii ki Ortadoğu’daki petrole olan ilgisi artmıştır. Dahası Çin, Shanghai uluslararası enerji borsası merkezli yeni bir sistem kurmak istemektedir. Buna göre altın destekli yuan karşılığı petrol-gaz ticareti oluşum aşamasındadır. Son bir yıldır da Çin ile Suudlar arasında petro-dolar sistemine meydan okuyacak olan “altın-yuan-petrol' ticaretine geçiş için görüşmeler yapılırken bazı iddialara göre kraliyet ailesinde bu yönde güçlü bir lobi oluşmuş, son zamanlarda yaşanan operasyonda işte bu grup hedef alınmıştır. Trump’la birlikte İran yerine geleneksel Ortadoğu müttefikleri Suudi Arabistan ve İsrail’e göz kırpan ABD, Shanghai korkusuyla her ne kadar fiziki olarak Suudi petrolüne artık ihtiyaç duymasa da Suudi Aramco şirketini bile New York borsasına açmak suretiyle finansal piyasalarda işini sağlama almaya yönelmektedir."

ÇİN PARA BİRİMİ ULUSLARARASILAŞIYOR
ABD'nin petrodolar sistemini Suudi Arabistan'da başarsa bile koşulsuz kurtarabileceği konusunda işinin bu defa kolay olmadığını belirten Volkan Özdemir; "Aynı ABD örneğinde olduğu gibi Çin de petrol ticaretinde yuan kullanılmasını destekleyecek ölçüde artık çeşitlendirilmiş ve dev bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. Çin, dünyanın açık ara mal ihracat lideridir ve Davos zirvesinde görüldüğü üzere artık küresel sermaye gruplarıyla eşgüdüm halinde uluslararası düzlemde serbest ticaretin bayraktarlığını yapmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak son yıllarında dünya ticaretinde kullanılan para birimleri açısından da bir dönüşüm yaşanmaktadır" dedi.  

Çin’in para birimini daha yeni uluslararasılaştırmaya başladığı, iki yıl önceki sıfıra yakın rakamlara kıyasla oransal bir artışı ifade ettiğini vurgulayan Dr. Özdemir, "Eğilimin yapılan düzenlemelerle ileriki senelerde hızla yükselmesi beklenmektedir. Bu düzenlemelere Çin’de kambiyo rejiminin hafifletilmesi, yabancı bankalara ülkede yüzde 51 üzeri pay satın alma hakkı tanınması, serbest dış ticaret ile finans ve yatırımların teşvik edilmesi ve en önemlisi yuanın Ekim 2016’dan beri IMF’de resmen rezerv para birimi statüsü kazanması örnek gösterilebilir. Dahası Çin henüz alternatif olarak dillendirmese de uluslararası ödemeler için 2015’ten itibaren Swift sisteminin yanında kendi CIPS sistemini ortaya çıkartmış ve yuanın dış ülkelerde rahatça tutulabilmesi için bir çok ülke merkez bankalarıyla ortak anlaşmalar imzalamıştır" dedi.

Dr. Volkan Özdemir yazısına şöyle devam etti:

Yaptığı petrol ithalatının önemli bir kısmını uzun vadeli kontratlara kaydırmaya çalışan Çin aynı zamanda bu yıl içinde kurulan Uluslararası Shanghai Enerji Borsası ile petrol ticaretinde yuan karşılığı vadeli işlemlere başlamak üzeredir. Shanghai eksenli borsanın 2020 hedefi petrol ve doğalgaz alanında yuanla fiyatlanacak Brent, WTI, NBP, TTF gibi bir 'benchmark' oluşturmaktır. 2017 yazında Rusya ile yuan karşılığı yapılan uzun vadeli petrol tedarik sözleşmesi bu amaçta ilk somut adımdır. Bugün itibariyle 400 milyar dolar hacmindeki petrol ticaretinin önümüzdeki yıllarda dolardan yuana kayması hedeflenmektedir.

ÇİN’İN FİNANS GÜCÜ
Çin’in söz konusu yeni enerji ticaret sistemini başarıyla kurmasındaki en büyük şansı petrolü salt yuana değil, altın ve/veya diğer değerli metal desteği karşılığında almayı taahhüt etmesidir. Yani petrolü Çin’e satmak isteyen ülkeler isterlerse yuan, isterlerse ürünleri karşılığında altın alabileceklerdir. Yine Shanghai’daki altın borsasında fiyatlanan yuan değerindeki altınla Shanghai uluslararası enerji borsasında bu yönde bir nevi birleştirici işlem yapılabilecektir. Bu aslında 1944-1971 arasında kullanılan “Bretton Woods' sistemindeki altın garantili dolar ödeme sistemini hatırlatmaktadır. Böylece petrol ticareti de yaklaşık 50 yıl sonra tekrar altın destekli para birimiyle fiziki mal alım-satımına doğru yönelecek ve bu suretle petrol fiyatlarında beşinci döneme geçiş önümüzdeki yıllarda sağlanabilecektir. Unutulmamalıdır ki BRICS ve daha da önemlisi Asya Altyapı ve Yatırım Bankası’nda Çin en büyük hissedar olarak müthiş bir finansman gücüne sahiptir ve bu durum enerji alanındaki gelişmelerle birlikte değerlendirilmelidir.

TEK KUTUPLU SİSTEMDEN İKİ KUTUPLU SİSTEME GEÇİŞ 
Uluslararası iktisadi güç dengesinin Çin başta Asya-Pasifik’e doğru kaydığı bir dünyada doların tekel konumu da sorgulanmaya başlamıştır. 2018’de beklenen yeni dünya ekonomik krizinin talebi aşağı, buna karşın OrtaDoğu’da artacak gerilimin fiyatları yukarı çekeceği gibi olasılıklar bulunsa da bunlardan daha önemlisi Çin gibi bir dünya devinin en büyük ithalatçı olarak petrolü kendi para birimiyle tedarik ediyor olması petrol piyasalarındaki tektonik değişimin ana nedenidir. Ayak sesleri bugünden duyulan bu yeni düzenin 2020’lerde yeni bir petrol ticaret mekanizmasını doğurması kaçınılmazdır. Önümüzdeki yıllarda petrol fiyatının kaç dolar olacağından ziyade, kimin hangi para birimiyle bu ticareti gerçekleştireceği sorusu önem kazanacaktır. ABD her ne kadar açık denizlerdeki askeri gücü ve bazı ülkelerdeki siyasi nüfuzuyla petro-dolar sistemindeki değişimi geciktirebilecek olsa da bunu tümden engelleyebilecek güce sahip değildir. Bu nedenle, doların tekeli yerine petrol piyasalarının artık beşinci etaba geçerek, fiyatların küresel yerine bölgesel piyasalarda belirleneceği ve başta yuan olmak üzere çeşitli para birimleriyle petrol ticaretinin yapılacağı bir sistem 2020’lerde yeni gerçeklik olacaktır. Bu sürecin ne zaman nihayete ereceği belli olmamakla birlikte uzun süredir petro-doların tek norm olduğu petrol ticaret sisteminin koşulsuz kabul edildiği dönem artık sona ermektedir. Çin hem geliştirmekte olduğu Shanghai Uluslararası Enerji Borsası, hem de ülkesini fiziken besleyecek Yeni İpek Yolu’nun enerji hatlarıyla birlikte dünyada yeni dönemin işaret fişeklerini atmaktadır. Tek kutuplu dünya düzeni sona ererken iki kutuplu ya da daha geniş manada çok kutuplu yeni düzenin belirleyicisi yukarıda bahsedilen projelerle birlikte Çin Halk Cumhuriyeti olacaktır."

 

 

 

 

 

 



Çok Okunanlar

Muharrem İnce'nin ekibinin topladığı imza sayısı belli oldu

CHP'li Aksünger: Muharrem Bey'in sonuç monuç aldığı yok

Teknosa'da işler böyle yürüyor!

Diğer cemaat ve tarikatlara operasyon geliyor mu? Yandaş yazar yanıtladı...

Merdan Yanardağ'dan Muharrem İnce'ye kritik soru

İlgili Haberler

Dünya

ABD'den Ortadoğu'ya ilk F-35 sevkiyatı

Dünya

Dünya Kupası'nda yabancılar Rusya'da ne kadar harcadı?

Dünya

Afganistan'da IŞİD, cenaze törenini bastı: 15 Ölü, 5 yaralı

Dünya

Çin'de 'Çalışma günleri 4 güne düşürülsün' önerisi

Dünya

Trump'tan tuhaf NATO açıklaması

Dünya

Japonya'da sel felaketi: 222 ölü

Dünya

Küba'da cep telefonlarına internet bağlanıyor

Dünya

11 yaşındaki çocuğa haftalarca cinsel istismarda bulunuldu

Dünya

ABD basını zirveyi böyle gördü: Trump'ı Putin'e fazla taviz verdi!

Dünya

Gazze'nin dünyaya açılan kapısı kapatıldı

Dünya

İsrailli bakan: İsrail jetleri Gazzeli çocukların üzerine bomba atmalı

Dünya

Eski CIA şefi Trump'ı ihanetle suçladı: Trump, Putin'in cebinde