YAZARLAR

Tüm Yazıları Nahit Duru

O şimdi mahpus damında: Oğuz Güveni nasıl tanıdım...

18.05.2017 13:21

Cumhuriyet Gazetesinin İnternet Sitesinin Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, muhbir gazeteciler veya muhbir gazete sayesinde şu anda mahpus damında.

Muhbir deyince aklıma 12 Mart döneminin Nihat Erim kabinesinin meşhur Devlet Bakanı, muhtıranın mimarı Sadi Koçaş aklıma geliverdi.

Sadi Koçaş radyoda okuduğu bir bildiride muhbir yurttaşların ödüllendirileceğini, makable şamil -geçmişi de kapsayacak şekilde- yasa çıkaracaklarını haykırıyor, buna da balyoz harekatı adını veriyordu.

1971 yılının üzerinden tam 46 yıl geçmiş.

Muhbir yurttaşlar, gazeteciler kol geziyor. Balyoz, muhbirler, gizli tanıklar sayesinde gazetecilerin kafasına kafasına indiriliyor.

Cumhuriyet Gazetesinin FETÖye karşı olduğu herkes tarafından bilen çok sayıda yöneticisi, yazarı tutuklu. Tam 200 gündür.

Son olarak da, Cumhuriyet internet sitesinde verilen ve 60 saniye bile yayında kalmayan bir başlık ve paylaşım sonucu Oğuz alındı… Bir gazete ve gazeteci ihbar ediyor, sonrası malum…

Sonuçta, Oğuzun delilleri karartma şüphesi bulunduğu gerekçe gösterilerek tutuklanışı.

İddia o ki, dosyada, o başlığın kendisi de yok, bir gazetenin çektiği fotoğraf ve ne yazık ki, demokrat geçinen bir gazetecinin sosyal medya paylaşımı var.

Oğuz kardeşim, gazetecilik heyecanı ile verilen, ancak hemen fark ederek değiştirdiği ve sosyal medyadan da sildiği bir başlık nedeniyle şu anda mahpus damında.

İzmir Gazeteciler Cemiyetinin bu yıl layık gördüğü Hasan Tahsin Onur Ödülünü alırken yaptığım konuşmada, ülkemizin demokrasi açısından, 12 Eylül ve 12 Martı aratan günlerden geçtiğini ifade etmiştim. Hukuksuz tutuklamalardan, haksız dayanaksız işe son vermelerden söz ederek, hukuka saygı gösterilmesi gerektiğine dikkat çekmiştim.

O konuşmayı yaparken, Oğuzun tutuklandığını bilmiyordum, ancak tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istemiş, DHA muhabirine verdiğim söyleşide konuşmamı şöyle sonlandırmıştım:

Yeni nesil arkadaşlarım unutmasınlar ki, korkunun ecele faydası yok

1985 yılında mesleğe başlayan Oğuz Güveni Kanal Dnin kuruluş günlerinde tanımıştım. Sonra Oğuz, çizgisini hiç bozmadan, gazetecilik ilkelerine uygun davranarak, kalemini kiraya vermeden, satmadan inançları doğrultusunda habercilik, yöneticilik yaptı.

Şimdi FETÖcü olduğu kuşkusuyla içeride olan Oğuz Güven, Fenerbahçe ve bazı kulüp yöneticilerine kumpas yapılarak hapse atıldıklarında, bugün FETÖ ile mücadele ettiklerini söyleyenler ortada yokken, bu örgüte bayrak açmış, savaşmıştı…

FETÖ ile mücadele eden Oğuz, şimdi mücadele ettiği örgütle ilişkilendirilmeye çalışılıyor.

Sevgili Oğuz Güven ile gerçekten demokrasiye inanmış, her türlü çete ve örgüte karşı çıkan gazeteci dostlarımın hukukun işletildiği mahkemelerce serbest bırakılacaklarına inanmak istiyorum.

Dün hukuku katledip kumpas davalarla insanları hapishanelere dolduranlar, bugün nasıl mahpus damında hukuk ve adil hakim arayışındaysa, onlar gibi hakka, hukuka aykırı davrananlar da yarın aynı arayış içinde olacaklardır.

Bizler, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde bile zaman zaman, hala ülkemizde hakimler var diyebildik.

Bugün de bize TÜRKİYEDE HAKİMLER VAR dedirtecek günler gelsin diye bekliyoruz.

Umut işte…


Gazeteci, odatv yazarı, sevgili kardeşim Mümtaz İdili Kocatepe Camiinden sonsuzluğa uğurladık. Kültür Bakanlarımızdan Prof. Dr. Suat Çağlayan İzmirden gelip törene katılanlar arasındaydı. Sevgili Mümtaz Işıklarda uyu. İdil ailesine, basın ve kültür insanlarına sabır diliyorum.

mumtaz_idil42.jpg

Eğitim