darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Katar'dan gelen yardımın karşılığı ortaya çıktı

Emeklilere maaş şoku!

‘IMF'ye gidin, Berat Albayrak'ın işine son verin'

'Setlerde bakire arayan erkek oyuncu var'

Hem cinsiyetçi hem saçmalama uzmanı: Yandaş yazardan skandal yazı

Çocuklar fabrikacılık oynamaz!

Haydar Ali Albayrak
Ay tutulmaları, güneş tutulmaları sürekli yaşanan ve dünyanın her yerinden, veya 'her yerinden aynı anda' gözlemlenebilen doğa olayları değildir. Arada bir yaşanırlar, zaten tadları da 'bir sonraki şu kadar yıl sonra olacak' ifadesinde gizlidir. Çocukken bir fotoğraf filminden gökyüzüne baktığımı hatırlıyorum.

Akıl tutulmaları ise beşeri coğrafyanın ilgi alanına girer! Beşeridir, beşer şaşar, behlül kaçar ve cozutur toplum! Toplumumuz cozuttu, vaziyetin adını dürüstçe koyalım. Bu karmaşaya genellikle 'toplumsal cinnet hali' karşılık getirilebiliyor. Ne yapacağını bilememe durumu, eylemlerin bilinç yerine rastgeleliliğe göre atmosferde netice aradığı, bolca 'amok koşusu' barındıran, ip'in sap'ın koparıldığı bu toplumsal cinneti muhteşem bir akıl tutulması ekseninde ve eşliğinde yaşıyoruz. 

Canlı bombalar, bombalaştırılmış araçlar şehrin işlek tenha farketmeksizin her köşesinden fırlayabiliyor. İnsanlar can derdine düşmüş, diğer yandan canlarını da umursamaz hale gelmiş. "İkisi çelişmez mi?" demeyin, tam aksine, ikisi birbirini fena bir biçimde tamamlar. Aklı tutulan insan zihinsel muhakeme yeteneğini yitirirken duyularına ve onu yönlendirenlere teslim olur. Duyuları canından korkması gerektiğini anımsatırken onu yönlendirenler umursamaması için türlü hilelerle bulantı yaratır, insanın içinde bulunduğu kavanoz çalkalanır daima. İnsan dibe de çökmez yüzeye de çıkamaz, arada bir yerde kalır. Bu 'asılılılık' formu canı tatlı kılarken yaşamı ekşitir ve ekşimiş yaşamlardan umursamazlık taşar.

Akıl tutulması yaşayan bir topluma çullanmak kolaydır. 'Aç adama ne versen yer' misali... Böylesi bir toplum bulunmaz nimettir aç kurtlar nazarında. 

- Babaanne senin gözlerin neden böyle kocaman? 

- Akılsızlığını daha iyi görebilmek ve koşullarını daha kötü belirlemek için yavrum!

Koca kurt kapitalizm çocukları sömürüyor!

Yurdumuzda çocuklar birçok açıdan sömürülüyor. Çocuk gelinler, tacize ve tecavüze uğrayan çaresiz çocuklar, ıslah evlerinde yaşanan gardiyan saldırıları, doğumuzda öldürülen çocuklar, metropollerimizde, merdiven altlarında, en ağır koşullarda sağlıkları tehdit edilen çocuk işçiler... 

Yetmedi elbette, yetmez! Çocuklar reklamlara meze ediliyor. Buna bir yasal sınırlama beklemek 'çocukluk' olur.

Yasa, hangi sınıfın çıkarına hizmet ediyorsa onun dilinden kaleme alınır; kaldı ki çocukların başına bunca şey gelmesi büyüklerin 'çocukluğuna' ve akıl tutulmasına pekâlâ bağlanabilir, hiç yoksa yorulabilir! 

Hak arayamama, hak bilmeme, her türden korku ve çekince... Kurdun dişlerini serbest bırakıp köpekleri vurmuşlar zincire. Düzen kantarın topuzunu iyiden iyiye kaçırdı! Eskiden taşları bağlar köpekleri serbest bırakırlardı, büyük balık küçük balığı yutardı. Artık kocaman bir balık teşkilatlandı, babaanne kılığına girip boyandı, takıp takıştırdı, köpekler uyutuldu iğneyle yahut aç kurtlar tarafından parçalandı. Kapitalizm vahşi ortamlarda vahşileşip teşkilatlanır.
Çocuklar doğrudan istismar ediliyor. Tekstil sektöründe faaliyet yürüten birçok firma reklamında 'erkek böyle giyinir, kadın şöyle giyinir' deniyor. Çocuklarımız erken büyüyor!

Nereden nereye?

Nazım Hikmet "Çocuklar ölmesin şeker de yiyebilsinler" demişti. Bu ülkede çocuklar öldürüldü, anneleri yuhalatıldı. Bu ülkede daha ileri gidildi, reklamlarda suni arzular getirildi dile.

Bir reklam izledim aklım karardı! Ben de elektrikler gitti, siz de hâlâ yanıyor mu lambalar? İki çocuk bir evin salonunda oynuyor. İki kız çocuğu... Çocukların biri diğerine "hadi evcilik oynayalım" diyor. Beriki 'fabrikacılık' oynamak istiyor, oyuncak bebekleri işçi yapıyorlar, ihracat falan derken ciro büyüyor, evrene hükmetmekten bahsediliyor! Utanmasalar kainatı fethe çıkaracaklar ufacık çocukları!

Nihayet yeşil gözlü top şeklindeki karakter 'Ugi' gülüyor, yardım ediyor çocuklara ve bitiyor film. Çocuklar sömürülürken 'şanslı' çocuklara, oyuncak bebek ve oynayacak çatı altı bulabilen çocuklara sömürü öğretiliyor, kuşkusuz sömürmesi gereken taraf olması, kaybetmeyip dünyaya hükmetmesi öğütleniyor. 'Üretim araçlarına sahip olma' zıkkımı eldeki oyuncak bebeği sihirli bir dokunuşla işçiye çevirebiliyor, can verebiliyor!

Kocaman 'yeşil' gözleri dönmüş kurdun karşısında

Doğrusu, pek takılmamak gerekiyor. Yolumuz uzun, her dumura uğrayamayız. Yolumuza daha nice dumur çıkacak han kılığında, benzin istasyonu kılığında. O istasyonlarda nice çocuk oynatılmış olacak reklamlarda "ben yalnız forvet oynarım" diyen, hırsla daha çocuk yaşta zehirlenmesi istenen ve yollarda zaten nice çocuk var sömürülen.
Dumura uğrayacak vaktimiz yok. Bizim elinden tutup kaldıracak çocuklarımız var, yapışacağımız yakalar var, 'nine' kılığına girmiş, dumanlı hava fetişisti vahşi kurda edecek sözlerimiz var. 

Bir Münir Özkul daha gelmeyecek, iyisi mi biz konuşalım. "Bak beyim" diyelim, dumura uğramayalım, durmayalım; tutulan aklımızı çekip çıkaralım sıkıştığı yerden, kaldıralım yerden başımızı. 

Öne eğilmiş bakışların ne etkisi var! Ne alemi var! Sen sırtını gösterdikçe hırsıza alenen yol gösteriyorsun, "bin sırtıma da öyle çık tepeme" diyorsun. 

Eğmeyelim başımızı, herşeyden önce ve öte bizim çocuklara emanet etmemiz gereken bir geleceğimiz var!

"Bak beyim! Bu bizim geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği... Zihnini kirletemezsin, bayat sütünle zehirleyemezsin, tecavüz edemezsin, ilişemezsin!

Bak beyim! Bizim çocuklarımızı sokak ortasında, evinin balkonunda, beşiğinde öldüremezsin, köle tutamazsın onları, vahşi dişlerini o körpe bedenlerde iş gücü sayarak bileyemezsin, vergiden düşemezsin!

Bak beyim! Ne denli alçalırsan alçal, sen bizim beyimiz değilsin, çocuklarımızın efendisi değilsin!"

İlgili Haberler

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Vasatlığın ve cehaletin gemisinde değilim

ABC Kritik

Fikret Başkaya | 'Ezilen halkların aydını': Samir Amin

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof.Dr Coşkun Özdemir | Krizler kıskacındaki Türkiye

ABC Kritik

Nejla Kurul | Kötülük çoğalıyor, İyi'yi büyütmenin zamanı

ABC Kritik

ABC Kritik | İbrahim Utku Nar | CHP için başka bir yol mümkün mü?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Nejla Kurul | Güzellik Direnişte: Flormar İşçilerinin İyilik Hikâyesi

ABC Kritik

Fikret Başkaya | Ne ile cebelleştiğini bilmek!

ABC Kritik

Mustafa İlker Gürkan | CHP ve politikaları üzerine tezler

ABC Kritik

Hürriyet Yaşar | CHP'de önderlik sorunu olmak ve yapmak ayrımı -1

ABC Kritik

Prof. Dr. Nejla Kurul | Her ağaç tek başına ve ayakta mı ölür?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | CEHALET

ABC Kritik

ABC Kritik | Ali Şimşek | PKD: Uzaydaki Dışlanmışlara Övgü