darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Katar'dan gelen yardımın karşılığı ortaya çıktı

Emeklilere maaş şoku!

‘IMF'ye gidin, Berat Albayrak'ın işine son verin'

'Setlerde bakire arayan erkek oyuncu var'

Hem cinsiyetçi hem saçmalama uzmanı: Yandaş yazardan skandal yazı

Cumhuriyet yönetiminden açıklama: Yahudiye atılan tokat gibi

Cumhuriyet gazetesinde Doğan Satmış'ın görevine son verilmesinin ardından yazı işlerinde peş peşe gelen istifalar ve Can Dündar'ın önce istifa etttiği, ardında da 1.5 aylık bir tatile çıktığının açıklanması ile ortaya çıkan durum hakkında Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu tarafından gazetenin çalışanlarına yönelik bir açıklama yapılarak gelişmeler hakkında çalışanlara bilgi verildi.

Can Dündar'ın izne ayrılma gerekçesi ve Doğan Satmış'ın görevine son verilmesi ile istifalar hakkında yapılan açıklamada, Satmış'ın işten çıkarılma gerekçesi olarak açıkladığı olay, "Yahudiye tokat atan Hristiyan" fıkrası ile açıklandı.

İşte o açıklama:

Son gelişmelerle ilgili bilgilendirme;

Değerli iş ve çalışma arkadaşlarımız,

Son günlerde medyada sıkça sözü edilen gazetemizdeki bazı gelişmelerle ilgili olarak çalışma arkadaşlarımıza birinci ağızdan ve kaynaktan bilgi verilmesinin yararlı olacağı kanaatiyle aşağıdaki hususları bilgilerinize iletiyoruz.

Cumhuriyet gazetesi yalnızca bizlerin, yani bu kurumda çalışanların, bu gazetenin okurlarının değil, bu ülkede yaşayan çok sayıda insanın, hatta yurt dışındaki birçok kişi ve kurumun da gözbebeği. Çünkü, toplumca içinden geçmekte olduğumuz bu karabasan döneminde ne olup bittiğine dair cesur ve dürüst şekilde yayın yapan, doğru haber ve bilgi alınabilecek çok az sayıdaki kaynaklardan biri ve başlıcası.

Cumhuriyet Gazetesi'nin dostlarının çok olması gibi yayın çizgisinden, ilkeli duruşundan, biat etmeyen, güce boyun eğmeyen tavrından hoşnut olmayan muarızları da çok. Bu muarızlar, herhangi bir kurumda da olabilecek sıradan değişimleri, işten ayrılmaları, iç tartışmaları kollayarak mal bulmuş mağribi misali, hemen bir fesat kazanını kaynatmaya çalışıyorlar. Türkiye'nin, Cumhuriyet gazetesine belki de en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, dostlarımızı üzmemek, muarızlarımıza fırsat vermemek için iç işlerimize dair olağan tartışmaların dahi bu gerçeğin ışığında ve bilincinde olarak yapılmasında sonsuz yarar vardır. Tartışma üslubuna, yazdıklarımıza, ifadelerimize hepimiz daha fazla özen göstermekle yükümlüyüz. İçeride yaşadığımız tartışmaların aile içinde kalması, dışarıya sızmaması arzu edilirse de, böyle bir arzunun gerçekleşme olasılığı olmadığını da bilmeliyiz.

Bildiğiniz gibi, yayın danışmanı Doğan Satmış'ın gazetemizle olan iş ilişkisi Haziran 2016 sonu itibariyle bitirilmişti. Gazeteyi karıştırmak isteyenler, bu ayrılığın nedeninin, bundan 1,5 yıl önce yazdığı bir yazıda THY'nı övmesi olduğunu iddia ettiler. Bu saçma ve absürd iddiaya, işten ayrılmasının etkisi ve öfkesiyle kendisinin sosyal medyadan yaptığı açıklamalar etken oldu. Ortalama zekâya sahip bir insanın, bundan 1-1,5 yıl önceki bir tane yazı nedeniyle bir kişinin işine şimdi son verildiğine inanması, ikna olması, bu iddiayı ciddi bulması hayatın olağan akışına uygun değildir. Azıcık bir aklı olanın, basit bir akıl yürütmeyle bunu anlayabileceği açıktır. Hani, aradan ikibin yıl geçtikten sonra yoldan geçen Yahudiye tokat atan kişinin, bu eylemine gerekçe olarak "siz Hz. İsa'yı öldürmüşsünüz", "ben yeni öğrendim" fıkrasındaki gibi bir şey aktarılan hikaye.

Bu gazetenin yönetimi, D. Satmış'ın iş sözleşmesini neden feshetti? Bu konuya dair kendisinin yanıltıcı beyan ve açıklamaları sonucunda, istemeyerek de olsa gerçek nedeni açıklamak durumunda kalmıştık. Neydi bu neden? Hem yayın ilkeleriyle, hem de İcra Kurulu kararıyla yasaklanan, ticari firmaların tüm giderleri üstlenerek düzenlediği gezi davetlerine üst düzey yönetici konumundaki personelin katılması ve davet sahibi firmanın lehinde (esasen örtülü reklam niteliğinde) haber formunda yazı yayımlanmasıdır. Bu türden gezilere katılması yasaklanan sınırlı sayıdaki üst düzey yönetici arasında bulunan Doğan Satmış, bu yasağa karşın bir ticari kuruluşun düzenlediği Güney Fransa gezisi ve özel locada Türkiye milli maçını izleme davetini genel yayın yönetmeni ve İcra Kurulu'nun bilgisi ve onayı dışında kabul ederek geziye katılmış, döndükten hemen sonra da gazetenin ekonomi sayfalarında, adı geçen kuruluşun yetkilisinin -güya haber değeri taşıyan- beyanlarından bir yazıyı, üstelik 'haber merkezi' adıyla yayımlamıştır. Hepimizin bildiği, bilmesi gerektiği gibi Cumhuriyet gazetesi geleneği, ilkeleri ve kuralları olan bir kurumdur. Bu tür davranışlara göz yumulmaz, görmezden gelinmez. Kendisi, Fransa gezisi için -yasak olduğunu bildiği halde- genel yayın yönetmeninin yardımcısından izin aldığını beyan etmişse de, bu durum geçerli bir mazeret olarak kabul edilmemiştir. Hiç bir yönetici ve yetkilinin, hiyerarşi dışına çıkarak yayın ilkelerini de, üst yönetimin verdiği kararları da yok sayıcı, ihlal edici davranış ve eylemine izin verilemez. Adı geçenin ilişkisinin kesilmesine dair gerçek olay ve süreç bundan ibarettir.

Bu ayrılığın ardından bu defa da dün itibariyle genel yayın yönetmen yardımcısı Tahir Özyurtseven ve onunla birlikte yazı işleri müdürü Baydu Can, dış haberler şefi Pınar Ersoy, editörler Emine Özcan ve Can Doker ile Selin Ongun istifa etmişlerdir. Gazetemize dışarıdan katkı sunan Ceren Kumbasar, Zeynep Miraç ve Cihat Hazardağlı' da artık katkı sunmayacakları anlaşılmaktadır. Kamuoyuna yaptığımız açıklamada da belirttiğimiz gibi istifa ve ayrılık nedenlerini bildirip bildirmemek ya da nasıl ve ne şekilde açıklayacakları o arkadaşlarımızın tasarrufunda olan/olması gereken bir husustur. Onların adına konuşmak, onlar bu konuda herhangi bir beyanda bulunmadan bir değerlendirme yapmak hem etik, hem uygun olmaz. Hepsi de Cumhuriyet ailesine geçtiğimiz yıl katılan bu arkadaşlarımızın, aradan henüz daha bir yıl geçtikten sonra ayrılmaya karar vermeleri kendi tercih ve takdirleridir ve biz bu tercihlerine elbette saygı duyuyoruz. Hepinizin gayet iyi bildiği -ve hatta bazı eski ve kıdemli çalışma arkadaşlarımızın bununla ilgili sitem de ettiği- gibi gerek yönetim katında gerek çalışanlar katında bu arkadaşlarımıza bugüne kadar -eski çalışanlara kıyasla- en iyi olanaklar ve şartlar sunulmaya çalışılmıştır. Bu noktada ayrılan arkadaşlarımızla ilgili yapabileceğimiz tek şeyin, bugüne kadar verdikleri hizmet için kendilerine teşekkür etmek ve bundan sonraki yaşamlarında başarı ve esenlik dilemektir. Biz de bunu yaptık.

Değerli çalışma arkadaşlarımız,
Yaklaşık iki ay önce planlanmış ve ayarlanmış olan genel yayın yönetmenimiz Can Dündar'ın izin ve tatili, bu olay vesile edilerek aynı kapsamda değerlendirilmeye, bilinçli olarak manipüle edilmeye, çarpıtılmaya, olduğundan farklı yansıtılmaya çalışılmaktadır. Kendisi, yapılan spekülasyonlara cevap niteliğinde, görevinin başında olduğunu, tatile ve izne neden ihtiyaç duyduğunu belirten ve tatil dönüşü işinin başında olacağını açıkça söyleyen bir duyuru yayınladı. Buna karşın, hayal dünyasında yaşayan, ne olduğuyla değil de gönlünden geçenle ilgili olan bazı medya sitelerinde ve gazetelerde "genel yayın yönetmenliğinden ayrıldı", "görevini geçici süreyle bıraktı", "1,5 ay izin mi olur", "artık yalnızca yazar olacak" vb şeklinde dedikodu ve yalanlara yer verilmektedir. Bırakın Can Dündar'ın son bir yılda yaşadığı stres ve yoğunluğu, başına gelen felaketleri, tehditleri, hapisliği, mahkumiyeti, silahlı saldırıyı,... vb çok çok özel durumu bir yana, 10 yıllık meslek kıdemi olan her gazetecinin yılda 1,5 ay yıllık izin hakkının, yasal hakkı olduğunu dahi bilmeden bu pek makul ve anlaşılır izin, tatil, dinlenme olayında bile bir bit yeniği arıyorlar. Bu tür dedikodular, -ne kadar istenilmese de- her zaman yapılmaktadır, bundan sonra da her fırsatta yapılacağından kuşku duymamak gerekir. Bununla birlikte sizlerin işin gerçeğini bilmeniz bakımından bu bilgi ve açıklamanın paylaşılmasında yarar görülmüştür.

Genel Yayın Yönetmeninin izin ve tatil döneminde kendisinin uhdesinde olan yetkiler, iznini tamamlayıp fiilen işe başladığı tarihe kadar ve geçici olarak başka bir kimseye devredilmeksizin İcra Kurulu tarafından yerine getirilecektir. Ayrılan arkadaşlarımız dışında kalan yazı işleri yönetimi gazeteyi çıkarmaya devam edecektir. Bu vesileyle bazı medya sitelerinde, gazetemizin 1990'lı yıllarda yazı işleri müdürlüğünü de yapmış olan yazarımız Aydın Engin'in adı kullanılarak ve onun üzerinden bir spekülasyonla, yazarımıza ve gazetemize yönelik olarak akılları sıra bir itibar katline ve değersizleştirmeye yönelmiş bir algı operasyonu yapılmak istenilmektedir. Gazetemiz, diğer yazarlarının olduğu gibi Aydın Engin'in de yanında ve arkasındadır. Her yazarımızdan olduğu gibi onun da çok kıymetli birikim ve deneyimlerinden her zaman yararlanmıştır ve hiç kuşkusuz bundan sonra da yararlanmaya devam edecektir.

Artık bizlere düşen görev;
kof ve boş dedikoduları bir yana bırakmak, geçmişle değil gelecekle ilgilenmek, toplumun ve insanların en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde gerçek gazetecilik görevimizi layıkıyla yapmak, bunun için kenetlenerek okurlarımızı, halkı doğru bilgilendirmek, olan bitenden haberdar etmek, eleştiri ve yorumlarla aydınlatmaktır.

Elbirliği ve dayanışmayla bu görevimizi başarıyla yapacağımızdan kuşku duymuyoruz.

Arkamızda 92 yıllık köklü bir gelenek, hataları ve doğrularıyla büyük bir miras, bağımsızlığından aldığı gücü ve cesaretiyle onurlu ve dik bir duruş için gerekli olan maddi ve manevi şartlar olduğunu hiç bir zaman unutmuyor, bu olanakları yaratanları minnet ve şükranla anıyoruz.

Saygı ve sevgilerimizle
Cumhuriyet Gazetesi
İcra Kurulu 

İlgili Haberler

Medya

Fatih Portakal'dan dikkat çeken 'Uğur Gürses' paylaşımı

Medya

Ahmet Hakan'dan ilginç Bülent Arınç yazısı

Medya

Ahmet Hakan'dan 'Anti-Amerikancılık' dersleri

Medya

Cumhuriyet gazetesine zam

Medya

CNN Türk'te bir dönem sona eriyor

Medya

TRT yine skandala imza attı!

Medya

Gazeteciliği de böldüler! Nurcular'dan haremlik-selamlık gazetecilik semineri

Medya

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, cezaevindeki gazetecilerin bayramını kutladı

Medya

DİSK Basın İş: TL'deki değer kaybı gazetelerde kağıt sıkıntısına neden oluyor

Medya

'7 TL'den dolar bozduranlar hem kârlılar hem de vatanseverler'

Medya

RTÜK'ten Beyaz TV'ye ‘Adnan Oktar' cezası

Medya

Demirören'in işten attığı gazeteci için kampanya