YAZARLAR

Tüm Yazıları Haluk Şahin

Demonte edilmiş bir ülke

23.08.2016 14:16

Kırık plak gibi hep aynı sorudayız: Ne olacak şu Türkiyenin hali?

Elimiz mahkum maalesef: Cumhurbaşkanının ülkeyi sıfırdan yeniden inşa etmekten söz ettiği günlerde başka şeyler yazmak ne mümkün!

Memleketin şu hali derken bir tanım vermemi isteyecek olursanız demonte bir ülke diyebilirim.

Evet, maalesef şu anda Türkiye demonte bir ülke! Montajının yeniden yapılması gerekiyor. Bu da sanıldığından daha zor bir şey.

Zor, çünkü parçalar kırılmış, dökülmüş, dört bir yana dağılmış durumdalar. Vidalardan bazıları kayıp, bazıları başka şeylere karışmış. Yalama olmuş olanlar da var. Montaj için kullanılacak aletler de çok kötü durumda. Tarifname yırtılmış, eprimiş, bazı yerleri okunmuyor. Bazı yerlerini de karalamışlar.

Ve zaman koşturuyor. Köprülerin altından azgın sular geçiyor. Sel tehlikesi var. Acilen yapılması gereken şeylerin doğru yapılması zorunlu.

Gerçekten usta olmak gerek bu çetin işin altından kalkabilmek için.

Yürek çarpıntımız bundan. Kırık bir plak gibi hep aynı soruyu sormamız bundan.

***

Cunhuriyet Türkiyesi 20. Yüzyıl tarihinin en başarılı monte etme projelerinden birisidir. Adı Çağdaş Uygarlık Düzeyidir.

Batı emperyalizmini savaş meydanlarında yenen Mustafa Kemal ve arkadaşları yine Batı tarafından yazılmış bir tarifename ile yeni Türkiyenin parçalarını bir araya getirmeye, sıfırdan yeni bir ülke oluşturmaya başladılar.

Kolay değildi. Tarifenameyi okuyacak insan bulmak bile bir sorundu. Aletler bozuk, zamklar bayattı.

Ama yılmadılar. Tüm eksikliklerine ve zaman zaman uğradıkları başarısızlıklara rağmen parçaları birbirine eklediler ve gövdeyi ayağa kaldırdılar. Daha yapacak çok şey vardı. Ancak bütün dünyanın hayranlıkla izlediği bir çatı çıktı ortaya.

Çağdaş uygarlık düzeyini laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak kurmak kararındaydılar.

Bunu Avrupa Birliğine tam üye olarak taçlandıracaklardı, hayallerine göre.

***

Derken bir yerlerden demonte elemanları geldi. Sayıları gittikçe artmaya başladı.

Parçaları sökmeye, yapıştırıcıları ıslatmaya, vidaları gevşetmeye başladılar.

Laiklik ana direğini kırdılar, hukuk parçasını söktüler, bilim çatısını çökerttiler, demokrasi duvarını deldiler... Üniversite parçasını üniversite, medya parçasını medya, ordu parçasını ordu olmaktan çıkardılar, her birine bambaşka işlevler yüklediler.

Birileri onlara alkış tuttu; demonte ile görevli elemanlar Çağdaş Uygarlık Düzeyinin yapısökümünde çok yol aldılar. Her üfürükte sallanan, bütün civataları gevşemiş, bütün eklem yerleri zayıflamış, bütün boyaları dökülmüş bir ucube kaldı geride.

15 Temmuz gecesinin ertesinde gördüğümüz işte oydu.

Şimdi her şeyi yeniden ve daha iyi bir şekilde monte etmek gerektiği söyleniyor. Bu mümkün mü? Kurulacak yeni binanın adı ne olacak? Kim yapacak bu zor işin ustalığını?

Bu soruların yanıtlarını henüz bilmiyoruz.

Ama adı Çağdaş Uygarlık Düzeyi olmayan her projenin eninde sonunda yıkılacağını biliyoruz. Eşyanın tabiatı bunu kaçınılmaz kılıyor.

Eğitim