YAZARLAR

Tüm Yazıları Nahit Duru

Ecevitin iki büyük tarihi hatası

29.05.2016 07:36

Bülent Ecevit, gerici akımlara taviz verdi mi, vermedi mi? Mustafa Kemal Atatürkle ters düştü mü düşmedi mi?

Tavizi  hangi koşullarda verdi, Atatürkle neden ters düştü..? Bir göz atalım.

Ecevit, irticaya tavizin ilk adımını İzmirde atacaktı.

DSP kurulmuş, Bülent Ecevit, partinin genel başkanı olan eşi Rahşan hanımla birlikte İzmire gelmişti.

Ecevitin 10 yıl siyaset yapma yasağı sürüyordu. Bir gazeteci dostunun isteği üzerine, o günlerde İzmirde yaşayan Fetullah Gülenle tanışacak, hemen sonrasında Manisada yaptığı toplantıda da "bazı tarikatlar iyidir" diyerek, laiklik ilkesinden ilk tavizi verecekti.

Ecevit, bu sözleri gerçekten bazı tarikatların iyi olduğuna inandığı için mi, yoksa bu kesimin oylarına göz diktiği için mi söylemişti?

Bu sorunun yanıtı hiç bir zaman bulunamadı.

Ecevit bu sözleri ile de kalmayacak, Başbakanlığı döneminde, yurt dışındaki Fetullah Gülene ait okulları gezecek, övgüler yağdıracaktı.

Ecevit, özellikle Fetullah Gülenin cemaatine ilgi gösteriyor, kimi dostlarının uyarılarına rağmen, bunlarla kol kola dolaşmaktan, kimi fetocuları partide tutmaktan çekinmeyecekti.

Kaldı ki, Ecevitin 1974 yılında MSP ile koalisyon hükümeti kurarak, gericilerin, yobazların, adalet, içişleri, sanayi, tarım gibi önemli bakanlıklarda kök salmasına yol açtığı iddiaları da unutulmamıştı.

2000li yıllara gelindiğinde ise Ecevit, Mustafa Kemal Atatürkle de ters düşecekti. Karaoğlan, Fetullah Gülenin gazetesine verdiği söyleşide Vahdettinin  hain olmadığını iddia edecekti. Halbuki ki, Atatürk "Vahdettinin hıyanetinden milletin haberi olmadığını" Nutukta şöyle  anlatmıştı:

...Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, mütereddi (soysuzlaşmış), şahsını ve sadece tahtını koruyabileceğini hayal ettiği deni (alçakça) tedbirler araştırmakta. ... Padişah ve halife olan zat, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor.... Millet ve ordu, Padişah ve Halifenin hainliğinden haberdar olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı asırların kökleştirdiği din ve gelenek bağları dolayısıyla da içten gelerek boyun eğmekte ve sadık."

Ecevit, Mustafa Kemal Atatürke bağlı olduğunu her fırsatta vurgularken, Vahdettin konusunda aksi fikirleri nasıl  ve neden savunmuştu?

Bülent bey, yalnızca Gülen cemaatine şirin görünmek mi istiyordu, yoksa tüm gericilere, Atatürk düşmanlarına bir mesaj vermek mi istiyordu?

Bir zamanlar laiklik ilkesini Cumhuriyetin olmazsa olmazı kabul eden, laikliğin ortadan kalkması halinde, cumhuriyet yıkılacağını, toplumun ve  ulusun çözüleceğini, Türkiyenin  çağın gerisine düşeceğini vurgulayan Bülent Ecevit bazı konularda 180 derece dönmüştü.

Onu yaptığı ve yapmadığı işlerle övmek, ya da yermek olası.

Ancak, Ecevit tam zamanında aramızdan ayrılmış.

Feto terör örgütü ile ilişkilerini örtmek, unutturmak için uğraşan iktidar; yaşasaydı Bülent Eceviti de bu örgüte dahil eder,  soruşturma açar, belki tutuklatırdı.

Yine de Türk halkının Karaoğlanı Bülent Ecevitin, bu ülkeye özellikle bağımsızlık, insan hakları, işçi hakları ve demokrasi, konularında kazandırdıkları, son dönemini saymazsak, unutulmayacak, yaptığı  hataları örtecektir inancındayım.

Doğum gününde Onu saygı ve rahmetle anıyorum.

Günümüz CHPsi de, oy kaygısı veya başka nedenlerle, sosyal demokrasi çizgisinden,  Partinin ilkelerinden,  özellikle Atatürk milliyetçiliği ve laik Cumhuriyetten, hukukun üstünlüğünden, demokrasiden vazgeçmemeli, aksine bu ilkelere dört elle sarılıp halkla bütünleşmelidir. Ve bu ilkelere karşı olanları partiye almak yerine, CHPyi kuruluş felsefisine inanan insanların partisi haline dönüştürmek gerektiğine inananlardanım.

CHP kuruluş ilkelerine sahip çıkmazsa, Ecevitin yıllar önce vurguladığı gibi,  "cumhuriyet yıkılabilir, bu toplum çökebilir ve bu ulus çözülebilir."
 

Eğitim