Çok Okunanlar

Atatürk'ün annesine hakaret etmişti... Nişanyan, gerici meczuplarla yarışıyor

Muharrem İnce: Kılıçdaroğlu'nun o teklifine 'Evet' demeyeceğim

'Eurovision'a neden katılmıyoruz?' sorusuna hükümetten yanıt

İstanbul Havalimanı akan çatısıyla gündemde...

Mansur Yavaş'tan AKP'den aday olacak iddialarına yanıt

Dolar neden yükseldi, Türkiye’yi ne bekliyor?

Küresel piyasalardaki gelişmelerin yanında, Türkiye'deki artan iç politik gerginliklerin etkisiyle lirada zayıflama hız kazandı. Dolar, lira karşısında art arda yeni rekor düzeylere tırmanıyor. 3.40 lira ile psikolojik sınırını da hızla aşan dolar, 3.4069 liraya kadar tırmandı.

Dolardaki yükseliş, “Dolar neden yükseliyor? Doların yükselişi nedeniyle önümüzdeki günlerde yaşanabilecekler nelerdir?' sorularını berberinde getirdi. Herkesin merak ettiği bu soruları Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekan Vekili ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erinç Yeldan, Odatv’ye yanıtladı.

“UZMANLIK GEREKTİREN BİR NOKTA OLMAKTAN ÇIKTI'

“Her şey ortada ve o kadar açık ki, bir iktisatçı uzman görüşüne, 'piyasa uzmanı’ görüşüne ihtiyaç olmayacak kadar' diyen Prof. Dr. Erinç Yeldan, “Bu noktaya nasıl geldik, niye geldik, bunlar akşamdan sabaha kendiliğinden olmadı. Yıllardır biriken sorunların artık kaçınılmaz tezahürleri olarak gözüküyor. Artık bu bir uzmanlık ve çok çalışma gerektiren bir nokta olmaktan çıktı. Konuyla ilgilenen her insanın çok kolay görebileceği bir endişe halini aldı' açıklamasında bulundu.

“PARASAL GENİŞLEMEDEN KALAN KIRINTILAR KALDI'

Prof. Dr. Erinç Yeldan, “Dolar neden yükseliyor?' sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Türkiye’nin AKP ekonomi idaresi altındaki 'model’i, dövizin ucuzluğuna dayalı olarak ucuz ithalat, ucuz döviz, bol sıcak para, bunların getirdiği ekonomik canlılık üzerine kurguluydu. Bu döviz bolluğu, yüksek faiz önererek yurtdışından gelen sıcak parayı Türkiye’ye çekmek, büyük özelleştirmeler, TÜPRAŞ gibi, TELEKOM gibi… Ve buna bağlı doğrudan yabancı sermaye yatırımı adı altında Türkiye’ye gelen yabancı ortaklıklar oldu. Ama 2008 ve sonrası artık bu olanakları kuruttu. Şimdi geriye Amerika’nın 'miktar kolaylaştırması’ diye adlandırdığı parasal genişlemeden kalan kırıntılar kaldı. Bunlar da Türkiye’ye şu anda gelmiyor, çünkü adı üzerinde bu sıcak nitelikli, spekülatif nitelikli bir para. Hukukun bu kadar zedelendiği, siyasi gerginliğin bu denli arttığı ekonomiye, ne sıcağı ne soğuğu döviz girişi olmuyor. Bunu ötesinde Amerika’daki çalkantılar artık Amerika ekonomisinin giderek genişleyici bir yola gireceği ama bunun bedelini dünyaya enflasyon olarak ödettireceği anlaşılıyor. Bütün dünyada artık sermaye kendisine güvenli bir liman arayışı içersinde. Çin ekonomisinde yavaşlama, Avrupa’da süregelen durgunluk, işsizlik, Türkiye benzeri ülkelerde de yaşanan çalkantılar, Güney Afrika’da, Brezilya’da, Macaristan’da oradaki artık siyasi ve hukuksal gerginliklerin artması, dünya küresel sermayesini tekrardan merkeze yani, tam dünyanın hegemonik kapitalist merkezinin dönüşmesine neden oluyor. Dolardaki yükseliş buna dayalı.'

“BEDELLERİNİ 2017 VE SONRASINDA ÖDEYECEĞİZ'

“Doların yükselişi nedeniyle önümüzdeki günlerde yaşanabilecekler nelerdir?' sorusuna ise Prof. Dr. Erinç Yeldan, şu yanıtı verdi:

“Amerika, Trump ile devam edecek, herkes pozisyonunu ona göre aldı ve bir rahatlama dönemine girdi Amerika. Bunun Türkiye’ye olan yansımaları kuşkusuz, dövize dayalı büyüme sergilemeye çalışan ve dış borçlanmayla bunu sürdüren Türkiye ekonomisi ve reel sektör şirketler için de çok can acıtıcı olacak. Kurun 3.30’un üzerine doğru hareketlenmesi ileriye dönük beklentileri çok olumsuz yansıtacak. Çok büyük olasılıkla Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte veya genel olarak 2016’nın ikinci yarısında negatif büyüme sergileyecek. Zaten işsizlik kabaca mayıs, haziran ayından bu yana hep giderek olumsuz bir konjonktüre sürüklenmiş vaziyette. Sermaye hareketlerindeki yön değiştirme veya durgunluk da Türkiye ekonomisini çok büyük olasılıkla bir negatif büyüme oranlarına sürüklüyor olacak. Bir anlamda da bizim dövizin bolluğuna ve dövizin ucuzluğuna dayalı bu yapay hormonlu büyümenin bedellerini 2017 ve sonrasında ödüyor olacağa benziyoruz.'

İlgili Haberler

Ekonomi

AKP'li vekil duyurdu: Türkiye çayı da ithal edecek...

Ekonomi

TÜSİAD Başkanı Bilecik'ten ‘ekonomiyi ayağa kaldırmak' için öneri

Ekonomi

Bireysel emeklilikten ayrılan ayrılana...

Ekonomi

BES'ten 4 ayda 85 bin 550 ayrılık

Ekonomi

Noyan Umruk | Atlar artık tık nefes...

Ekonomi

Makina Mühendisleri Odası: İnşaatla büyümenin sonuna gelindi, kriz derinleşecek

Ekonomi

Doğal gaz ve elektrik faturası nasıl düşer?

Ekonomi

'Dövizle kira yasağı' uzun sürmedi: İstisnalar açıklandı...

Ekonomi

Rusya'dan Sütaş'a ihracat yasağı

Ekonomi

Kerkük petrolü Türkiye üzerinden tekrar ihraç edilmeye başlandı

Ekonomi

Yemek kartı şirketlerine 'rekabet ihlali' cezası

Ekonomi

Türkiye'nin sanayi üretimi düştü