Çok Okunanlar

Muharrem İnce: Kılıçdaroğlu'nun o teklifine 'Evet' demeyeceğim

Atatürk'ün annesine hakaret etmişti... Nişanyan, gerici meczuplarla yarışıyor

'Eurovision'a neden katılmıyoruz?' sorusuna hükümetten yanıt

Mansur Yavaş'tan AKP'den aday olacak iddialarına yanıt

CHP ile HDP'nin ortak adayı olacağı iddia edilen Celal Doğan'dan açıklama

Erdoğan: Ben de bir çobanım!

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz'un Türkiye'ye yönelik açıklamalarına tepki göstererek, "Kimsin sen ya? Neymiş orada bir parlamentonun başkanı. Sen Türkiye adına ne zamandan beri karar verme yetkisine sahip oldun? Ne diyor, şu terbiyesize bak 'Yaptırım uygularız' diyor. Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar? Geç kalıyorsun geç. Biz de bu saldırıya cevap olarak onların kullandığı ne kadar maşa ne kadar hain varsa hepsinin başını eziyoruz; ezeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Tarım Projesi Toplantısı'na katıldı. Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik de katıldı. Toplantıda konuşan Başbakan Yıldırım, hayvancılıkta Türkiye'nin kendi kendine yeten bir ülke haline getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Koruma kararıyla tarım alanlarına fabrika ve bina da yapılmayacağını açıklayan Yıldırım, "Mutlaka ve mutlaka damızlık hayvancılığını teşvik edeceğiz. Bir süre belki de daha ithalat yapacağız ama o süre geçtikten sonra artık hayvancılıkta kendi kendimize yeten ülke haline gelmeyi hedefliyoruz. Planlarımızı, projelerimizi buna göre yaptık. Tarım alanlarımızın korunmasına yönelik 184 ovamızı özel koruma altına alıyoruz. Buralara fabrika, bina yapılmayacak. Bina, fabrika yapılacaksa tarım arazi dışında yapılması lazım. Ne yazık ki şehirleşmede görüyoruz. O güzelim tarım arazilerinde yüksek yüksek beton binalar yükseliyor. Ülkemizin bereketli toprakları beton yığınına dönüşüyor. Bunun da önüne geçeceğiz koruma kararıyla birlikte" diye konuştu.

"MERALARIMIZ, ALÇAK TERÖR ELEMANLARIYLA DEĞİL ÇOBANLARIMIZLA ŞENLENECEK"

Meraların teröristlerle değil, çiftçilerle şenleneceğini belirten Başbakan Yıldırım, "Buğdayla koyun gerisi oyun. Bizim beslenme geleneğimizde bu var. Sebze, diğer ürünler de muhakkak önemli ama tahıl ve et bizim için stratejik iki üründür. Bunların her yerde desteklenmesi için gereken tedbirli alacağız. Milli tarım projemizin çiftçimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bundan böyle meralarımız, alçak terör elemanlarıyla değil; çobanlarımızla, çiftçilerimizle ve ülkemizin hayvancılığıyla daha şenlenecek" ifadelerini kullandı.



ERDOĞAN: BEN DE BİR ÇOBANIM
Beştepe'deki Milli Tarım Projesi Toplantısı'nda hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım konusunun insanlığın varlığını sürdürebilmesinin olmazsa olmazı olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Çobanlık, deyip hafife almayın. Alan alsın. Çobanlığın felsefesini anlamayan, onun psikolojisini yaşamayan insan yönetemez. Ben de bir çobanım. 'Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüklerinizden mesulsünüz' diye buyuruyor Peygamber Efendimiz. Bunu anlayan anlar, anlamayan anlamaz. Anlamayanların geldiği durum belli zaten. Biz işimize bakalım" dedi.

"TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HER BİRİ AYNI AMAÇ İÇİN SALDIRIYOR"

Terör örgütlerinin Türkiye'ye farklı kollardan da olsa aynı amaç için saldırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Biz hem kendimiz hem de tüm mağdurlar ve mazlumlar için gayret gösterirken, birileri de ısrarla ülkemizi terörün, çatışmanın, istikrarsızlığın ateşiyle yakmak için uğraşıyor. Terör örgütlerinin her biri başka bir koldan ama aynı amaç için saldırıyor. Kimi silahıyla kimi fitnesiyle kimi propaganda gücüyle ülkemizi verecekleri en büyük zararı vermeye çalışıyor. Her birinin arkasında farklı güçlerin, ülkelerin silüetleri olduğunu elbette biliyoruz; ama masa başında bu hesapları yapanlar, milletimizi tanımadığı için başka yerlerde tıkır tıkır işleyen planlarının Türkiye'de niçin boşa çıktığını anlamıyor. Bilmiyorlar ki bu millet, aziz bir millet. Sadece kendi içimizde bu şekilde dimdik ayakta durmakla kalmıyor, çevremizdeki dost ve kardeş toplumlara da her türlü desteği veriyoruz. Suriye'de, Irak'ta bunun için varız. Dünyanın dört bir yanındaki mağdur ve mazlumların yanındayız. Yanında olmaya devam edeceğiz"

"ÖYLE BİR CEVAP VERECEĞİZ Kİ BİR DAHA KİMSE AKLINDAN DAHİ GEÇİREMEYECEK"

Mardin'in Derik İlçesi'nde Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk'ün şehit edilmesi üzerinden terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Erdoğan, "Muhammet Fatih kardeşimizin şehadeti öfkemizi ve üzüntümüzü artırırken, aynı zamanda bölücü terör örgütüyle olan mücadele azmimizi de biledi, artırdı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Cumhurbaşkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanı olarak buradan sizlerin huzurunda hükümetimize, Genelkurmay Başkanlığı'mıza, İçişleri Bakanlığı'mıza, kuvvet komutanlarımıza, tüm güvenlik ve istihbarat teşkilatımıza şu mesajı vermek istiyorum. Bugüne kadar hiçbir şehidimizin kanını yerde koymadık, koymayacağız. Ama mesele artık kanı yerde koyma koymama boyutunu aşmıştır. Türkiye'ye ve Türk milletine yönelik her saldırıya her ihanet girişimine öyle bir cevap vereceğiz ki bir daha kimse değil teşebbüs etmek, böyle bir niyeti aklından dahi geçiremeyecektir. Bu ülkenin vatandaşını öldüren terör örgütüne de onlara yardım ve yataklık eden, siyasi destek veren herkese de dünyayı dar etmezsek yazıklar olsun bize" diye konuştu.

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN NE KADAR ADAMI VARSA HAK ETTİĞİ CEZAYA ÇARPTIRACAĞIZ"

Türkiye'nin yeni güvenlik konseptine ilişkin konuşan Erdoğan, "Yeni güvenlik konseptimizde PKK'nın veya bir başka terör örgütünün çapı ne olursa olsun hiçbir eylemine karşı en küçük bir tereddüt yoktur. Tam tersine böyle bir durumda var gücümüzle terör örgütünün tepesine binecek, bilinen ve bilinmeyen ne kadar adamı, destekçisi, yardakçısı varsa hepsini de hukuk çerçevesinde hak ettiği cezaya çarptıracağız" açıklamasında bulundu.

'İDAM' SLOGANLARINA YANIT: HÜKÜMETİMİZ VE MHP İDAM KONUSUNU PARLAMENTODA GÖRÜŞMEKTEN YANA

Salondan yükselen 'İdam isteriz' sloganlarına yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda hükümetimiz ve MHP idam konusunu parlamentoda görüşmekten yanalar. Parlamento bu kararı aldığı anda, bana da onaya geldiğinde ben bunu onaylarım. Ondan sonra referandum olduğu için millete gidecek. Asıl onay merci millet" dedi.



AP BAŞKANI SCHULZ'A TEPKİ: KİMSİN SEN? NE ZAMANDAN BERİ KARAR VERME YETKİSİNE SAHİP OLDUN?

AP Başkanı Martin Schulz'un Türkiye'ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Batı ne diyor 'İdam olmaz'. Buradan sesleniyorum. Ey Batı, bu milletin kaderi sizin elinizde değil. Bu milletin kaderi bizim elimizdedir. Bugün dünyanın büyük çoğunluğunda da bu var. Kimsin sen ya? Neymiş orada bir parlamentonun başkanı. Nesin sen? Sen Türkiye adına ne zamandan beri karar verme yetkisine sahip oldun? 53 yıldır Türkiye'yi AB'ye almayan sen veya siz nasıl olur da Türkiye hakkında böyle bir karar verme yoluna gidersin? Sen daha Türkiye'yi tanıyamamışsın. Türkiye'deki birileriyle çevirdiğiniz fırıldaklar bu millet adına değildir. Bu millet kendi göbeğini kendi keser"

ERDOĞAN'DAN AB'YE: GEÇ KALDINIZ, HEMEN KARARINIZI VERİN

Bazı Avrupa ülkelerinde terör örgütünün ajanlarının olduğunu söyleyen Erdoğan, "Siz önce verdiğiniz sözleri tutun. Siz önce AB parlamentosunda, Avrupa Kongresi'nde, oralarda önce terör örgütlerinin temsilcilerini temizleyin. PKK'yı terör örgütü olarak ilan etmek, meseleyi bitirmez. Önce onların temsilcilerini temizleyin de sizi o zaman görelim. Şu anda Almanya'da, Fransa'da, İsveç'te, Hollanda'da terör örgütünün ajanları cirit atıyor cirit. Onlara her türlü desteği vereceksiniz ondan sonra kalkıp Türkiye'ye de 'Avrupa Birliği ile müzakereler durdurulabilecek' diyeceksiniz. Geç kaldınız ya, hemen kararınızı verin" ifadelerini kullandı.

"YIL SONUNA KADAR SABREDELİM SONRA MİLLETE GİDELİM"

Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakereleriyle ilgili milletin vereceği kararı işaret eden Erdoğan, "Bak Sayın Başbakan, bakanlar burada. Ben de Cumhurbaşkanı olarak diyorum ki yıl sonuna kadar sabredelim. Sonra da millete gidelim. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletin. Öyleyse nihai kararı millet vereceğine göre gidelim millete. Siz verdiğiniz hiçbir sözü tutmadınız ki bugüne kadar, sizinle biz nereye yürüyeceğiz? Bunlar dürüst değil. Biz dürüst olanlarla yol yürüyeceğiz, dürüst olmayanlarla değil" diye konuştu.

"ŞU TERBİYESİZE BAK 'YAPTIRIM UYGULARIZ' DİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Anlıyoruz ki birileri kendi akıllarınca bize bu coğrafyayı dar etmek istiyor. Ellerinden geleni arkasına koymasınlar. Ne diyor, şu terbiyesize bak 'Yaptırım uygularız' diyor. Senin her yerin yaptırım olsa ne yazar? Geç kalıyorsun geç. Biz de bu saldırıya cevap olarak onların kullandığı ne kadar maşa ne kadar hain varsa hepsinin başını eziyoruz; ezeceğiz. Şehitlerimizin cenazelerinde biz gözyaşı dökeceğimize varsın onların topu birden cehennem çukurunda cayır cayır yansın. Uluslararası alanda da terör örgütlerinin arkalarındaki güçlerle hesaplaşmaktan geri durmayacağız. 15 Temmuz bizim artık canımızdan başka kaybedecek hiçbir şeyimizin kalmadığını gördüğümüz gündür. Hodri meydan diyoruz"

Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Patatesi Niğde’de, Aksaray’da, Ödemiş’te ekiyoruz. Bu sefer fiyatlar düşüyor. Onun içi bu havzalara göre tarım 941 havzaya göre ekimlerin yapılması, ürünlerin belirlenmesi aslında tarım sektöründe köklü bir değişikliği işaret ediyor. Kafana göre değil, havzana göre... Böylece bir bölgede pamuk ekildiyse öbür bölgede buğday ekilecek, pirinç ekilecek ve Türkiye’nin her köşesinde dengeli bir tarım politikası yerleşmiş olacak. 

"Bu önemli bir şey. Bütün illerimizi, ilçelerimizi kapsayan, Gıda ve Tarım Bakanlığımız bir çalışma yaptı ve bugün çiftçinin elinde bir rehber var. Nereye hangi ürünü ekersek destek alacağız, teşvik alacağız, belirlendi. Mağduriyetler önlenmiş olacak, kaynak israfına son verilmiş olacak. Yani çiftçi yaptığı işten mutlu olmuyorsa. Onca alın teri, el emeği boşa gidiyorsa o zaman bir yerde yanlış var demektir. 

"Sayın Cumhurbaşkanım, değerli çiftçi kardeşlerim. Burada bakanımız projenin bütün detaylarını anlattı. Tekrara düşmemek için bunların hepsine değinmeyeceğim, sadece şunu söylemek istiyorum. Biz AK Parti iktidarında geçtiğimiz 14 yılda, tarım sektörüne tam 90 milyar lira destek verdik. Helal-i hoş olsun. Tarım sektörü bunu hak ediyor. Daha fazla da destek vermeliyiz. Bu destekler daha fazla olmalı çünkü tarım sektörü kaynak tüketen değil, Türkiye’nin büyümesine, gelişmesine katkı sağlayan sektörlerin başında olmaya devam ediyor.

"BU İŞİ SADELEŞTİRELİM"

Şimdi değişikliğe gidiyoruz. Parça pinçik vermek yerine, nisan mayısta bir destek, eylül ekimde topluca bir destek vermek suretiyle bu işi sadeleştirelim. Böyle yapınca tabii, aldığından da bir şey anlasın insanlar. Para geliyor, hiçbir işine yaramıyor. Faizle kredi alıyor vesaire, destek arada yok olup gidiyor. Bir yılda 14-15 milyar destek yapacağız, yarısını nisanda, mayısta vereceğiz, diğer yarısını eylül, ekimde vereceğiz. Ne alacağınızı, ne ekeceğinizi bileceksiniz. İşinizi ona göre yapacaksınız. 

Tarım sektörümüzün tabii birçok ihtiyacı var, birçok sorunu var ama tarım sektörünün çiftçilik yapan kardeşlerimiz bilir, iki girdisi var. Mazot ve gübre. Bunlara destekler içerisinde bunlara ağırlık vereceğiz. Özellikle gübreye ve yakıta yoğunlaşacağız. 2017’den itibaren gübrede KDV’yi kaldırdık, gübrede mesafe aldık. Mazot için de deponun yarısı sizden, yarısı bizden. Hayırlı uğurlu olsun. 

Bir de sulamayla ilgili problemimiz var. Sulama ve toprağımızı daha etkin kullanmak için iki şeye ihtiyacımız var. Toplulaşmayı hızlandırmamız lazım. Mevzuat var ama ağır işliyor. Maalesef miras nedeniyle büyük büyük tarlalar bölüne bölüne bir evreye düştü. Dolayısıyla hiç kimsenin işine yaramıyor, toprakları kullanamıyoruz. Onun için zaten bu miras yoluyla bölünmeye yönelik kanuni düzenleme de yaptık. 2023’e kadar 7 milyon hektar yeni tarım arazisi toplulaştırması gerçekleştireceğiz.

Ayrıca Bakanlar Kurulu olarak aldığımız bir kararla sulamada tarlanın başından itibaren sorumluluğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na veriyoruz. Barajların yapımı, suyun tarlaya kadar getirilmesi Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın ama kapalı sulama, her türlü sulama işinin sorumluluğunu Tarım Bakanlığı yönetecek. Böylece koordinasyon sorunu, önceliklerin giderilmesi meselesi hallolacak.

Bir de hayvancılık tarafı. Onu da bakanımız bütün detaylarıyla anlattı. Hayvansal varlığımız 12 milyondan 23,5 milyon tona yükseldi. Hayvancılığımız her ne kadar istediğimiz hızda gelişmiyorsa da önemli mesafe kat ettik.

Kısaca milli tarım projesiyle ilgili anlatacaklarımız bundan ibaret. Şunu yapmamız lazım, hayvancılıkta açığımızı et ithal ederek sürdürülebilir hale getiremeyiz. Mutlaka, damızlık hayvancılığı teşvik edeceğiz. Bir süre daha ithalat yapacağız ama daha sonra kendi kendimize yetmek istiyoruz. Tarım alanlarımızın korunmasına yönelik 184 ovamızı özel koruma altına alıyoruz. Buralara fabrika, bina yapılmayacak. 

İlgili Haberler

Politika

Erdoğan: Her türlü fikrin serbestçe dillendirildiği bir iklimde yaşıyoruz...

Politika

ABD'den Pence ve Türkiye'deki tutuklu gazeteciler hakkında açıklama

Politika

Bakan Pakdemirli'den 'ezber bozacak proje' iddiası

Politika

AKP'de aday adaylarının sayısı belli oldu

Politika

Hulusi Akar: ABD'nin YPG ile işbirliğini kesmesini bekliyoruz

Politika

İyi Parti, Kentsel Dönüşüm Mağduru Kirazlitepe sakinleri ile bir araya geldi.

Politika

Bahçeli'nin 'Görüşleri partiyi bağlamaz' dediği Enginyurt'tan açıklama

Politika

İyi Parti'den yerel seçimde CHP ile işbirliği açıklaması

Politika

CHP lideri Kılıçdaroğlu: İş dünyası korkudan eleştiri yapamıyor

Politika

Erdoğan, Millet Bahçesi açılışında 'Gezi olaylarını yapanlar gelip görsünler çevrecilik nedir' dedi

Politika

Anadolu Kültür'e yönelik operasyonda gözaltına alınan Prof. Dr. Betül Tanbay serbest bırakıldı

Politika

'Stratejik derinlik'ten düşünce özgürlüğü açıklaması