darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Erdoğan: Ak Parti, Atatürk'ün başlattığı mücadelenin temsilcisidir

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Candaş Tolga Işık'ın iddiasını Emniyet yalanladı: Haber yalan mı?

Yemen'de 40 çocuğu öldüren bombanın hangi ülkeden geldiği ortaya çıktı

Genel müdürden Garanti Bankası çalışanlarına 'ekonomi' maili: Sır saklama yükümlülüklerimiz...

Erdoğan frene bastı: Yeni Anayasa'da İslam vurgusuna gerek yok!

Cumharbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hırvatistan gezisine de türkiye gündemi damga vurdu. Erdoğan4ın Zagreb Uluslararası Havalimanı4nda hırvatistan Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri Domagoj Juricic karşıladı. Gezi sırasında gazetecilerin sorularınıyanıtlayan Erdoğan, son günlerin en önemli gündem konusu olan anayasa ve laiklik hakkında şunları söyledi:

AĞZINA KİLİT VURULAMAZ

TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın yeni anayasada laikliğe yer verilmemesi yolundaki sözleri tartışma yarattı. Muhalefet ağır ifadeler kullandı. Sizin yorumunuz nedir?

ERDOĞAN: TBMM Başkanı’nın ağzına herhalde kimse kalkıp kilit vuracak değil. Bu insan, hayatı siyasetin içinde geçmiş biri. Ortada bir anayasa çalışması var, o da görüşünü söylemiş. Beğenirsin beğenmezsin, o ayrı mesele. 'Peki bu konuda, Tayyip Erdoğan olarak siz ne düşünüyorsunuz?’ diye soruyorsanız, benim düşüncem AK Parti’yi kurduğum dönemden itibaren belli. Laiklikle ilgili düşüncemizin ne olduğu, kurucusu olduğum AK Parti’nin programında kayıtlı. Kaldı ki İsmail bey de AK Parti’nin mensubu olarak Parlamento Başkanı seçildi. Bu da onun, AK Parti programında belirtilenleri kabul ederek oraya gelmiş olduğunu gösterir. Ama ne yapmış? Yeni hazırlanmakta olan anayasa ile ilgili bir bilimsel toplantıda kendine göre, dünyadan bazı örnekler vererek bazı şahsi kanaatlerini paylaşmış.

Ben bu konudaki görüşümü, Mısır’da Kahire’de o dev opera binasındaki konuşmamda da söyledim. Laikliğin, devletin tüm farklı inanç grupları için bir güvence olduğunu, bütün farklı inanç gruplarına eşit mesafede durması olduğunu anlattım. Hatta o zaman, şimdi hapiste olan Müslüman Kardeşler yetkilisi Muhammed Bedii, 'Bu dediğiniz nasıl bir şey’ diyerek şaşkınlığını dile getirmişti. Kendisine anlatınca, 'Böyle olduktan sonra ben de bunu tasvip ediyorum' demişti. Laikliği, ladinilik, din karşıtlığı gibi sunar ya da uygularsanız, elbette itirazlarla karşılaşırsınız.

Oysa laiklik, devletin, tüm inançlara, ateistler dahil tüm gruplara eşit mesafede olması; tüm inanç gruplarının devletin güvencesi altında olmasıdır. Türkiye’de TBMM Başkanımızın bazı ifadelerinden hareketle yaygara koparılarak bir yere varılabileceğini düşünmüyorum. Ama muhalefette her olayda sadece hakaret peşinde koşanlar olduğu da malum. Başlarındaki zatın sağda solda benimle ilgili hakaretamiz konuşmaları ortada.

KALPAZAN DEDİ, ELİNİ SIKMAM

Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde kendisiyle (Kemal Kılıçdaroğlu) tokalaşmadınız...

ERDOĞAN: Birileri hem Cumhurbaşkanı’na kalkıp kalpazan diyecek, her türlü hakareti edecek, hem de gelip elinin sıkılmasını bekleyecek... Böyle bir şey olabilir mi? Ben parlamentoda değilim. Bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım. Dolayısıyla bir insan saygı duyarsa, biz de ona saygı duyarız. Bu makamdayız diye, sağ yanağımıza vuranlara hiç ses çıkarmayıp bir de sol yanağımızı çevirecek değiliz. Kusura bakmasınlar Tayyip Erdoğan böyle biri değil.

BUNLAR BOŞ İŞLER

AKP içinde, “Nüfusumuzun yüzde 99’u Müslüman, dolayısıyla anayasada laikliğe dokunmadan, İslam’a biraz daha vurgu yapalım' görüşünü savunanlar olduğu söyleniyor.

ERDOĞAN: Bunların hepsi boş şeyler. Anayasada bu ülkedeki tüm dini grupların inançları güvence altına alınıyorsa, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede olması esas alınıyorsa, özellikle İslam’a vurgu yapmaya ne diye ihtiyaç olsun? Ben bir Müslüman olarak inancımı istediğim gibi yaşayabiliyorsam mesele bitmiştir. Hıristiyan Hıristiyanlığını yaşayabiliyorsa, Musevi Museviliğini yaşayabiliyorsa, ateist ateistliğini yaşayabiliyorsa onun için de bitmiştir.

AK Parti iktidara geldiğinde bana bir televizyon programında, “Siz geldiniz, başörtüyü getirecek misiniz' diye sormuşlardı. Ben de öyle bir gündemimiz olmadığını söylemiştim. Başörtüsü zorunluluğu diye bir gündemimiz de hiç olmadı. Ama başörtüsü yasağı vardı. Milletin teveccühü sayesinde o yasağa son verdiğimizde de, bazıları kalktı, '411 el kaosa kalktı’ diye manşet attı.

ÇİFT BAŞLILIĞA SON VERİLMELİ

Yeni anayasa konusunda da önemli olan, ülkemize yakışanı yapmaktır. Hatta gerekiyorsa, şu anda ABD’de olduğu gibi, belli ana başlıklardan, içeriği fıkralardan oluşan, kısa bir anayasa yapılmalı -Ki arkadaşların birçoğu, mesela Mustafa Şentop Hoca da bu işe olumlu bakıyor- bu işi süratlendirir diye düşünüyorum. Bir başkanlık sistemini konuşuyorsun kıyamet kopuyor. İtirazları da biz söyledik diye! Ama önerebildikleri bir alternatif de yok. Patinaja son vermek lazım. Ülkenin, çift başlılık görüntüsünden kurtulması lazım. Halk buna hazır aslında.

'ONU AHMET BEY'E SORUN'

Başbakan, “Tam başkanlığı benimsiyorum dersem, kendimi inkar etmiş olurum' anlamında bir cümle kullandı. Siz de “Eğer tam başkanlık sistemi benimsenmiyorsa, partili cumhurbaşkanlığı da olabilir' demiştiniz.

Onu bana değil, Ahmet Bey’e sormanız lazım. Benim kendi Meşveret Meclisim’deki danışmanlarımla bu konuda çalışmalar yapıyorum. Anayasacı arkadaşlarım tüm dünyayı tarıyorlar, araştırıyorlar. Amacımız alternatifleri de değerlendirebilmek.

İlgili Haberler

Politika

Erdoğan'ın yeni atama kararları Resmi Gazete'de

Politika

Mehmet Ali Güller | Gemi tartışması ve karaya oturmak

Politika

'TBMM, Rus parlamenterlerle dostluk grubu kuracak'

Politika

Kılıçdaroğlu: Kofi Annan'ı saygıyla hatırlayacağız

Politika

Bahçeli'den Erdoğan'a tebrik telefonu

Politika

'Kılıçdaroğlu hastalığı' yeniden nüksetti'

Politika

AKP'de yeni MYK belli oldu... İşte isimler

Politika

Hulusi Akar'dan Menbiç açıklaması

Politika

Beklenildiği gibi Erdoğan yeniden AKP Genel Başkanı seçildi

Politika

AKP'de 'seçim ittifakı' tüzüğe girdi

Politika

4 kişinin öldüğü olaya adı karışan vekil AKP'nin yeni MKYK'sında

Politika

Bedelli askerlikte ilk 3 döneme ait celp planlaması yapıldı