YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Bu gidişle çöküş daha hızlı olacak

11.01.2017 01:03

Anayasa maddelerinin görüşülmesi sürerken, Dolar ve Avrodaki hareketlilik ve hızlı artış Türkiyenin çöküşünün çok daha hızlı olacağına işaret ediyor.

Onbeş yıldır iktidarda olan AKP, sürekli kandırılmış, aldatılmış bir parti olarak halkın karşında hep mağduru oynayarak günah çıkartmaya devam ededursun, ekonomi başaşağıya gidiyor.

MHP, AKP ile yaptığı gizli anlaşmalar ile onları destekleyip, başkanlık sisteminin önünü açarsa, boşalan kadrolardan yer kapabileceğini ve işsiz tabanına iş yaratarak ayakta kalabileceğinin hesabını yapıyor ama böyle giderse o kadrolara maaş ödeyemeyecek bir devletin memuru olacaklar, bu da partilerinin yok olmasının nedeni olacak.

AKP ve Saray, Anayasa görüşmelerinin hiç bir muhalif eylemle karşı karşıya kalmaması için Ankarada gösteri yürüyüşlerini, toplantılarını vb. tüm etkinlikleri 30 gün süreyle yasaklayarak bu Anayasadan sonra ülkenin nasıl bir yasaklar toplumu olacağının işaretini veriyor. Belki de yaratılmış bu korku ortamından kaynaklanan bir etki ile toplumsal direniş son derece hafif ve sosyal medya ile sınırlı. Oysa Avrupa televizyonları Türkiyede olup bitenleri, TBMMdeki hukuk dışı davranışları sürekli haber olarak veriyor ve kendi kamuoyunu bilgilendiriyor.

Avrupa, Türkiyenin en önde gelen ticari ortağıdır, ancak demokrasinin olmadığı, konuşma özgürlüğünün sınırlandığı, gazetecilerin ve seçilmiş milletvekillerinin hapis edildiği bir ülke ile ilişkilerini hangi düzeyde sürdürmeye devam eder? İşte bugünlerde Avrupa kulisleri bunu konuşuyor ve tartışıyor.

Tüm polikaları iflas etmiş bir AKP ve Saray ile ilişkilerin normal devam edemeyeceği, Türkiyeden Avrupaya doğru ciddi bir beyin ve sermaye göçünün başlaması olasılığı Avrupalıyı derin düşüncelere itiyor.

Putine bel bağlamış ve onu alternatif gibi öne süren Türkiye dış politikası, kiminle ne dans ettiğinin hiç farkında bile değil. Putinin parası olsaydı çok daha farklı davranmayacak mıydı dünyada uygulamakta olduğu dış politikasında?

Türkiye gerçeklerden uzak, tamamen bireysel kaygılarla topluma dayatılmaya uğraşılan bir anayasa ile uçuruma itildi, bu düşüş esnasında  eteği bir dala takılır ve durabilir, yere çakılmazsa ne âlâ, yoksa yarınlar çok karanlık ve zor.

Türkiyenin Avrupadan görünüşü işte bu kadar yalın ve açık...

Avrupalı gözlemcilerin sordukları temel soru: Dün üç ağaç için ülkeyi ayağa kaldırmayı başarmış bir toplumsal hareket, bugün neden bu kadar suskun?

Bu sorunun ardında ciddi bir faşizan liderliğin yattığını, ancak Türkiye toplumunun bunu kaldıramayacağını ileri süren siyasi gözlemciler, bu Anayasanın uygulamaya geçmesi halinde, yani Türkiyede başkanlık sisteminin kurulması durumunda ülkeyi daha hırçın ve önü alınamaz günlerin beklediğini düşünüyorlar.

Eğitim