Çok Okunanlar

Diyanet'in skandalları bitmiyor! Atatürk'e ağır gönderme

FETÖ ile suçlanan Arda Turan ve Okan Buruk için karar verildi

Gizli çalışmanın ayrıntıları ortaya çıktı!

Can Ataklı isyan etti: Bana akıllı troll yollayın

Selvi: İstanbul için Kılıçdaroğlu'nun gönlünde yatan ismi biliyorum

Erdoğan'a hayranlığı deşifre olan Nuray Mert: Yaşadığım semtte tacize uğradım

Doğan Yayın Holding Başkanı Vekili Mehmet Ali Yalçındağ’ın gönderdiği iddia edilen maillerde adı geçen Cumhuriyet gazetesi yazarı Nuray Mert bugün köşesinde bir açıklama yaptı. Olayla ilgili daha önce açıklama yapıp yapmayacağının sorulduğunu ancak kendi tercihi ile köşe gününü beklediğini belirten Mert yazısında bu haberlerin ardından yaşadığı semtte tacize uğradığını da açıkladı.

Nuray Mert, yazısında Mehmet Ali Yalçındağ'ın mailinde anlattığı sohbetin doğru olduğunu kabul ederek, Yalçındağ'ın söz konusu maillerin sahte ve uydurma olduğu şeklindeki iddiasını da çürütmüş oldu.

Mert olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bilgi vermedi. Mert’in açıklaması şöyle:

ANLAMI VE ÖNEMİ YOK

Olay şudur; 12 Ağustos akşamı, Ahmet Hakan, Arzuhan- Mehmet Ali Yalçındağ çifti ile Bodrum’da sohbet ettiğimiz doğrudur. Bu sohbetin hiçbir fevkalade anlamı ve önemi yoktur, sıradan bir ahbaplık, güncel siyaset üzerine konuşma mevzusudur. Başta Aydın Doğan olmak üzere, gerek Doğan ailesi ile, gerek Doğan medya çatısı altında yazar-idareci pek çok isimle arkadaşlığım, ahbaplığım gizlediğim bir mevzu olmadığı gibi, çekincem olan bir konu değildir. Ancak köşe yazarlığı işimi, sosyal ilişkilerimle hiçbir şekilde birbirine karıştırmadığım da pek çoklarının şahitlik edeceği bir husustur. Uzun yıllar Radikal gazetesi, daha sonra kısa bir süre Hürriyet gazetesinde yazarlık yaptım, her iki gazeteden de kendi kararım doğrultusunda ayrıldım. Radikal’den, Eyüp Can’ın genel yayın yönetmeni olması ve benim kendisi ile çalışmak istemememden dolayısı ile ayrılma kararı verdim. Bu kararımın nedeni Eyüp Can’ın şahsına karşı değil, gazeteye yeni bir format getirme düşüncesine uyum sağlamayacağımı düşünmemdir. Hürriyet gazetesinden ise o dönem genel yayın yönetmeni olan Enis Berberoğlu’nun bana karşı yaptığını düşündüğüm bir nezaketsizlik yüzünden ayrılma kararı verdim. İşten atılmanın konu olduğu tek olay, Milliyet gazetesinin neden bildirmeden yazılarıma son vermesi olayı idi ve Milliyet gazetesi o dönem Doğan Grubu’na ait değildi. Bu olaylar esnasında, Doğan ailesi ve mensupları ile yakınlığımı bu konulara karıştırmamaya azami özen gösterdim. Diğer taraftan, Murat Yetkin’in genel yayın yönetmeni olduktan sonra bana getirdiği teklif üzerine yıllardır Hürriyet News gazetesinde köşe yazıyorum, köşe yazarı olarak sadece genel yayın yönetmenleri ile iletişim kurarım, doğru olanın bu olduğunu düşünürüm. Fırsatı ganimet bilip Doğan Medya’ya dönme çabası içinde olduğum iddiaları saçmalıktan ibarettir. Böyle gayretler içinde olsam, kendi isteğimle diğer gazetelerden ayrılmaz, bu yollara tevessül etsem ailenin damadı üzerinden yol almaya gerek duymazdım. Ayrıca, halihazırda, özgürce fikirlerimi ifade etme imkânı olan Cumhuriyet gazetesinde yazıyor olmaktan son derece memnunum.

ERDOĞAN'A HAYRANLIK MESELESİNE GELİNCE...

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hayranlık' meselesine gelince, Erdoğan’a hayran olsam, bunu doğrudan yazıp çizmekte mahzur görmez, fazladan, bu ülkede rahat ederdim. Erdoğan, siyaseti, partisi ile ilgili görüşlerimi köşe yazılarımda net biçimde ifade ediyorum. Dahası, bu ülkede “sivil dikta' kaygısından, 2009 Kasım ayında Radikal’de yayımlanan “Sivil İstibdad' başlıklı yazımda, ilk bahseden yazar benim. O zamanlar, şimdi baş muhalif olanlar beni çok ağır biçimde eleştiriyor, hatta karalıyor idi. Düşüncelerimi beğenen olur, beğenmeyen olur, son derece tabiidir, ancak muhalif duruşumu kimseye tartıştırmam.

Ancak benim muhalefet anlayışım ak-kara biçiminde değildir, dahası şahıslara husumet beslemem, AK Partisi ve Erdoğan’ın siyasetine, zihniyetine itirazım, öteden beri savunduğum başörtüsü başta din ve vicdan özgürlüğü konularındaki görüşlerimi hiçbir şekilde etkilemez. Bu konular söz konusu olduğunda doksanlı yıllarda ne diyorsam aynı şeyi söylemeye devam ediyorum, bu tavrımın AK Parti’ye yakınlaşmak istemem şeklinde yorumlanması izan eksikliğinden başka bir şey olamaz. Diğer taraftan, gıyabında, Cumhurbaşkanı’ndan “Tayyip Bey' diye söz etmem de Erdoğan’ın adeta bir şeytan olarak resmedilmesine karşı çıkmam da, “hayranlık'la alakası olmayan meselelerdir. 12 Ağustos gecesi masamıza uğrayan genç bir arkadaşımıza bu çerçevede yaptığım uyarılar, belli ki Yalçındağ tarafından “hayranlık' olarak özetlenmiş.

KENDİ TASAVVURU

Son olarak, 15 Temmuz darbe girişimi konusundaki tavrımı o tarihlerde yazdığım yazılarda net biçimde ifade ettim, dahası 15 Temmuz Türkiye için yeni bir başlangıç olabilirdi. Ayrıca, Batı dünyasının Türkiye’ye bu konuda hiç destek vermemesini yine, gerek Cumhuriyet, gerek Hürriyet Daily News yazılarımda eleştirdim. Ağustos sonunda katıldığım, bir AB Forumu olan Aubach toplantısında dile getirdim, bu noktada gocunacağım hiçbir husus yok. E-postalarda söz konusu edilen sohbet konuları bunlardan ibarettir. Yalçındağ’ın bunu yansıtma biçiminin (belli ki kötü niyet taşımamakla birlikte) kendi tasavvuru olduğu açıktır.

En başta belirttiğim gibi, kamuoyuna yazı ve sözleri ile fikir beyan edenlerin, kendileri ile ilgili iddialara açıklık getirme sorumluluğu olduğunu düşündüğüm için tüm bunları yazma gereği duydum, yoksa bu konuda yapılan karalama ve spekülasyonların benim açımdan hiçbir değeri yoktur. Ancak bu karalamaların, bana karşı hakaret, tehdit ve en son yaşadığım semtte taciz şeklinde meyve verdiği, iktidar ve muhalefet anlayışlarının bazen fazlasıyla kesiştiği bir ülkede yaşadığımızı da belirtmekte fayda var.

İlgili Haberler

Medya

Can Ataklı isyan etti: Bana akıllı troll yollayın

Medya

Sabahat Akkiraz'dan 'yandaş' gazetenin röportajına ret: Aynı gemide değiliz

Medya

Fatih Portakal'dan Sabah'a: Rezil hale getiriliyor

Medya

Mardin Belediyesi'ndeki yolsuzluk iddiasını haberleştiren gazeteci cezaevine girdi

Medya

Sabah Okur Temsilcisi'nden gazetesinin muhabirlerine tepki: Katip öksürse haber yapacaklar

Medya

İki Hürriyet yazarının işine son verildi

Medya

CNN Türk'ün internet sitesinde editörler işten atıldı

Medya

AKP'den Yeni Şafak'a tepki: Adalet herkese lazım

Medya

Gerici Akit'in skandal paylaşımı hakkında karar verildi!

Medya

Serdar Cebe'nin yeni adresi belli oldu

Medya

Turkuvaz Medya'da çok sayıda kişiyi işten çıkardı

Medya

BBC muhabiri, Türk medyasındaki yalan ve komplo haberleri yazdı