Erdoğan'a soykırım suçlaması: 'Muz cumhuriyeti muamelesi'Eski Haberler - ABC Gazetesi
  • Erdoğan'a soykırım suçlaması: 'Muz cumhuriyeti muamelesi'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında, “soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçları''ndan suç duyurusunda bulunan İsveçli vekillerin topu Avrupa’nın diğer ülkelerine de atmasının ardından gözler Almanya’ya çevrildi.

Işın Toymaz / Stuttgart - ABC

Almanya’da 2016 yılında benzer bir girişimde bulunulmuş ve Alman Federal Meclis Milletvekilleri, sanatçılar, hukukçular, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve akademisyenlerin de yer aldığı çok sayıda isim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında‚ “savaş suçu işlemek'' ve “insan haklarını ihlal ettiği'' gerekçesiyle Federal Savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

İsveç’in de aynı yöndeki hamlesini değerlendirmek üzere aynı zamanda Avrupa ve Yabancılar Hukuku uzmanı olan avukat ve Birlik’90/Yeşiller Partisi Alman Federal Meclisi Milletvekili Adayı Memet Kılıç’a yöneldik.

İsveç’teki Yeşil siyasetçi Carl Schlyter’ın “Diğer Avrupa ülkelerinin de benzer adım atmaları“ yönündeki talebini ve konuyla ilgili gelişmeleri Almanya’daki Yeşil siyasetçi Kılıç, ABC için şöyle değerlendirdi:

'ERDOĞAN’IN ÇEVRESİNDEKİ ÇEMBER DARALIYOR'
“Biliyorsunuz Almanya’da suç duyurusunda bulunmuştu. Şimdi de sırada İsveç var.

Türkiye’ye karşı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı düzeyinde bugüne dek Avrupa’da suç duyurusunda bulunulmamıştı.

Ne yazık ki Türkiye şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile başka bir aşamaya geldi. Ayrıca baktılar ki Erdoğan Türkiye’de herkese dava açıyor, yan baktın, sigara içtin diyene müdehale ediyor. ''Eee senin yaptıkların ne olacak, çok daha büyük suçlar işliyorsun’ dediler anlaşılan. Bu sadece hukuki bir adımda değil, devlet başkanları da karar verecek. Bütün bunlar şunu gösteriyor:

Erdoğan’ın çevresindeki çemberin daraldığını gösteriyor. Avrupa’da kendisine karşı ciddi bir reaksiyon gelişiyor. Türkiye’nin artık hukuk devleti olma özelliklerini yitirdiğini gösteriyor. Muz Cumhuriyetine yapılanlar Türkiye’ye yapılıyor. Dış politikada da Türkiye’nin nerede olduğu bilinmiyor. Bir Nato ülkesi İncirlik’ten üssünü alıp Nato ülkesi olmayan Yemen’e götürüyor ki Işid’e karı mücadele versin. Bu bile Türkiye’nin geldiği noktayı özetliyor.

'TÜRKİYE’Yİ BU HALE GETİRENELR VATAN HAİNİDİR'
Erdoğan’ın Türkiye’ye verdiği zarar kaldırılamayacak bir durum. Cihatçılara destek olmasaydı örneğin. ''Mühimmat değil ilaç gönderiyoruz’ dendi, iş ortaya çıkınca da ’Sırlarımız ortaya döküldü’ dendi. Erdoğan’ın destekçileri bu tarafa kızacaklarına ona destek verdikleri için pişman olması gerekiyor. Ben Türk kökenli bir politikacı olarak memleketimin bu hale getirilmesinden büyük üzüntü duyuyorum, bu hale getirenleri de vatan haini olarak görüyorum.

Bakın Almanya’daki Türkler, Erdoğan’ın izin verdiği kanalları izledikleri için, Erdoğan’ın yaptığı propagandalara inanıyorlar. Bulundukları ülkelere karşı Avrupalı Türkleri kışkırtmasına kanıyorlar ki bu çok yanlış bir istikamet. Bu şekilde Türk toplumu çok kaybeder. İnsanlar bir zamanlar cep harçılıklarıyla, ailenin rızkından arttırdıklarıyla bağışta bulunup camiler kurdular. Bugün o camiler Erdoğan’ın seçim bürosuna dönüşmekle kalmadı, istihbarat bürolarına dönüştü.

'AVRUPA’DAKİ TÜRKLER AKLINI BAŞINA DEVŞİRSİN'
Buradaki halkın aklını başına devşirmesi gerekiyor. Erdoğan’ın demokrasi karşıtı, baskıcı çizgisinden çıkmaları gerekmektedir. Demokrasinin yanında yer almaları gerekmektedir.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü ve Alman medyasında da konuyla ilgili haberler, belgeseller yer alıyor. Habercilikte, Almanya ile Türkiye arasındaki fark ise Almanya’da homojen bir havuz medyası yoktur. Biz eskiden de Gülen Hareketi’ni meydanlarda eleştiriyorduk. Basında da yer alıyordu. O dönemde Hem AKP hem Gülen kumpas kuruyorlardı ve muhalefete saldırıyorlardı. Almanya’da Gülen hareketinin tamamını iyi sanan bazı kurumlar var. Yanlış yapıyorlar elbette. Ancak birkaç sene öncesine kadar AKP’ye göre doğru yapıyorlardı. Türkiye’yi ele geçirmek için iki örgütün nasıl bir araya gelip, o yollarda beraber yürüdüklerini unutmuyoruz. AKP’nin Almanya’ya bu konuda söz söylemeye hiç hakkı yok. Biz eleştirirken onlar destekliyorlardı.

'ADALET YÜRÜYÜŞÜ, AVRUPALI TÜRK’ÜN İMAJINI KURTARDI'
Adalet Yürüyüşü ise çok önemli bir yürüyüştü. Geçti belki ama doğruydu. En önemli etkisi ise halkta bir cesaret oluşturdu. Herşeyi eline geçirmiş diktatöre Türk halkı mahkum olmadığının mesajını verdi. Adalet Yürüyüşü, Almanya’da yaşayan Türklerin de imajını birden düzeltiverdi. Bütün Türkler Erdoğan’ı destekleyen adamlar değilmiş, onu ortaya koydu. Ancak artık sokakta talepler ve ultimatomlar sıralanırsa etkili olur. İslamcılar tavsiyeleri ciddiye almazlar. Halk rejim değişikliğine izin vermeyeceğini onlara gösterdi. Oy çalarak da yapamazsın. Hem referanduma gidiş koşulları uygun değildi hem de apaçık oy çaldılar.

'TÜRKİYE YIKILIYOR'
İşte şimdi referandum sonucunu tanımadıklarını bildirmeliler. Türkiye’yi yıkıyorlar zaten. Putin’le anlaşıp birkaç Rus turist geldiğine, Arap turist geldiğine kimse kanmasın. Ekonomi yıkılmak üzere, eğitim bitirildi, hala Darwin teorisiyle uğraşılıyor. Türkiye’nin çağdaş dünyadan koparılmasını engellemek için Türk halkının AKP’ye sırtını dönmesi gerekiyor.“

ALMANYA’NIN LİSTESİNDE KİMLER VARDI?
Almanya’da 2016 yazında hakkında suç duyurusunda bulunulanlar arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, eski Savunma Bakanları İsmet Yılmaz ile Mehmet Vecdi Gönül, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da yer alıyor.

Listede yer alan o dönemdeki görevleriyle diğer bazı isimler ise şöyle:

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Mehmet Okkan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Musa Çitil, Şırnak Sınır Tümen Komutanı Abdullah Baysar, Şırnak Jandarma Komando Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan, Şırnak İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Sakaoğlu, Şırnak Emniyet Müdürü Celal Sel, Cizre Emniyet Müdürü Ömer Faruk Karakaş, Şırnak Valisi Ali İhsan Su, Cizre Kaymakamı Ahmet Adanur, Cizre Cumhuriyet Savcısı Cuma Çoban, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Özel Harakat Daire Başkanı Turan Aksoy.

İSVEÇ’TE KİM VAR?
İsveç’te ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım ve bazı Türk bakanları hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusunun işleme konulması durumunda Erdoğan hakkında yakalama kararı da çıkarılabilecek.