YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Tatil notları 3: Turizmin göçüşü

28.08.2017 19:14

Urla, Karaburun, Marmaris, Bodrum, İstanköy (Kos), Didim - Altın Kum... Uzun tatilimin son durağına geldim. Bayramın ardından yeniden çalışmaya başlayacağım...

Urla, önce İzmirli varsılların gözdesi olmuş, ardından İstanbullular keşfetmiş, ev fiyatları günden güne artıyor, yerel mütahitler gelene gidene daha fazla fiyata nasıl satarız derdine düşmüşler... Turist yok! Çünkü Turisti heyecanlandıracak herhangi bir etkinlik, herhangi bir plaj yok. Bağ yolları için ilginç rotalar oluşturulmuş oluşturulmasına ama bunu şarap dünyasına duyuracak herhangi bir çabaya ben raslamadım... Balıkçı limanındaki lokantalar ise hayli pahalı...

Karaburun. Yıllardır gittiğim bu güzel Ege kasabasının sıkıntısı yolunun kötü olmasıydı. Yolunu yapıyorlar, hayli ilerlemiş, bitmek üzere... Şimdi Karaburunun sıkıntısı yolunun düzelmekte olması! Kasabaya yerleştirlen rüzgar güllerinin sahibi enerji bakanı! İnanılmaz bir uğultu ile dönüp duran bu enerji santralleri kasabanın doğal güzelliğini bozduğu gibi, tadını da kaçırmış. Mimari olarak da hiç bir özelliği olmayan yapılaşma, Karaburunun başka bir yer olmasının nedeni olmak üzere... Eğer çok kısa zamanda önlem alınamaz ise, bu güzelim belde de yok olup gidecek...

ayraldetay1.png

Klasik bodrum rakı sofrası, ortakent sahildeki köşem restaurantta henüz bozulmadan sürüyor...

Marmarise yıllar sonra ilk defa gittim. Koskacaman bir şehirle yüzyüze geldim. Kıyı şeridindeki balık lokantalarıın gerek fiyatları, gerekse inanılmaz kötülükteki servisleri şehrin turistlerden arınmasının nedeni olmak üzere... Her yer taklit çanta, giyim vb satan mağazalarla dolup taşmış. Ucuzcu turistlerin alış veriş merkezi olmak istiyor bu güzelim sahil kasabası...

Bodrum bu yıl durmadan süren depremlerle salıncak gibi sallanıyordu. Depremin korkuttuğu bir bölüm yerli ve yabancı turist şehri terk etmiş. Kalan yerli ve yabancı turistlerin çoğunluğu ise Bodrumun alışık olduğu profilin çok dışında.

Gümüşlükte konuştuğum Caz Cafénin sahibi Cengiz bey de benimle aynı fikirde, profil tamamen değişmeye başlamış Bodrumda... Artık Göltürkbükünün şanı azalınca, sosyete Gümüşlüke gelmeye başlamış. Cengiz bey, Gümüşlük ahalisinin başına geleceklerden habersiz, malını mülkünü satmaya başladığını ve çok yakında burasının da yoklar listesine gireceğini anlatıyor. Entellektüel bir kalabalığın mekân olarak benimsemeye başladığı Gümüşlükteki Off Barda bir gece Semayı dinlemeye gittim, yan masada oturanlara bakınca, o masadaki genç bir adam beni önüne bak diye uyardı! Maganda kültürünün merkezi artık Bodrum diyebilirim, çünkü o genç adam gibi adamlar Bodrumun heryerindeler...

ayraldetay2-001.png

Köşem Restaurantın Sahibesi Hanımağa...

Bodrumda hâlâ kalitesini bozmayan, fiyatlarındaki istikrarı koruyan Ortakent sahilindeki Köşem restaurant ve plajlarındaki kalitesi ile Aktur Plajları olmasaydı

o zaman gerçekten tadsız bir tatilden söz edecektim, elbette dostların varlığı da ayrı bir keyifti, ama bu çok özel bir durum, genel olarak, fena!

Göltürkbüküne on gün geçirmek üzere gittiksem de, dört günde kaçtım. Kıyıyı yağmalamış olan plajların hemen hemen hepsinde aşırı bir fiyat, aşırı bir müzik ve aşırı bir görültü vardı... Geçen yıl keyifli zaman geçirmiş olduğum Göltürkbükü benim için biten yörelerden birisi artık. İstanköy adasına kaçtım...

İç turizmi canlandırmak ve turizm sektöründen oy alabilmek için uzatılan Kurban Bayramı tatilinin iç turizimden çok Yunan adaları turizmine yaradığını gözlerimle gördüm.

ayraldetay3-001.png

Gümüşlükte günbatımı

İstanköyde yemek Bodrumdan, Marmaristen çok daha ucuz ve kaliteli, konaklama ise her keseye göre var. 4 gece beş gün için şehrin merkezinde koskocaman bir oda kiralamak isterseniz eğer 650 TL civarında bir para ödemeniz gerekli. Hemen hemen herkes Türkçe konuşuyor, plajlarda abartılı müzik olmadığı gibi, son derece güleryüzlü ve rahatsız etmeyen bir servis var, üstelik fiyatlar Türkiyenin kıyılarından daha ucuz... Gece hayatı çok daha eğlenceli ve kaliteli, kimse kimseye neden oraya buraya bakıyorsun die sormuyor. İşin ilginç yani Türkiyeden gelen turistlerin de burada tavrı ve davranışı değişiyor, Yeni Türkiyenin davranış biçiminden sıyrılıp, bildiğimiz Batılı insanla gibi davranmaya başlıyorlar...

Didim Altınkuma vardım... Yeni Türkiyenin gerçek yüzünü burada görmeniz mümkün. Haşema ile denize giren kadınların o korkunç görüntüsünü, halk pilajını amansızca kirleten umursamaz yerli turistleri anlata anlata bitiremem, onun için başlamamak daha iyi... Turist mi? YOK !

Turizm neden çöküyor? Çünkü Türkiye artık demokratik-lâik bir ülke imajını hızla yitiriyor... İnsanlar Yunan adalarında olduğu gibi rahat ve huzurlu hareket edemiyorlar... Çünkü turizmin kalbi olan servis sektörü yeteneksiz ve bilgisiz bir gurubun eline geçmiş ve çok kötü, yıllar öncesinin alışkanlığı olan turist kazıklama yöntemi yeniden geri dönmüş, herkes bu artık son, ne kadar koparırsak kârdır düşüncesi ile atakta...

ayraldetay4.png

Tarihi Bodrum Kalesi

Bu artık son düşüncesinin kaynağında ne var diye soracak olursanız, gündeme bir türlü oturmamış olan Dışişleri Bakanının açıklaması var; bakan açıklamasında Yunanistana geçen Türk adaları için Onlar adacıklar ve kayacıklar, önemli değil diye bir açıklama yaptı. Yani Vatan toprağı nın Yunanlılara verilmiş/satılmış (hangisi olduğunu bilmiyoruz) olduğunu doğruladı. Demek ki artık Türk kara suları da daraldı ve Yunan Karasuları Türkiyenin neredeyse içlerine kadar girdi...

Demek ki yavaş yavaş Türkiye bitiyor... Türkiye bitince turizm mi kalacak?Urla, Karaburun, Marmaris, Bodrum, İstanköy (Kos), Didim - Altın Kum... Uzun tatilimin son durağına geldim. Bayramın ardından yeniden çalışmaya başlayacağım...

Eğitim