unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Trumpın Kudüs kışkırtması ve ABDnin çarpışan 2 stratejisi

10.12.2017 00:12

Öncelikle belirtelim: ABD Başkanı Donald Trumpın büyükelçiliği Kudüse taşıma kararı sürpriz değil, zira seçim vaadiydi. Üstelik Trumpın İranı çevreleme stratejisinin de bir parçasıydı…

Ancak bu seçim Türkiyedeki Trumpseverlerin Trump ABDyi emperyalist olmaktan çıkaracak, tekellerle hesaplaşacak, Ortadoğuya barış getirecek hayalleri ve alkışları arasında pek duyulmadı.

Kuşkusuz Trumpın Kudüs kararı öncelikle ABDnin Ortadoğu stratejisiyle ilgilidir fakat zamanlaması bakımından Trumpın iç politik basıncı dengeleme hedefiyle de uyumludur.

ABDnin Ortadoğu stratejisini ve Trumpın Kudüs kararını analiz edebilmek için öncelikle ABD devlet aygıtı içindeki çarpışan iki stratejiyi anımsamalıyız.

ABD İÇİ ÇARPIŞMA
Genel saptama şuydu: ABD artık tek süper güç değildi ve 21. yüzyıl Amerikan yüzyılı olamayacaktı. Zira Çin ekonomik olarak ABDye yetişecek ve geçecek, Rusya da Avrupa ve Ortadoğuda etkinlik kazanacaktı. Üstelik 2008 krizi ABD ekonomisini oldukça sarsmış, askeri maliyetleri kaldıramaz hale gelmişti.

Bu gerçeklerden hareketle ne yapmalı sorusuna verilen ilk yanıt ve ilk strateji şuydu: ABD ulus inşa etme hedefinden vazgeçmeli ve adım adım geri çekilerek içeride ekonomisini sağlamlaştırmalıydı.

İkinci strateji ise şuydu: ABD hâlâ en büyük ekonomik güçtü ve ABDnin askeri gücü de kendisinden sonraki 10 devletin gücünden fazlaydı. Durum henüz böyleyken ABD geri çekilmemeli, rakiplerini zayıflatacak yeni yangınlar çıkarmalıydı. Nasılsa yangından en az zararı görecek olan yine ABD olacaktı!

Anımsayacaksınız, Barack Obama ABD Başkanı seçilince bu stratejilerden ilkini uygulamış ve Iraktan asker çekmişti. Ancak ikinci stratejiyi benimseyenlerin ağırlığıyla ABD Suriye krizi üzerinden yeninden Ortadoğuda hamle yapmıştı.

İki strateji, hâkim sınıfın iki kanadının stratejisiydi ve o yıllar boyunca ABD devlet aygıtı içinde sert çarpışmalar oldu. CIA başkanı gönül ilişkisi üzerinden tasfiye edildi, savunma ve dışişleri bakanlıklarında bakan ve müsteşar düzeyinde tasfiyeler yaşandı.

Obama ara bir formül olarak iki stratejiyi de uygulamaya, birbirine eklemlemeye çalıştı. Tamam, ikinci strateji gereği Suriye üzerinden Ortadoğuda hamle yapacaktı ama birinci stratejiye uygun olarak asker göndermeyecek, karaya postal değdirmeyecekti. ABDnin Suriyedeki işlerini Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar üstlenecekti.

Bu iki strateji, yani emperyalist hâkim sınıfın iki kanadı hâlâ çarpışıyor. ABDdeki iç çarpışma ve Trumpın ekibindeki kimi görevden alma ve istifalar da bu çarpışmanın yansımalarıdır.

KUDÜS KARARI VE 2 SENARYO
Trumpın Kudüs kararını işte bu iki strateji düzleminde incelemeliyiz. Bu durumda karşımıza şu iki senaryo çıkmaktadır:

1) Trump Ortadoğuda İsrail-Filistin anlaşması ile yüzyılın barışını yapmak istemektedir ve Kudüs kararı bu hedefin gereğidir.

Örneğin ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile görüşen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bu izlenimi edindiğini açıklamaktadır: Tillerson, ABDnin İsrail-Filistin krizini tek hamlede çözecek yüzyılın anlaşmasına imza atmak istediğini söyledi. Rusya olarak bu anlaşmanın nasıl olacağını öğrenmek istiyoruz. (Sputnik, 8 Aralık 2017)

Rusyanın Trumpın Kudüs kararı sonrası net bir tutum almadığını ve sadece taraflara itidal çağrısı yaptığını not edelim.

Diğer yandan İsrailin Kudüs İşlerinden Sorumlu Bakanı Zeev Elkinin Trumpın birleşik Kudüs vurgusu yapmamasına dikkat çekmesi ve açıklamasıyla aslında Kudüsün doğusunun Filistinlilere verilmesine kapı araladığını savunması dikkat çekiciydi. (Sputnik, 8 Aralık 2017)

Yine anımsamakta yarar var:

Trump İranı çevreleme stratejisinin gereği olarak İsrail-Suudi Arabistan-Mısır üçgeni inşa etmeye çalışırken dikkat çeken gelişmeler olmuştu:

a) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Kızıldenizde bir yatta buluşmuştu.

b) Ardından Trumpın damadı Jared Kushner, yanında Trumpın Ortadoğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt ve Beyaz Saray Ulusal Güncelik Danışman Yardımcısı Dina Powellla birlikte bölgeye gelmiş, önce 4 gün Riyadda temaslar yapmış, ardından da Tel Avive geçmişti.

c) Bu ziyaretin ardından Veliaht Prens Muhammed bin Selman ülkesinde bir saray darbesi yapmış ve bakan ve iş adamı olan onlarca prensi gözaltına almıştı.

d) Kushnerin temaslarının ardından ayrıca Filistin lideri Mahmud Abbas da Riyada çağrıldı ve kendisine ya Trumpın sunacağı barış planını kabul et, ya da görevi bırak ültimatomu verildi.

2) İkinci senaryoya göre ise Trump yaratıcı kaos planlamaktadır.

Suriyede savaşı başlatan ama barışı kotaramayan, bölgede inisiyatifi Rusyaya kaptıran ABD yeni yangınlar çıkarak yangından Rusyaya göre daha az zarar görmeyi beklemektedir.

ABD Kudüs hamlesi ile Ortadoğuda Suriyeden sonra ikinci bir cephe açarak oyun alanını genişletmeyi, İranı çevrelemeyi ve yeni ülkeleri de dahil ederek bölgedeki cepheleşmeyi keskinleştirmeyi hedeflemektedir.

AKP LAFLA DEĞİL EYLEMLE YANIT VERMELİ!
Bize göre bu iki stratejinin de ABD açısından başarı şansı yok. Kuşkusuz bölgeye zararlar verecektir ama kesinlikle ABDnin kazanmasıyla sonuçlanmayacaktır!

Dolayısıyla mesele gelip peki biz, yani bölge ülkeleri ne yapacağız sorusunda düğümlenmektedir.

Kuşkusuz bölge ülkeleri, özellikle de ABDyle Ilımlı İslamcılık ilişkisine girmiş ülkelerin taşeronluğu ABDnin Kudüs ve benzeri hamleler yapabilmesinin zemini oluşturmaktadır. Dolayısıyla bölge halkları açısından temel görev bu tür yönetimlerden kurtulmaktır.

Fakat halklar düzleminde bu temel görev sürerken, daha acil olanı ülkeler düzleminde yapılması gerekenlerdir.

AKP Hükümeti ise daha önceki sorunlarda olduğu gibi bu sorunda da sadece laf üretmektedir. İktidar Kudüs meselesinde samimiyse lafla değil eylemle yanıt vermelidir: ABD ve İsraille diplomatik ilişkileri askıya almaktan büyükelçileri geri çekmeye, ikili anlaşmaları dondurmaktan İncirlik Mutabakatı gibi çok önemli bir belgeyi yırtmaya kadar yapılabilecekler var.

Öyle tabanın gazı alınsın diye alt geçitteki Trump tabelasını değiştirmekle ciddi devlet olunmaz!


 

Eğitim