unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Sevgi ve hoşgörü kültürümüz yok ediliyor

07.07.2016 09:19

Bayram günleri yaşıyoruz. Türkiye toplumu için bayram günleri çok özel anlamlar ifade eder. Duyguların yoğunlaştığı, sevginin ifade edildiği anlardır bayramlar.  Barış, kardeşlik duyguları ön plandadır. Gönül yüceliği, hoşgörü, anlayış gibi kavramlar insanlarımızın davranışların temelini oluşturur. Bunu bozacak davranış ve tutumdan kaçınılır. Aksi tutumda olanlar yadırganır, kınanır.

Bu niteliklerin tüm bayramlar için geçerli ve binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu görürüz. Tarihi boyunca onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmış Anadolunun bizlere bıraktığı en önemli miraslardan birisi bu sevgi ve hoşgörü kültürüdür.

Bu özelliği ile Anadolu, dünya uygarlıkları içerisinde ayırt edici bir özelliğe sahiptir diyebiliriz. Dünya uygarlıklarına baktığımızda yok etme, ezme gibi özellikler baskın gözükürken Anadoluda bu özellik ikincil bir nitelik taşıdığı görülür. Baskın, egemen olanın daha çok egemen olanı yok etme, ortadan kaldırma yerine zaman içinde onunla ortak bir noktada, bir sentezde buluştuğu gözükür. Bu nedenle Anadolu uygarlıklarına baktığımızda daha çok birbirinin devamı olduğu görürüz.

Bu kadim topraklarda bu kültürün devamcısı olan bizler Anadolunun bu özelliği ile ne kadar gururlansak azdır. Hoşgörü ve saygı bu topraklara egemen olduğu için kadın lider Puduhepa kral eşi olarak barış anlaşmasını imzalayabiliyor. Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre  gibi insanlar sevginin ve hoşgörünün temsilcileri olarak hala anılıyorlar.

Ama ne yazık ki haklı olarak övündüğümüz bizi biz yapan bu özelliğimiz bugün büyük bir tehdit altında. Ne yazık ki son dönemdeki sistematik politikalarla bu kültürümüz AKP eliyle yok edilmeye çalışılıyor.

Türkiye toprakları tarihinin her döneminde çok etnisiteli ve kültürlü yapıya sahip oldu. Günümüzde de öyle. İşte bizi biz yapan, kültürümüzü zenginleştiren bu özelliğimiz tehdit altında. Tekçi bir anlayışla, tek tip, daha kolay yönetilebilir insan yaratma adına bu yanımız törpülenmeye, yok edilmeye çalışılıyor. Bu kültürün günümüzdeki yaşayan öğeleri yok sayılıyor. İnsanları birleştiren, toplumları birbirlerine yaklaştıran ne varsa yok edilerek yerine insani değerlerin;  hurafelerin, hayallerin konduğu, din adına şiddetin ve vahşiliğin konulduğu çağdışı Vahabi kültürü ikame edilmeye çalışılıyor. Geçmişimizle bağ koparılarak kimliksizlik bir topluma dönüştürülmeye çalışılıyor. Geçmişinden koparılan insanın ve toplumun geleceğinin olabileceği düşünülebilir mi? Tarih bize bunun hiçbir zaman başarılamadığını gösteriyor.

Bir ülkede, ortak kültürün yok edilmesi, insana ait var olanın yok edilmesi değil midir? Ülkenin barışına, kardeşliğine indirilen bu darbeler önlenmeli, bu karanlık plan durdurulmalıdır. Durdurulabilir de. Bu noktada ortak değerleri savunanların, yok edicilerden çok daha güçlü oldukları unutulmamalıdır. 

Anadolu bugüne kadar olduğu gibi Anadolu olarak kalmalı, barış, kardeşlik yeniden egemen kılınmalı, hoşgörü yeniden ortak değerimiz olarak devam etmelidir.   

Eğitim