darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

Kriz kapıda: Vatandaşı işsizlik ve aşsızlık bekliyor!

AKP'liler arasında 'havlama' polemiği

ABD Büyükelçiliğine saldıranların fotoğrafları ortaya çıktı

HDP'de dikkat çeken istifa: Parti içinde oligarşik bir yapı oluştu

'Ankesörlü telefon' operasyonlarına ilişkin dikkat çeken yazı: Diğer ucunda kim var?

Gericiliğe karşı, söylem değil eylem diyerek çare ve çözümü halk gösterdi!

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU

Cinsel istismarla ilgili tasarının  komisyona geri çekilmesi olumlu ancak yetersizdir. Ortaya çıkan bu sonuç, doğrudan halkın zaferidir.

Halk, iktidar tarafından dayatılan gerici, yobaz, bağnaz uygulamalara tepki gösterip, dik durunca, iktidarın hiç bir şey yapamayacağı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bu nedenle çare ve çözüm, hukuk ve demokrasi de, demokrasinin gereği olarak ta halktadır. Halk, gericiliğe karşı koymuş ve laik hukuka sahip çıkmıştır.

Geri çekilen tasarı konusunda Adalet Bakanı'nın yaptığı açıklamalarda, bu çağdışı ve şeri düzenlemeyi yaşama geçirememenin sancısının ve bunu yaşama geçirmeye yönelik çağrının da yer aldığı görülmektedir ki, bu durum ayrıca dikkat çekicidir.

eminicerik1.jpg

Adalet Bakanı, "yasanın izin verdiği yaştan önce evlenme" ifadesini kullanmakta, yine "yaş engeli nedeniyle evlenemedikleri için mağdur olanların, dertlerini daha iyi anlatarak, siyasi ve toplumsal destek sağlamaları gerektiğinden" söz edebilmektedir.

Tasarının geri çekildiğini açıklayan Adalet Bakanı'nın, bu açıklama sırasında kullandığı ifadelere bakınca özrünün kabahatinden daha büyük olduğu açıktır. Bu açıklamalardan, tasarının isteyerek değil, halkın tepkisinin göğüslenemediği için geri çekildiği açıkça görülmektedir.

eminicerik2.jpg
Bir Adalet Bakanı'nın, laik hukukça gözetilen yaş dikkate alınarak düzenlenen evlenme konusuna rağmen, bu yaştan önce söz konusu cinsel istismarları bile "evlenme" olarak nitelemesi, şeri bir söylem olup, utanç vericidir. 
Bakanın kullandığı söylemi, attıkları bu adımın, toplumdaki laik ve çağdaş reflekse takıldığının, ancak bu amaçlarından vazgeçmediklerinin, siyasal ve toplumsal refleks ve destek arayışında olduklarının ve bunun için de çağrı yaptıklarının itirafı niteliğinde olup; tasarı ile yaptıkları da, çağdaşlığa ve laikliğe yönelen eylemli bir kalkışmadır. 

Adalet Bakanı geri çekilen tasarıyı tekrar gündeme taşımak için siyasal destek aramak yerine, siyasal sorumluluğu gereği olarak derhal istifa etmeli, hükümet te gereğini yapmalıdır.

Bir kez daha çare ve çözümün halkta olduğu ve asla umutsuzluğa yer olmadığı görülmüştür. Türkiye'nin dört bir köşesinden, ellerinde afiş, döviz, pankart, bayrak, flamalarla gelen kadın, erkek, genç, çocuk, TBMM'nin önünde polisin her türlü engeline rağmen, tepkilerini ortaya koymuştur.

Halk, TBMM kapısına kadar gelip, iktidarın gericiliğine karşı coşku içinde dışarda, sokakta tepkisini ortaya koyarken, parti başkanlarından bir tanesi bile bu tabloda TBMM dışına halkın içine çıkmamış, çıkamamıştır.
Bu da ibret verici bir tablodur.

Halktan, TBMM içine girmek isteyenlerin isimlerinin listelenip, TBMM giriş kapısına iletilmesi istenilmiş, bu yöntemle isimlerini yazdıranlar, ellerinden afiş, döviz, pankart, bayrak, flamalar alınarak TBMM içine sokulmuşlardır.
Ana muhalefet yönetiminin söz konusu ettiği bu yönteme, ana muhalefetten ve partiler içinden hiç kimse de karşı koymamıştır.

Polisin gerçekleştirmek için her türlü yola başvurduğu eylem kırıcılığı da adeta bu şekilde, az bir kitlenin ve de ellerindeki afiş, döviz, pankart, bayrak, flama olmadan, dışarıdaki coşkuyu da yansıtamayacak biçimde TBMM içine alınması ile gerçekleşmiştir.

Halk, TBMM içinde izleyici konumuna getirilip basın açıklaması yapıldığı için, sokakta, halkın coşkusu her yönüyle yaşanamamıştır.

Bu da şunu göstermiştir ki, sorun sadece iktidar da değildir. Yine görülmüştür ki, sorunları aşmak için halk hazırdır ama muhalefetteki parti yönetimleri ve parti başkanları halkın içine çıkmaya hazır olduklarında, bu dayatmacı iktidarı defetmek için hiç bir engel kalmayacaktır.

O halde muhalefetteki parti yönetimleri artık iktidara değil, halka eşlik etmelidir.

Yenikapı'ya iktidarın ayağına giderek veya TBMM kapısı dışına çıkmayarak ya da  halkı TBMM kapısı içine çekerek değil, bu kapı siyasetinden vazgeçip, kendileri halkın içine çıktıklarında, hiç bir sorun kalmayacağı görülecektir.

Çözüm ve çare halktadır.

Söylem değil eylem demek, eylem diyerek halkla beraber olup, bunu gerçekleştirmek, yarınlardaki çözümün tek adresidir.
 

İlgili Haberler

ABC Kritik

ABC Kritik | Çağlar Ezikoğlu | Vasatlığın ve cehaletin gemisinde değilim

ABC Kritik

Fikret Başkaya | 'Ezilen halkların aydını': Samir Amin

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof.Dr Coşkun Özdemir | Krizler kıskacındaki Türkiye

ABC Kritik

Nejla Kurul | Kötülük çoğalıyor, İyi'yi büyütmenin zamanı

ABC Kritik

ABC Kritik | İbrahim Utku Nar | CHP için başka bir yol mümkün mü?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Nejla Kurul | Güzellik Direnişte: Flormar İşçilerinin İyilik Hikâyesi

ABC Kritik

Fikret Başkaya | Ne ile cebelleştiğini bilmek!

ABC Kritik

Mustafa İlker Gürkan | CHP ve politikaları üzerine tezler

ABC Kritik

Hürriyet Yaşar | CHP'de önderlik sorunu olmak ve yapmak ayrımı -1

ABC Kritik

Prof. Dr. Nejla Kurul | Her ağaç tek başına ve ayakta mı ölür?

ABC Kritik

ABC Kritik | Prof. Dr. Coşkun Özdemir | CEHALET

ABC Kritik

ABC Kritik | Ali Şimşek | PKD: Uzaydaki Dışlanmışlara Övgü