darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

AKP'nin Anayasa taslağını hazırlayan isimden Berberoğlu itirafı

Merdan Yanardağ: Aynı gemide değiliz!

SPK'den Demirören'e 264 milyonluk kur muafiyeti

HDP heyeti: Tunceli'deki yangına müdahale edilmiyor, vali manipüle ediyor

'Türkiye IMF'den borç almaya ikna edilmek istendi'

Gezi'nin sembol fotoğrafındaki BDP'li: O benim yoldaşımdı!

Gezi Direnişi'nde birinin elinde BDP ve diğerinin elinde Türk bayrağı olan 2 yurttaşın polis saldırısından kaçışı sırasında çekilmiş fotoğraf direnişin simgelerinden olmuştu. O fotoğrafta elinde BDP bayrağı taşıyan Ali Şahin, "Orada bayrak üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Ben bir insanı kurtardım. Yoksa üzerinden polis panzeri geçecekti. O bayrak Türk halkının birleştirici ve saygı duyduğu bir simgedir ve biz de buna saygı duyarız. Elinde Türk bayrağı var diye kurtarmadım ki. Bir nevi orada benim yoldaşımdı." dedi. 

Cumhuriyet'ten Hilal Köse ve Ali Açar'a konuşan Şahin, "Artık toplumun birlikte harekete geçmesi lazım. Belki bedel ödeyeceğiz ama hep birlikte kurtulacağız." ifadelerini kullandı. Şahin'in açıkalamsı şu şekilde:

"Gezi’yi ne bir devrim hareketi, ne hükümeti düşürecek ne de ülkeye demokrasi getirecek bir eylem olarak gördüm. Gezi sıkışmış bir enerjinin patlamasıydı. Olaylar sırasında Şanlıurfa’da çalışıyordum ve burada olmam gerektiği için işimi bırakıp geldim. Devletin halka uyguladığı şiddete karşı halkın yanında yer almak istedim. Tarlabaşı’ndaki Nevruz kutlamalarında daha fazla ölüm riski aldığımı düşünüyorum. Bu ülkede 6-7 Ekim olayları yaşandı, Sur’da evler yıkılıp ateşe verildi. Bugün ülkemizde yaşanan durum o dönemden daha karanlık. Orada bayrak üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Ben bir insanı kurtardım. Yoksa üzerinden polis panzeri geçecekti. O bayrak Türk halkının birleştirici ve saygı duyduğu bir simgedir ve biz de buna saygı duyarız. Elinde Türk bayrağı var diye kurtarmadım ki. Bir nevi orada benim yoldaşımdı. Gezi’den bu yana Kürtler, Aleviler, devrimciler ve sosyalistler aynı noktada. Tek fark liberaller ve kemalistler açısından değişiklik oldu. O dönem halen iktidarın ortağı olduklarını ve parmak sallayabileceklerini düşünüyorlardı. Böyle olmadığını gördüler. Bugün solcular oturmuş, Meral Akşener kazansa da AKP gitse, diyor. Bu kadar aciz, umutsuz siyaset düşünüyorlar. Bu ülkede gerçek anlamda sosyal demokratlar, Kürter, Aleviler, devrimciler ve sosyalistler birleştiği zaman ülke yaşanabilecek bir noktaya gelir. Günlük yaşamımda da pek bir farklılık yok. Sinema sektöründe sanat yönetmenliği görevi yapıyorum. Şimdi Rojava’nın uzun metrajlı filimini çekiyoruz. Ölenlere bir bakın, hep emekçi ve Alevi çocukları. Devletin Kürtlere savaş açtığını düşünüyorum. Artık toplumun birlikte harekete geçmesi lazım. Belki bedel ödeyeceğiz ama hep birlikte kurtulacağız."

"GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKTIK"

Direnişin 'sapanlı teyze'si olarak tanınan Emine Cansever ise, "Bugün Gezi olsa  yine giderim. 27 yıl hapis cezası ile yargılıyorlar ama istedikleri kadar yargılasınlar. Biz orada geleceğimize sahip çıkmak için sokağa çıktık. Gezi’den dolayı hiç bir pişmanlığım olmadı. Bedelsiz mücadele olmaz. Nereler de bedel ödenmiyor ki. Yaşarken de bedel ödüyoruz" ifadelerini kullandı. 

"Bugün Gezi olsa yine giderdim" diyen Cansever'in açıklaması şöyle:

"Gezi süreci beni gençliğime götürdü. 'Tamam’ dedim halk budur. Bu halk devrimi yapar gözüküyordu aslında. Bir umut, ışık gördüm. Duygulanıyordum. Vapurla gelip gidiyor gençler sloganlar atıyor farklı bir heyecan vardı. Tıpkı 15-16 Haziran işçi direnişindeki gibi bir kımıldama oldu. TOMA’lar saldırıyor, gençeler kafaları gözleri kırılmalarına karşı direniyordu. Bunun iki ağaç için kopartılmış bir patırtı olmadığını biliyorduk. Çünkü yaşam şartlarımız ağırlaştırılıyor, özgürlüklerimeze saldırıyorlardı. Sonradan iktidar ile yapılan görüşmeler ile halkın talepleri yerine getirilmedi. Ama o umut bitmiş değil. Bugün Gezi olsa yine giderim. 27 yıl hapis cezası ile yargılıyorlar ama istedikleri kadar yargılasınlar. Biz orada geleceğimize sahip çıkmak için sokağa çıktık. Gezi’den dolayı hiç bir pişmanlığım olmadı. Bedelsiz mücadele olmaz. Nereler de bedel ödenmiyor ki. Yaşarken de bedel ödüyoruz. Örneğin insanca yaşayamıyoruz. Toplu taşımayı, eğitim hakkını, sağlığı hiç birşeyi yeterli kullanamıyoruz. Bizi dayanışma ile suçluyorlarsa, dayanışmaya devam edeceğiz. Ben bu suçu işlemeye devam edeceğim. Niye polise taş attın diyorlar? Ben de diyorum ki; Kimin ayağına basarsan bas o kişi bir gün Köroğlu olur başkaldırır. Polis saldırırken tabi ki ben de baş kaldıracaktım. Halen Gezi meşru bir halk hareketi mi diye tartışıyorlar! Evet Gezi meşru bir halk hareketidir. Orada birbirine zıt fikirlerin bir arada ortak mücadele vermesi bunun halk hareketi olduğunun göstergesidir. Benim hayatımda Gezi’den sonra pek değişiklik olmadı. Sadece bir ara tutuklandım ve hakkımda dava açıldı. "

İlgili Haberler

Güncel

ABD Büyükelçiliği'ne silahlı saldırıya ilişkin Ankara Valiliği'nden açıklama

Güncel

Skyland İstanbul'a milyonlar, işçilere insanlık dışı koşullar!

Güncel

ABD Büyükelçiliği'nden silahlı saldırıya ilişkin açıklama

Güncel

Nagehan Alçı'dan 'taciz' iddiası: Köşe yazarının yaptıklarını...

Güncel

Hem cinsiyetçi hem saçmalama uzmanı: Yandaş yazardan skandal yazı

Güncel

Washington Büyükelçisi Kılıç'tan Levy'in yazısına tepki

Güncel

Çiçek satan anne ve oğluna otomobil çarptı!

Güncel

Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne silahlı saldırı

Güncel

Tarım ve Orman Bakanlığı'nda üst düzey görevden almalar

Güncel

Bayram tatilinin 2. gününde kazalar 24 can aldı

Güncel

Seyhan'da bayram öncesi sıkı denetim

Güncel

Avrasya Tüneli çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı!