YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

Erdoğanın Lozan üzerinden 2 taktik hedefi

09.12.2017 13:00

Erdoğan geçen yol Lozanla ilgili şöyle demişti: Bugüne kadar Lozanı bize zafer diye yutturmaya çalıştılar. Bunun neresi zafer!

Erdoğan bu yıl ise İstiklal destanı, Lozan Antlaşması ile tescil edilmiştir dedi.

Bir yılda ne değişti peki?

Erdoğanın Lozana bakışında bir değişiklik yok elbette. Değişen, iktidarı sürdürebilmesi için hangi kuvvetlerin desteğine ihtiyaç duyduğudur. (Teslim edelim, Erdoğanın iktidarının ihtiyaçları için ittifak bulabilme ve muhalefeti tuzağa düşürebilme kapasitesi yüksektir.)

Peki Lozan konusu Erdoğanın Yunanistan ziyaretinde neden konuşuldu? Çünkü Erdoğan Yunan basınına röportajında Lozan güncellenmeli dedi. Bunun üzerine Yunanistan Cumhurbaşkanı da ortak basın toplantısında bir hukukçu olarak Lozanın güncellenmesi talebinin mümkün olmadığını söyledi.

Baştan belirtelim: Lozan konusu öyle üzerinde düşünülmüş ve çalışılmış olarak Atinaya götürülmedi, Erdoğan tarafından bir ihtiyaç gereği apar topar dile getirildi.

Şuradan belli: Erdoğanın Lozan açıklamalarında pek çok yanlış var! Danışmanları geçtik, Dışişleri diplomatlarının da önüne gelmediği belli.

5 YANLIŞ

1) Bir kere uluslararası bir anlaşma teknik olarak güncellenmez. Erdoğanın dış politika başdanışmanın telefonun yazılımı güncellenebilir ama uluslararası bir anlaşma güncellenmez. Ne olur? Taraflardan biri gücüne güvenerek artık bu anlaşmayı tanımıyorum der, yeni bir anlaşma yapalım der, karşı taraf da muhatabının gücü nedeniyle kabul etmek zorunda kalır, ancak o zaman…

Tabi anlaşma çok uluslu olduğu için, diğer muhatapları da yeni bir anlaşmaya mecbur etmek gerekir.

2) Bir hukukçu olarak Lozanın güncellenemeyeceğini söyleyen Yunanistan Cumhurbaşkanının sözlerine Erdoğanın yanıtı da çalışılmamış: Belki hukukta yoktur ama siyaset hukukunda var.

Türkiyenin devlet ve diplomasi birikimi açısından büyük üzüntü!

3) Öte yandan Erdoğan anlaşmanın 11 ülke arasında yapıldığını söylüyor ki, doğru değil. Anlaşma esas olarak 8 ülke arasında imzalandı. 3 ülke ise eklenmiş protokollerle vs. ilgili imzacılardır.

4) Erdoğan Japonyanın o 11 ülke içinde neden yer aldığını bile sorguluyor. Japonya dünyanın bir ucu diye düşünmüş olmalı. Anlatılmamış ve çalışılmamış demek ki, Japonya 1. Dünya Savaşının taraflarındandır.

Lozan ise 1. Dünya Savaşının sonucunda Osmanlı yönetimine imzalatılan Sevr Antlaşmasının Kurtuluş Savaşı ile yırtılmasıdır!

5) Erdoğanın Lozanla ilgili gündeme getirdiği müftülük seçimi konusu ise Lozan Sulh Muahedenamesinin değil, 1913 tarihli Atina anlaşmasının konusudur!

ERDOĞAN LOZANI NEDEN TARTIŞMAYA AÇTI?

Ziyaret öncesi çalışılmadığı her halinden belli bir konu neden masaya konuldu peki?

1) Birincisi Erdoğanın iktidarını sürdürebilmesinin konjonktürel ihtiyacı nedeniyle. Sarraf dosyası ve Man Adası dekontları nedeniyle kamuoyu nezdinde puan kaybeden, hatta bir araştırma şirketinin yeni anketine göre MHPnin oylarıyla bile yüzde 50+1i bulamayan Erdoğanın acilen milli bir mesele üzerinden destek bulmaya ihtiyacı vardı!

Yunanistanla bir konuda çekişmek, o ihtiyaç için iyi bir fırsat olacaktı.

2) Birincisinin bütünleyeni olarak ikincisi, Erdoğanın bir dış meselede zafere ihtiyacı var. Halep 82. il olamadı, Kerkük 83. il olamadı, Musul 84. il olamadı; en azından Yunan topraklarında müftü seçimi ile bir zafer kazanmak istiyor!

YUNANİSTAN LOZANIN GÜNCELLENMESİNE NEDEN KARŞI ÇIKTI?

Türkiyenin tapu senedi olan Lozan Antlaşmasının güncellenme adı ile tartışmaya açılmasına haliyle itirazlar var.

AKP ise bir yandan itiraz edenleri Yunancı diye suçlayarak birinci maddedeki iktidarı sürdürme ihtiyacının gereği ucuz bir propaganda yapıyor, bir yandan da kitlelere Bak Yunanistan istemedi, demek ki Lozanı güncellemek doğru diyor.

Elbette Yunanistan şu saatte Lozanı güncellemek istemez. (Bu arada Lozan Antlaşması biizm olduğu kadar Yunanistanın da tapu senedidir.) Çünkü Yunanistan fiilen Lozanı delerek Lozana aykırı kazanımlar elde etmiştir. Şimdi güncelleme ile o kazanımları riske etmek istemiyor.

Nedir o kazanımlar? Öncelikle AKP döneminde sessiz sedasız ele geçirdiği 147 adet ada, adacık ve kayalık. Ve elbette o adacıkların kıta sahanlığı…

Türk egemenliğindeki bu ada ve adacıklar, AKP dönemi boyunca tek tek Yunanistanın denetimine girdi: Yunan bayrakları asıldı, asker yerleştirildi ve Yunanistan genelkurmay başkanı ile savunma bakanları tarafından ziyaret edildi…

Yerli ve milli propagandası yapan, Sarrafı milli mesele ilan eden AKPnin asıl milli mesele olan bu adalar konusunda Atinaya hiçbir itirazı yok! Dahası alttan altta kitlere o adalar Lozanda kaybedildi yalanını bile propaganda ediyor!

Oyda Atina biliyor ki Lozan tartışmaya açılırsa Antlaşmanın içinde oldukça detaylı, isim isim yer alan adalar konusu yeninden masaya gelir ve AKP döneminde elde ettiği kazanımları kaybedebilir! Bu nedenle Lozan güncellenemez diyor!

Eğitim