darbeicindedarbegif.gif

Çok Okunanlar

'Başkanlık Sistemi sona erdi'

Dolar ve Euro niye düştü? Piyasalar o ihtimali satın aldı iddiası...

3 kuruş para için hayvanlara eziyet: Kendi dışkılarında yaşamaya zorluyorlar

New York Times'tan kritik iddia: ABD THY'ye yaptırım uygulayacak

Beyaz Saray'dan sert Türkiye açıklaması!

Haftanın Kitabı: İttihadcıların Rejim ve İktidar Mücadelesi 1908-1913

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
 [email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimizin bu hafta seçtiği 'Haftanın Kitabı' ise Aykut Kansu'nun "İttihadcıların Rejim ve İktidar Mücadelesi 1908-1913" kitabı oldu.

"1908 Devrimi'yle birlikte bu paşaların alıştığı eski dünya ve mutlakiyetçi düzen çökmüş, ancak onun yerini alacak yeni düzen hemen kurulamamıştır. (…) 1908 sonunda meclisin açılması ile 1913'ün başında İttihadcıların meşru olmayan bir hükûmetten yasadışı yöntemlerle iktidarı geri almaları arasında geçen sürenin siyasî tarihi, yeni oluşturulmuş bir meclise dayanan ve işleri buradan yürütmeye çalışan yeni rejim yanlıları ile her ne pahasına olursa olsun eski düzeni yeniden kurmayı amaçlayan monarşist güçler arasındaki bitmek bilmeyen mücadelenin tarihidir."

HAFTANIN KİTABI

909155-001.jpg
Aykut Kansu
İTTİHADCILARIN REJİM VE İKTİDAR MÜCADELESİ 1908-1913
İletişim Yayıncılık

Modern Türkiye'nin oluşum tarihinde kilit rol oynayan bir dönem, 1908-1913 dönemi. Aykut Kansu, halihazır tarih yazımının dokunmadığı zengin bir kaynak birikimine dayanan olağanüstü titiz çalışmasında, bu kısa dönemin "mana ve ehemmiyetini" gözler önüne seriyor. Canla başla direnen Osmanlı ancien régime'iyle, yani Eski Düzen'le 1908 Devrimi arasındaki kıyasıya mücadelenin berisinde, tümüyle politikanın değişim sürecinin gerilimine tanık oluyoruz kitapta. Politikanın kapalı kapılar ardında devlet ricali tarafından yürütülen seçkinler arası bir faaliyet olmaktan çıkmaya, yavaş yavaş kamuoyuna, halka mal olmaya başlamasının sancılarını görüyoruz. Adeta siyasî polisiye zevkiyle de okunabilecek kitap, bu yanıyla, Türkiye'nin politik kültürünün inşasıyla ilgili bir "harç analizi" niteliğindedir.

"1908 Devrimi'yle birlikte bu paşaların alıştığı eski dünya ve mutlakiyetçi düzen çökmüş, ancak onun yerini alacak yeni düzen hemen kurulamamıştır. (…) 1908 sonunda meclisin açılması ile 1913'ün başında İttihadcıların meşru olmayan bir hükûmetten yasadışı yöntemlerle iktidarı geri almaları arasında geçen sürenin siyasî tarihi, yeni oluşturulmuş bir meclise dayanan ve işleri buradan yürütmeye çalışan yeni rejim yanlıları ile her ne pahasına olursa olsun eski düzeni yeniden kurmayı amaçlayan monarşist güçler arasındaki bitmek bilmeyen mücadelenin tarihidir."

Radikal Kitap’ta Ömer Erdem kitabı şöyle değerlendiriyor;

Aykut Kansu’nun yazım diline yayılan bilimsellik iddiasına ve dipnotlarla sıkılaştırılıp güçlendirilmiş akademik zırhına kapılmaksızın, kitabına ad koyduğu başlığa bakarsak ve ona teslim olursak eğer, kavga hep iktidarla iktidar isteklisi arasındadır esasta. Padişahlık rejimi bu ülkede yaşayanların kurduğu bir sistem değildir, tıpkı onun karşısına dikilen siyasal ve askeri iktidar blokları gibi. Ve bütün ideolojik reflekslerin ve bağlanmaların ötesinde, Kansu’nun şevk, bilgi belge sağanağıyla kaleme aldığı '31 Mart Olayı’ ya da, '13 Nisan 1909 Karşı- Devrim Teşebbüsü’ bölümü dikkatle okunduğunda, bu iktidar kavgasında halkın, bireyin, insanın esamisi okunmaz. Padişah, paşalar, din adamları, binalar, unvanlar, yabancı elçilikler birbirleriyle yarışırlar.

Oysa baharda kuşun ötüşü bile değişir. Bahar, hep birlikte uyanışın adıdır. Ağaç, çiçek, böcek, su, zaman bile, canlı cansız ne kadar şey varsa kol kola girer, aynı iklimi oluşturur. Evet, Kansu, 31 Mart Vakası’nı 'padişaha nihai olarak mutlak iktidarını geri verme amacı taşıyan karşı- devrim’ olarak tanımlamakta ve 'Darbe, mutlakiyetçi rejime dönmek için eski düzen (padişahlık, Abdülhamit’in liderliğini yaptığı mutlakiyetçi istibdat) yanlılarınca planlanmış ve örgütlenmiş bir girişim’ olduğu yorumuna destek vermektedir. 'Saray, monarşist paşalar ve siyasetçiler’den oluşan bir üçlü ittifaktır. Yine ilginç olan, bu süre boyunca halkın ne düşünüp nasıl davrandığını hem merak etmeyiz hem de bilemeyiz. Zaten, kontrol altındaki gazeteler, okuma yazma oranı düşük toplumda her şeyi rahatlıkla kontrol etmektedir.

31 Mart Vakası’yla kurulan (kurulamayan) yeni düzene karşı, İttihatçı blok hızla harekete geçecek, Hareket Ordusu’nun İstanbul’a ulaşması ve Abdülhamit’in devrilmesi ile son bulacaktır. Ne var ki, yazarın bu süreçte anlattığı, belgelere dayandırdığı, tasnifini yaptığı akışın ana ruh, özünde özsüzlüktür. Kansu, İttihat ve Terakki’yi özgürlükler, anayasal düzen ve liberal politikalar bakımından önde tutsa da, iktidar ve onun paydaşlarının belirlenmesinde akıl çağı değil geleneksel refleksler hüküm sürmektedir. Bu sebepten, 31 Mart taraftarları kolaylıkla Kadınlar Klübü’nü basıp yağmalamakta, resmi ve Kemalist tarih yazıcılığı bu olayı kendine evirmek için 'muhafazakâr ve cahil halkın kendiliğinden başlattığı dini bir gericilik hareketi’ olarak görebilmektedir. Oysa, Aykut Kansu, bugünkü Türkiye siyasetinde de, sürekleri kolayca bulunabilecek bu tutum ve bakışların dışında, 'yeni anayasal düzen aleyhine başlatılmış olan bu darbe girişiminin’ tarihsel ve geleceğe yönelik perspektifler bakımından yeterince okunamadığı eleştirisini getirmektedir.'

610 s. İstanbul, 2016

İlgili Haberler

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar | 14 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 6 Ağustos 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Haftanın Kitabı | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Editörün Seçtikleri | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap | Yeni Çıkanlar | 30 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Haftanın Kitabı / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Editörün Seçtikleri / 23 Temmuz 2018

ABC Kitap

ABC Kitap - Yeni Çıkanlar / 23 Temmuz 2018