Çok Okunanlar

'Komünist Başkan'dan adaylık açıklaması... Bakın nereden aday oldu!

Sabahattin Önkibar canlı yayında açıkladı! CHP'nin İstanbul adayı...

Can Ataklı'dan 'Hüsnü Mahalli' tepkisi!

Kaju krizi büyüyor! Ordu ile tehdit...

Ahmet Kural'ın 10 Kasım paylaşımına Atatürk'ün sözüyle tepki

Hayrettin Karaman: Katiller, tecavüzcüler idam edilmeli

Hayrettin Karaman, İslamiyet’in ilk yıllarında kasten ve haksız olarak birini öldüren kimsenin ceza olarak öldürülmesine 'kısas’ dendiğine dikkat çekerek, “Ne yaparsa yapsın bir insan öldürülemez felsefesinin arkasında olanlar katilleri, halkın parasıyla besletiyor, sonra tekrar cinayet işlesinler diye salınmasına sebep oluyorlar. Canilerin, katillerin, tecavüzcülerin hayatlarını korumak için felsefe yapanlar masumların hayatlarını korumayı ihmal ediyorlar; halbuki masumların hayatlarını korumanın vazgeçilemez şartı katili idam etmektir.' dedi.

Karaman’ın bugün (25 Mart 2016) yayımlanan “Kısasta hayat vardır' başlıklı yazısı şöyle:

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında kısas size gerekli kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ancak her kime, kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa artık ona hakkaniyetle uymalı ve kalan diyeti ona güzellikle ödemelidir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme, bir rahmettir. Bundan sonra kim haddi aşarsa ona elem verici bir azap vardır. / Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız' (Bakara: 2/178-179).

Bu iki âyette, dinin korumayı hedeflediği temel değerlerden biri olan hayatla ilgili bir tedbir olarak kısas ele alınmaktadır. Gerek kısasın diyete (kan bedeli, tazminat) çevrilmesi ve bunun güzellikle ödenmesi ve gerekse kısasın uygulanması konularının -önceki âyette geçen- birr (iyilik) ahlâkıyla ilgisi vardır.

Rivayetlere göre bu âyetin nâzil olmasına, Arapların intikamcı, dengesiz, adil olmayan âdet ve tutumları sebep olmuştur. İslâm'dan önce aralarında ihtilâf bulunan, karşılıklı olarak birçok insanın katledildiği ve yaralandığı iki kabileden biri, kendini diğerinden üstün görüyor, bir erkeğe karşı iki erkek, bir kadına karşı bir erkek, bir köleye karşı bir hür erkek öldürmek istiyorlardı. Her iki kabile de Müslüman olduktan sonra bu istek ve uygulamayı sürdürmeye kalkışınca, şahsî intikamı hukukî kısas cezasına çeviren, cezayı şahsîleştiren (katilden başkasının öldürülmesini yasaklayan), canlar arasında değerli değersiz farkının bulunmadığını, dokunulmazlık ve değer bakımından bütün canların birbirine eşit olduğunu bildiren âyetler geldi.

Kısâs kelimesinin kökünde “izlemek, izini takip etmek ve kesmek' mânâları vardır. Kısas öldürme suçunu ve suçlusunu takip ve sürüp gidecek ihtilâfı kesme, bitirme mânâ ve maksadını ihtiva ettiği için bu ismi almıştır. Kasten ve haksız olarak birini öldüren kimsenin ceza olarak öldürülmesine (idam edilmesine) “kısas' denmiştir.

Öldüren efendi, öldürdüğü köle olursa Cahiliye Arapları kısas uygulamazlardı. Kölesini döven ve öldürenlere ceza verilmemesi zulmü Batı dünyasında da son asırlara kadar devam etti. İslam hukukunda Ebû Hanîfe ve Ebû Yûsuf bu ayet ile ilgili başka ayetleri bir arada yorumlamışlar ve “bir köleyi öldüren hür kimse de ceza olarak kısas edilir' demişlerdir. “Kölesini öldüreni öldürürüz...' meâlindeki hadis de (Dârimî, “Diyât', 7; Tirmizî, “Diyât', 18) bu hükmü desteklemektedir. Aynı anlayışın tabii bir sonucu olarak haksız yere gayrimüslimi öldüren Müslüman da kısas edilir. Aksini ifade eden hadis, Müslümanlarla savaş halinde olan (harbî) gayrimüslimlerle ilgilidir.

Müçtehitlerin çoğuna göre bir kimseyi haksız yere ve kasten öldürenler birden fazla olursa, sayıları ne kadar olursa olsun tamamı kısas cezasına çarptırılır.

Günümüzde kısas (haksız yere adam öldüreni idam etmek) birçok ülkede kaldırılmıştır, ama Doğu'da ve Batı'da (ABD) uygulanan ülkeler de vardır. “İdam cezası niçin kaldırılmamalıdır' sorusunun cevabını başka yazılarımda vermiştim. Siteme girenler bu yazıları bulabilirler. Gittikçe artan vahşet, tecavüzden sonra öldürme, işkence ederek öldürme, boşanmak isteyen eşi sokak ortasında delik deşik ederek öldürme, sivil veya resmi masum insanları ideolojik veya başka sebeplerle katletme olayları beni bu yazıyı kaleme almaya sevketti.

“Ne yaparsa yapsın bir insan öldürülemez' felsefesinin arkasında olanlar katilleri, halkın parasıyla besletiyor, sonra tekrar cinayet işlesinler diye salınmasına sebep oluyorlar. Canilerin, katillerin, tecavüzcülerin hayatlarını korumak için felsefe yapanlar masumların hayatlarını korumayı ihmal ediyorlar; halbuki masumların hayatlarını korumanın vazgeçilemez şartı katili idam etmektir.

İlgili Haberler

Medya

Karar Gazetesi: Baskılarla karşı karşıyayız

Medya

Can Ataklı'dan 'Hüsnü Mahalli' tepkisi!

Medya

Akit'i 10 Kasım'da mide ağrısı tutuyor... Yine aynısını yaptı!

Medya

Ahmet Hakan: Ben seni hayli geç keşfettim Atam

Medya

2019 YKS tarihleri açıklandı

Medya

Gazeteci Sedat Sur'a hapis cezası verildi

Medya

Habertürk'te 'kadına yönelik şiddet' programına kadın düşmanı konuklar

Medya

Fatih Tezcan'dan medyayı karıştıracak iddia... Cevap gecikmedi!

Medya

Evrensel, Binali Yıldırım ve oğluna 10 bin TL tazminat ödeyecek

Medya

Turkuvaz Medya'da toplu işten çıkarma

Medya

Demirören Grubu ile Turkuvaz Medya anlaştı

Medya

Yiğit Bulut ve İlnur Çevik'in TRT'deki programları sona erdi