Çok Okunanlar

Muharrem İnce: Kılıçdaroğlu'nun o teklifine 'Evet' demeyeceğim

Atatürk'ün annesine hakaret etmişti... Nişanyan, gerici meczuplarla yarışıyor

'Eurovision'a neden katılmıyoruz?' sorusuna hükümetten yanıt

Mansur Yavaş'tan AKP'den aday olacak iddialarına yanıt

CHP ile HDP'nin ortak adayı olacağı iddia edilen Celal Doğan'dan açıklama

İki sert cevizden biri kırıldı!

Ali Kaya Soysal

24 ülkeden, ne yazıkki bizimde içinde bulunduğumuz 8 takım elenince kalanlar iki gün aradan sonra "semifinal" için mücadeleye başladılar ve ilk  maç St.Etienne de İsviçre - Polonya arasında oynandı. İlk 45'de top daha çok İsviçre'nin ayağında dolaştı, futbol adına yapılması gereken aksiyonları hep kırmızı-beyazlılar denediler. Buna karşın Polonya kontralarla rakip kaleye gitmeyi denedi. Bunlardan birinde kaleci Fabianski'nin el degajını orta alanda yakalayan Grosicki sol kanatta topu seri bir şekilde 35 metre sürdükten sonra nefis bir orta yaptı, Milik'in bilinçli  eğilmesiyle ceza alanının sağında Fiorentalı Blaszczykowski topla buluştu ve temiz bir vuruşla Polonya'yı 1-0 öne geçirdi. Bu gol şimdiye kadar  turnuvanın "en hızlı atılan" golüydü.  Topu kalecinin elinden çıktıktan 10 saniye sonra filelerde gördük!

İkinci yarı İsviçre baskısını iyice arttırdı. 76'da Rodriguez'in şutunu Fabianski önledi, 78'de bir topları direkten döndü ve 82'de hakettikleri beraberlik golünü "Alplerin Messi'si" Shaqiri'nin ceza alanı çizgisi üstünden yaptığı harika röveşatayla buldular. Bence bo gol de turnuvanın "en şık" golüydü bu güne kadar. Uzatmaya giden maçta başka gol olmayınca penaltılar devreye girdi ve bir penaltı kaçıran İsviçre bence daha çok layık oldukları 8'lere kalamadı, ilk çeyrek finalist Polonya oldu.
 
GARETH BALE FARKI
 
Britanya Adalarından şampiyonaya katılan tüm ülkelerin kaldığı 16'larda ikinci maç bu takımlardan Galler ile K.İrlanda arasında Paris'te renkli tribünler önünde oynandı. Oyunun genelinde Galler yarım gömlek üstün oynadı rakibinden. Bunda Gareth Bale kalitesi faktörü ana rol oynadı, ama pozisyon olarak çok fakir bir 90 dakika oldu. Nitekim 75'de Bale'in soldan sürükleyip getirdiği atak ve güzel ortası İrlandalı savunmacı Mc Auley'in ayağından kendi filelerine gitti ve "ejderhalar" ilk kez katıldıkları şampiyonada çeyrek finale kaldılar. İlk katılan bir başka ülke olan K.İrlanda ise gruplardan çıkmayı başararak kendilerinden beklenenin fazlasını bile yaptılar bana göre..
 
İKİ SERT CEVİZDEN BİRİ KIRILDI
 
Turnuvanın iki önemli ekibi fikstürün cilvesi sonucu çok erken karşı karşıya geldiler. Biri elenecekti ve oyuncu kalitesiyle, bundan önceki maçlardaki performansıyla finalleri zorlamasını beklediğim Hırvatistan dramatik bir şekilde elendi. Öyle bir maç düşünün ki, 116 dakika boyunca tek gol pozisyonu yok! Ne Hırvatların, ne de Portekiz'in kayda değer kaleyi bulan şutunu göremedik. Tamamen kaybetmeme üstüne kurulmuş  bir taktik, izleyenlere hiç keyif vermeyen bir oyundu dünkü son maç.
 
Durgun bir normal süreden sonra uzatmaya giden maçın 116. dakikasında enteresan iki olay oldu. Önce İnterli İvan Perisic'in gol girişimi direkten döndü, o top döndü, Sanchez'in kontrasına dönüştü ve Ronaldo'nun kaleci Subasic'den dönen topu altıpas içindeki Quaresma'nın kafasından boş kaleye gitti. Kalan 4 dakikada geç uyanan Hırvatlar Portekiz kalesini ablukaya aldılar ve hatta son saniyede sahanın en iyi futbolcularından stopper Vida'yla büyük  bir fırsatı kullanamadılar. Ve 1-0'lık skorla Portekiz büyük bir sevinç yaşarken , Hırvatistan yıldızlarla dolu bir kuşak yakalamasına rağmen belki de turnuvanın kaderini belirleyecek dramatik bir elenmeye imza attı..
 
Maçları izlerken bazı şeyleri düşündüm ve ister istemez sinirlendim. Futbola ayırdıkları bütçeleri bizim binde birimiz olan ülkeler turnuvaya devam ediyorlar, ama Türkiye yok. Dahası 3 gün geçmesine rağmen sorumluluğıu alan, hesap veren, bedel ödeyen, istifa eden de yok. Hocasıyla, futbolcusuyla, kaptanıyla Bodrum'da, Çeşme'de TFF'nin hesaplara yatırdığı eleme grubu primleri çatır çatır afiyetle yeniyor şu sıralar. Bravo doğrusu, "devletin malı deniz yemeyen keriz" öylemi?

Bir haber duydum sosyal medyada, ulusal takımın Beşiktaşlı oyuncuları Cenk, İsmail, Olcay ve Oğuzhan aldıkları primleri LÖSEV ve Şehit Ailelerine bağışlamışlar. Eğer bu bilgi doğruysa helal olsun onlara, darısı diğer  "onurluların" başına..

İlgili Haberler

Spor

A Milli, UEFA Uluslar B Ligi'nde küme düştü

Spor

Tolgay Arslan süresiz kadro dışı

Spor

Fenerbahçe Galatasaray'ı 3-0 mağlup etti

Spor

Fikret Orman: 2019'da adayım yüreği yeten varsa gelsin

Spor

Cristiano Ronaldo, 15 dakikalık yemeğe 190 bin lira ödemiş

Spor

İşte Beşiktaş'ın borcu

Spor

Deneyimli teknik direktör hayatını kaybetti

Spor

Ağaoğlu'ndan Şenol Güneş ve Ali Koç açıklaması: Külliyen yalan

Spor

Aykut Kocaman resmen Konyaspor'da

Spor

Galatasaray'dan Heiderscheid'a karşı hukuk zaferi

Spor

Aziz Yıldırım'dan aylar sonra ilk fotoğraf

Spor

Manchester United forvet adayını belirledi