unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

ABDnin Suriyenin Kuzeyini Türkiyeyle Paylaşma Planı

19.02.2018 00:02

Bir hafta içinde, önce ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı H. R. McMaster, ardından ABD Savunma Bakanı James Mattis, son olarak da ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Türk-Amerikan ilişkileri masaya yatırıldı.

Sonuç ne? Tam olarak bilmiyoruz. Zira iki taraftan yapılan açıklamalar da sınırlı.

Kuşkusuz devletlerarası ilişkilerde kamuoyunun her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmesi gerekmeyebilir, nasılsa devlet biliyordur!

Fakat bu bir haftalık önemli görüşmelerin ayrıntılarını devlet de bilmiyor. Çünkü kayıt tutulmadı!

Dışişleri yetkililerinin bu tür görüşmelerde kayıt tutmasına engel olmak, iktidarın BOP eşbaşkanlığı günlerinden beri süren bir alışkanlığı…

Kayıt tutulmayan 3.5 saatlik görüşmede Türk Cumhurbaşkanı ile ABD Dışişleri Bakanına Türk Dışişleri Bakanının tercümanlık yapması da cabası…

TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNİN 1 HAFTALIK SEYRİ

Devletten bile gizlenen bu görüşmeleri analiz edebilmek için geriye önce yapılan resmi açıklamaları yorumlamak kaldı. Kronolojik olarak inceleyelim:

Cumhurbaşkanlığından İbrahim Kalın- McMaster görüşmesi sonrası yapılan açıklama: "Uzun vadeli stratejik ortaklık ilişkileri teyit edildi" (11.02.2018).

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ABD Savunma Bakanı James Mattisin teklifini açıkladı: YPGyi PKKya karşı savaştırabiliriz (15.02.2018).

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson: YPGye ağır silah asla vermedik, geri alacağımız bir şey yok (15.02.2018).

ABD Savunma Bakanı Mattis: Türkiyeyle ortak zemin bulma yolundayız (15.02.2018).

Milli Savunma Bakanı Canikli: PYD/YPGnin SDG bünyesinden çıkarılmasını talep ettik (15.02.2018).

Reuters: Türkiye, Tillersona ABD ve Türk askerlerinin Menbiçte konuşlanmasını önerdi (16.02.2018).

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "ABD ile ilişkilerimizi normalleştirme konusunda bir anlayışa vardık" (16.02.2018).

Çavuşoğlu-Tillerson görüşmesinin ardından ortak açıklama: Türkiye ve ABD arasında sonuç odaklı mekanizma kuruluyor (16.02.2018). (Mekanizmanın birincisinin PYD/YPG, ikincisinin PKK ve üçüncüsünün de FETÖ ile ilgili, içinde asker ve sivillerin bulunacağı çalışma komiteleri olduğu gündeme geldi.)

Tillerson: Menbiçin müttefiklerimizin kontrolü altında olmasını istiyoruz (16.02.2018)

Mattis: Kurtarılmış bölgelerin kontrolü konusunda Türkiye ile hemfikiriz ve birlikte çalışacağız (18.02.2018).

3 MADDELİ ABD PLANI
Ne çıkarmamız gerekiyor bu açıklamalardan?

Birincisi, AKP hükümetinin Türk-Amerikan ilişkilerini normalleştirme yolunu seçtiğini. (Aynı anda Almanyayla da normalleşme adımı atıldı. Binali Yıldırım, Merkelle görüme öncesinde yeni bir sayfa açalım, geçmişi unutalım mesajı verdi. Yıldırım-Merkel görüşmesi sonrasında bir yıldır tutuklu olan ve AKP yöneticilerinin defalarca terörist ilan ettiği Alman gazetesi muhabiri Deniz Yücel serbest bırakıldı. Almanya PKK ile ilişkilendirilen merkezin gösterisini yasakladı. Türk ve Alman yetkililer terörizmle mücadele toplantısı yaptı.)

İkincisi, ABDnin Türkiyenin haklı taleplerine karşı temel stratejisini bozmayacak yeni bir planlama yaptığını…

Nedir o planlama? Yukarıda özetlediğimiz açıklamalar ile kimi düşünce kuruluşlarının raporlarına yansıyan bazı görüşlerden çıkardığımız şu: ABD, Türkiyeye Suriyenin kuzeyini paylaşmayı teklif ediyor!

Buna göre;

1) Fıratın batısında Türkiye ve ÖSO olacak, doğusunda da ABD ve PYD/YPG.

2) Menbiçte, ABD ve Türk kuvvetleri birlikte bulunacak.

3) PYD Barzanileştirilecek. (Yani ABD PYD/PYGyle hamilik ilişkisini sürdürecek. Türkiye tıpkı kuzey Irakta olduğu gibi karşı çıktığı Kürdistana müteahhit yapılacak.)

ABDNİN STRATEJİK VE TAKTİK KAZANIM HESABI
Bu plan gerçekleşir mi?

Plan, Suriyenin artık yeniden siyasal birliğini ve toprak bütünlüğünü sağlayamayacağı varsayımı üzerinden şekillendiriliyor. AKP ile ABDyi PYD/YPGye rağmen buluşturan da, birincisi Esadsız, ikincisi de parçalanmış Suriye hedefi ve hevesidir.

Peki Rusya ve İran bu parçalanmaya razı olur mu? Dahası sahada yurt savunması yapan Şam rejimi bunu kabullenir mi? Elbette hayır!

Kuşkusuz Türkiyenin terazinin öbür gözüne yerleşmesi dengeyi etkiler ama son tahlilde bize göre gelişmeler yine de bölge kuvvetlerinden yana olacaktır.

Öte yandan PYDnin Barzanileştirilmesi, yani Ankaranın kabul edeceği şekilde PKKden ayrıştırılacağı da olası görünmüyor.

Bu durumda, taktik düzlemde neye yarar bu Amerikan planı? Suriyeyle anlaşmakta direnen AKP Hükümetini, Rusya-İran cephesinden koparmaya…

Peki stratejik düzlemde neye yarar bu Amerikan planı? Fıratın doğusunu Irakın kuzeyine eklemlemeye…

ABDnin Basradan Doğu Akdenize ulaşan ve geçtiği dört ülkenin de toprak bütünlüğünü hedef alan enerji koridoru, stratejik bir hedeftir. ABD bu koridorun Irak ayağını 25 yılda inşa etti ama nihayete erdiremedi. Dahası bölgedeki yeni denklem nedeniyle koridorun Irak ayağında geri adımlar bile atıyor.

Hal böyleyken, Irakın kuzeyini bugün için Suriyenin kuzeyinden Doğu Akdenize bağlama şansı görünmüyor. Öyleyse, en azından Fırata kadar uzatarak, Fıratın doğusunu da Amerikan Koridoru dediğimiz bu enerji koridoruna eklemlemek Washington için bir kazanım olacak.

İşte ABDnin yeni planlaması, bu temel stratejisine uyumluluğu açısından değer kazanıyor.

Fakat belirtelim: Türkiye ile ABDnin bölgedeki hedefleri birbiriyle çatışmaktadır ve o hedefler değişmeden, AKPnin varlığına rağmen, yeniden eski tarz bir işbirliği modeli hayat bulamayacaktır!

AKPnin sırf iktidarının kalıcılığı için girebileceği işbirliği yolları ise inişli-yokuşlu-çukurlu bir çıkmaz yol olmaktan öteye gidemeyecektir!

TURNUSOL KÂĞIDI
Tabi iş gene geliyor, Türkiyenin iç politikasında düğümleniyor.

Bir kez daha problemin kaynağının probleme çözüm olamayacağı, yanlış adamla doğru iş yapılamayacağı, eğri cetvelle düz çizgi çizilemeyeceği ortaya çıkıyor:

Suriyeyle anlaşılmadığı taktirde, Türkiyenin Suriyede yapacağı her olumlu iş tersine dönmeye gebedir. İncirliki ABD uçuşlarına yasaklamadan yapılacak her askeri harekât, vatan savaşı yönünden sapmaya açıktır.

Türkiyenin ulusal güvenliği ile iktidarın geleceğinin çeliştiği süreçlerde yapılan tercihler, görmek isteyene, turnusol kâğıdı gibidir!

 

 

 

Eğitim