Çok Okunanlar

Atatürk'ün annesine hakaret etmişti... Nişanyan, gerici meczuplarla yarışıyor

Muharrem İnce: Kılıçdaroğlu'nun o teklifine 'Evet' demeyeceğim

İstanbul Havalimanı akan çatısıyla gündemde...

'Eurovision'a neden katılmıyoruz?' sorusuna hükümetten yanıt

CHP milletvekili hayatını kaybetti

İrlanda 'bitti' dedi ve bittik!

Ali Kaya Soysal
Önceki  gece Ulusal Takımımızın Çekler karşısında aldığı 2-0'lık galibiyet sonrası bütün ülke iyimser bir havaya girmişti. Ama dün oynanan 4 maçın sonuçlarına göre önce Portekiz aldığı beraberlikle en iyi üçüncüler kontenjanına girdi ve arkasından İrlanda Cumhuriyeti İtalya'yı 1-0'la geçerek "bitti" dedi.

Akşam kuşağında Lyon'da karşı karşıya gelen Macaristan ve Portekiz izleyenlere son derece heyecanlı, kaliteli bir 90 dakika seyrettirdi ve şimdiye kadarki en gollü maç skoru ortaya çıktı: 3-3. Dzsudzsak'ın yıldızlaşıp, 2 de gol attığı maçta Macarlar 3 kez öne geçti ama Portekiz'e 3 defa yakalandı.Bu skorda Ronaldo'nun da 2 nefis golle katkısı büyük oldu.

Aynı saatde Saint-Denis'de start alan 2 puanlı İzlanda ve 1 puanlı Avusturya 16'lara kalma adına müthiş bir mücadele örneği verdi. Özellikle Avusturya 18'de Bödvarsson'un ayağından yediği golle yenik duruma düşmesine rağmen maçı hep forse etti. Önce 37'de Dragovic'le penaltı kaçırdı, Schöpf  ile beraberliği yakaladı ve 90+4'e kadar yüklendikçe yüklendi, ama atamadı, son saniyelerde bir kontra atakta Traustason'un gölüne engel olamadılar. Eleme gruplarında birlikte olduğumuz İzlanda 2-1'lik mucizevi bir galibiyetle 5 puana ulaşıp Macaristan ile  kolkola 16'lara koşarken Portekiz de üç beraberliğin getirdiği 3 puan ve 0  averajla en iyi 3. olan üçüncü ülke olarak turnuvaya devam ediyordu.

"Biz bitti demeden bitmeyecekti" ama ne gariptir ki, gece kuşağında oynanacak maçlar için Belçika ile İtalya'dan medet umar hale geldik. İkisi de rakiplerine yenilmez ise 16'lara kalacaktık. Belçika daha atak götürdüğü 90 dakikanın sonlarına doğru Nainggolan'ın 25 metreden attığı nefis golle 1-0'ı yakaladı, 6 puana ulaştı ve rakibi İsveç'i grup sonuncusu yaptı.

Ümidimiz İtalya'ya kalmıştı. İrlanda Cumhuriyeti'ne yenilmez ise şampiyonaya devam edecektik. Bu noktada Fatih Terim'in bir gece önce Çek maçından sonra yaptığı basın toplantısında söylediklerini kısaca bir hatırlayalım. Ne dedi Hoca: "16'lara kalma şansımız  % 80-90 gibi gözüküyor, bir üst turdaki rakibimiz de  Galler olacak gibi" Hoppalaaa, bu  nasıl bir öngörüdür, neyin yüzdesidir anlayamadım. Bu cümleler ağzından döküldüğü anlarda Slovakya ve Kuzey İrlanda en iyi 3. olarak durumlarını garantilemişler, geriye 2 bilet kalmış, bu pozisyon için bir gün sonra oynanacak 4 maçta, E Grubunda iki, F Grubunda ise üç aday var. Yani Türkiye ile birlikte 2 bilete toplam 6 aday, üstelik içlerinde -2'yle en kötü averaj bizim. Bu manzaradan nasıl bir yüzde çıkar, bir matematik profesörüne soralım, tarih profesörü de bilebilir ayrıca!

Neyse, tekrar maça dönecek olursak, İtalya maça 9 kişilik rotasyonla başladı Lille'de -ki bu yeni oynayan oyuncular içinde kaleci Sirigu'yu çok kötü bulduğumu belirtmeliyim- yenilen gol dahil hatalar içindeydi maç boyu. İrlanda muhteşem seyirci desteğini de yanına alarak İtalyan yarı sahasından çıkmadı maç boyu, şutlar, ortalar, topa sahip olma oranları , 43'de verilmeyen penaltıları bir şeylerin habercisiydi adeta.. 85. dakika İrlanda'nın iki duyguyu yaşadığı 60 saniye idi. Önce Hoolahan kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu içeri yuvarlayamayınca tribünlerde kahırdan bayılanlar olmuştur, ama hemen arkasından Brady'nin zaferi getiren kafa  golünde de aynısı  yaşanmıştır.. Son 10 dakika "gökmaviler"in atak girişimleriyle "yeşiller"in cansiperane savunması arasında geçti ve turnuvanın en yaşlı takımı 1-0'lık tarihi galibiyetiyle bir üst tura çıkarak, bizim son umutlarımızı da bitirdi.

Turnuva tüm heyecanıyla devam ederken, takımımız kötü performans, yanlış oyuncu tercihleri, kavgalar, alınganlıklar, kamp  dedikoduları, teknik adamından kaptanına kadar medyaya tehtidler  eşliğinde ülkeye dönüyor.. Şampiyonaya katılan 24 ülkenin İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Fransa dışında kalan 19'unun toplamından daha fazla futbol bütçesi olan Türkiye, gerek eleme gruplarındaki performansıyla, gereksede turnuvada ortaya koyduğu futbolla başarısızdır. Bu durumun baş sorumlusu, Roy Hodgson ve Antonio Conte'nin ardından en pahalı 3. hoca konumundaki "Türkiye Futbol Direktörü" gibi "cafcaflı" bir CV'nin sahibi Fatih Terim'dir ve derhal istifasını sunmalıdır...Dün gece Brady'nin kafa topu filelere gitmeseydi de görüşüm hiç değişmeyecekti. Çünkü dünkü yazımın başlığında da değindiğim gibi bir kaç 90 dakikanın sonucu, topun kale çizgisini geçmesi,  uzun yıllardır yapılan yanlışlıkların üstünü örtemez, örtmemeli..
 

İlgili Haberler

Spor

A Milli, UEFA Uluslar B Ligi'nde küme düştü

Spor

Tolgay Arslan süresiz kadro dışı

Spor

Fenerbahçe Galatasaray'ı 3-0 mağlup etti

Spor

Fikret Orman: 2019'da adayım yüreği yeten varsa gelsin

Spor

Cristiano Ronaldo, 15 dakikalık yemeğe 190 bin lira ödemiş

Spor

İşte Beşiktaş'ın borcu

Spor

Deneyimli teknik direktör hayatını kaybetti

Spor

Ağaoğlu'ndan Şenol Güneş ve Ali Koç açıklaması: Külliyen yalan

Spor

Aykut Kocaman resmen Konyaspor'da

Spor

Galatasaray'dan Heiderscheid'a karşı hukuk zaferi

Spor

Aziz Yıldırım'dan aylar sonra ilk fotoğraf

Spor

Manchester United forvet adayını belirledi