unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Kadının olmadığı yerde özgürlük ve demokrasi olmaz

Torun Ahmet Türkmen / Yorum

Eğer dikkatinizi çekmişse siyasi iktidar son dönemlerde, toplumsal ve siyasal yaşamın her alanına dönük amaçladıkları “siyasal islam' projelerine dönük ne kadar dönüşüm varsa bir bir yaşama geçirmeye çalışıyorlar.

Bunu, adeta 'yangından mal kaçırır’ gibi yapmaya çalışıyorlar. Çok zamanlarının kalmadığını biliyorlar. Aynı zamanda da bir an önce bu dönüşümleri yasal bir 'statü’ altına almayı da hedefliyorlar.

Bunları, Cumhuriyet Türkiye’sinin yasalarında ve toplumsal bellekte kadına dair yerleşmiş tüm değerleri silerek, eğer başarabilirlerse 'yok ederek’ yapıyorlar. Tüm bunları yaparken, proğramların merkez noktalarının birine 'kadınların toplum içindeki yerini’ değiştirmeyi, kadının yasalardaki ve toplum yaşamındaki -eksik de olsa- yerini yok etmeyi koyuyorlar. Bunu, kadınların toplumdan izole edilmesi, eve kapatılmasıyla başarabileceklerini düşünüyorlar. Kadın kontrolüyle, toplumsal kontrolün kolaylaşacağını öngörüyorlar.

Kadın cinayetlerine 'kapı aralamalarının, kadının kılık kıyafetlerine saldırılmasının, son olarak da Diyanet işleri başkanlığının 9 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilinebileceği 'fetvalandırılması’nın altında biraz da bu gerçek yatmaktadır.

İran’daki toplumsal hareketlerin ortaya çıkması, yavaş yavaş siyasallaşmaya doğru evrilmeye başlaması AKP iktidarını bir hayli endişelendiriyor. Bunun kendi iktidarlarını olumsuz yönde etkileyebileceğini düşünüyorlar.

Bilindiği gibi 1979’daki gerici mollalar iktidarının ilk yaptığı girişimlerden birisi, kadınları toplumsal yaşamın dışına atmak oldu. Ardından kadının söz sahibi olduğu tüm siyasal ve toplumsal kurumlar kapatıldı, ya da dönüştürüldü.

Bu nedenle, bir an yol almayı, 'atı alıp Üsküdar’a geçmeyi’ düşünüyorlar. Hükümetin İran’daki gelişmelere “Arap baharı' hareketine baktığı gibi bakmamasını birazcık da bu yanıyla değerlendirmek gerekiyor. Geçmişte destekledikleri bu hareketleri bugün desteklemiyorlar.

Bu olgunun onları çok korkuttuğu söylenebilir. Korkunun bacayı sardığı görülüyor.

Kadınların toplum yaşamındaki yeri olgusu, demokratik güçlerinde özel olarak dikkat merkezinde olmalıdır. Siyasi iktidarı geriletmede ve süreç içinde iktidardan uzaklaştırmada ana olgulardan birisidir bu olgu. Hele, son zamanlardaki kamuoyu anketlerinde ortaya çıkan AKP hükümetine olan kadın desteğinin günden güne azalmakta olması, doğru tutumun 'kadın haklarının savunulması ve demokratik kadın hareketinin’ güçlendirilmesinden geçtiğini ortaya koymaktadır.

Toplumsal çıkışlardan birisi 'kadın ve kadın hakları’ üzerinden olabilir. Siyasi iktidar kendi hedefleri açısından yol almaya çalışırken, istemeden de olsa karşıtına bu alanda geniş bir hareket alanı yaratmaktadır. Unutmayalım ki; Cumhuriyet kadını toplumsal bir kimlik olarak vardır ve üzerinde güçlü bir hareket şekillendirmek mümkündür.

Bilinmelidir ki; kadının olmadığı yerde özgürlük, demokrasi ve toplumsal barış olamaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Çok Okunanlar

Muharrem İnce'nin ekibinin topladığı imza sayısı belli oldu

Diğer cemaat ve tarikatlara operasyon geliyor mu? Yandaş yazar yanıtladı...

CHP'li Aksünger: Muharrem Bey'in sonuç monuç aldığı yok

Teknosa'da işler böyle yürüyor!

Hakan Şükür'den tepki çeken 15 Temmuz mesajı

İlgili Haberler

ABC Kritik

“Kiç” bir Yeni çağ Lideri: Adnan Hoca

ABC Kritik

Şahsiyetimizdeki o acı kambur...

ABC Kritik

Balyoz'un FETÖ'cü hakimini serbest bırakanlar ve AK-Fethullahçılar: Hesap vereceksiniz!

ABC Kritik

Sıra size de gelecek, Adnan Oktar suç örgütünün destekçileri!

ABC Kritik

Ütopya

ABC Kritik

Başkaya: ''CHP'nin Genel Başkanını değil, paradigmayı değiştirmeye ihtiyaç var!''

ABC Kritik

Erdoğan'ın süregelen zaferinin anlamı

ABC Kritik

Rakamların analizi ve yeni doğan bir seçmen tabanı: Ak-kurtlar

ABC Kritik

Sen gazeteci değil, Fethullahçı bir Çiko'sun!

ABC Kritik

Felsefeden yoksun bir eğitim sistemi, sadece robotlar yetiştirir

ABC Kritik

Cumhurbaşkanı Adayları, Cumhuriyeti Koruma ve Demokrasi Savaşımının Neresindeler?

ABC Kritik

Umut ve Doblo'nun Ruhu...