YAZARLAR

Tüm Yazıları Alev Doğan

İşsiz bırakılan, tutuklanan, öldürülen gazeteciler günü

10.01.2017 13:15

Bazen, bir fotoğraf her şeyi anlatır. Hem üzerine tek bir kelime edilmeyecek hem de sayfalar dolusu yazsanız da yetmeyecek fotoğraflardır onlar. Hem boğazınızda yutkunamadığınız bir yumrudur hem de umuttur. Aynı anda çok şey olan bu fotoğraflardan birisi ile yeni karşılaştım, bakıştık uzunca bir süre. Keşke dedim keşke bunlar hiç yaşanmasıydı da, bu fotoğraf hiç çekilmeseydi…

Bugün tutuklu bulunan Ahmet Şık, elinde henüz katledilen arkadaşı, meslektaşı, dostu Metin Göktepenin fotoğrafını tutuyor. Henüz genç, ama tertemiz suratından bu boyun eğmeyen adamın Ahmet Şık olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Çalışan Gazeteciler Gününü bu fotoğraftan daha iyi anlatacak başka bir şey yok diyorsunuz.

Evet bugün Çalışan Gazeteciler Günü. Ama bizler için ortada kutlanacak bir durum yok. Biz daha ziyade bu günü, işsiz bırakılan, tutuklanan, öldürülen gazeteciler günü olarak anmayı tercih ediyoruz. 147 meslektaşımızın bu günü cezaevinde karşıladığı bir tabloya ilişkin hiç iyi şeyler düşünmüyoruz.

Doğrudur, insanı yalnızca mesleğinden değil insanlığından utandıracak kişilerle mücadele ediyoruz.

Doğrudur, her kapı çalınışında, her telefon zilinde acaba diye durup düşünüyoruz.

Doğrudur, adliyelere artık haber yapmaya değil ifade vermeye gidiyoruz.

Doğrudur, tüm zorluklara karşın işimizi çok seviyoruz ama simit satıp onurlu yaşamanın da bir seçenek olduğunu biliyoruz.

Yazmak konuşmaktan daha fazla hareket alanı yaratır insana. Yazarken kimse sizin sözünüzü kesmez, kimse sizi dinlememezlik etmez. Bu anlamı ile konforlu bir alandır. Ama yazı teminattır, sözünüzün kayıt altına alınmasıdır. O yüzden gazeteci iseniz doğruda durmanız yetmez, doğruda yürümeniz gerekir.

Metin Göktepe, doğruda yürümek konusunda ısrarcı olduğu için öldürülmüştür.

Ahmet Şık, doğruda yürümek konusunda ısrarcı olduğu için tutukludur bugün.

Ve o fotoğraf karesindeki iki güzel adam bize doğruda yürümek konusunda ısrarcı olun diye seslenmektedir.

Biraz kişisel olacak ama bu vesile ile bir duygumu paylaşmak isterim sizlerle; tüm zorluğuna rağmen dünyaya bin kere de gelsem, bininde de gazeteci olurdum. Bu yüzden üzerimde emeği olan, herkese teşekkür ederim. İnanın minnettarlığımı anlatacak kelime yok…

Bir şey daha, hem bu ülkenin dürüst ve namuslu yurttaşlarına hem de bugün sahip olduğum ne var ne yok ise borçlu olduğum herkese; Türkiyeyi felakete sürükleyecek Başkanlık Anayasası tartışmalarının yaşandığı şu günlerde, İşsiz bırakılan, tutuklanan, öldürülen gazeteciler günü vesilesi ile, doğruda yürümekte ısrarcı olan Ahmet Şıkın sözleri ile…

Hiç kimse sakın enseyi karartmasın! Bu güç ve iktidar da bunlara kalmayacak. Türkiye mutlaka aydınlığa çıkacak…

Eğitim