unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

Mahçupyan'dan AYM'ye övgü, akademisyenlerin tutuklanmasına tepki

Başbakan Davutoğlu'na yakın kadronun çıkardığı yeni gazete KARAR'da yazan Etyen Mahçupyan, bugünkü yazısında Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül kararını övdü, 3 akademisyenin tutuklanmasını ise eleştirdi.

 Tayyip Erdoğan'ın ve AKP içinde Erdoğan'a yakın isimlerin yerden yere vurduğu AYM'nin kararına Davutoğlu'na yakın isimlerden gelen destek, karara yönelik eleştirinin siyasi amaçı bir eleştiri olduğunu ve kaynağının Saray olduğunu bir kez daha gösterdi.

İşte Mahçupyan'ın o yazısı:

Anayasa Mahkemesi vicdanı hatırlattı

Hukuken haklı sayılmanın siyaseten haklı olmak açısından yeterli olmayabileceği , çünkü 'hakkaniyetli’ gözükmeyebileceğini tartışırken Anayasa Mahkemesi’nin Dündar ve Gül karar gerekçesi geldi.

Mahkeme’ye yönelik üç itiraz vardı. Başvuru yolları tüketilmeden konuyu gündeme alması, suçlamanın vahametini göz ardı ederek tahliye kararı vermesi ve meseleyi basın özgürlüğü ile ilişkilendirerek içerik değerlendirmesi yapması. Gerekçe tam da bu üç noktada Mahkeme’nin bakışını yansıtıyor.

***

İlk olarak, “mahkeme başvurunun konusunun tutuklamanın ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiası olduğunu belirterek başvurucuların tutuklama kararına itiraz etmek suretiyle başvuru yollarını tüketmiş olduklarını tespit' ediyor. Diğer bir deyişle başvuru suçun içeriği ile ilgili olmayıp, o konuda başvuru yolları tüketilmiş değil. Ama ifade ve basın özgürlüğü açısından başvuru yolları tüketilmiş durumda, çünkü tutuklamaya itiraz söz konusu özgürlükler açısından olası son başvuruyu ifade ediyor. Nitekim bu yorumun “başvurucular hakkında derece mahkemesinde devam eden davanın esasına ilişkin olmadığını...' vurguluyor.

***

İkinci olarak, Mahkeme herhangi bir tutuklama kararı için iki önkoşulun bulunduğunu hatırlatıyor. Kişinin suç işlediği konusunda 'kuvvetli belirti’ bulunması ve daha hafif bir tedbirin yeterli olmadığının, yani tutuklamanın “somut olayın koşulları altında 'gerekli' olduğunun ortaya konması. Oysa bu olayda iddianame 'haber yapma’ dışında somut bir delilden, 'siyasal ve askeri casusluk’ isnadını destekleyecek bir olgudan söz etmemekte. Dolayısıyla ortada 'kuvvetli belirti’ yok… İki gazeteciye soruşturma başlatılmasından altı ay sonra tutuklama tedbirinin uygulanması ise ortada bir 'gereklilik’ halinin olmadığını ima ediyor. Nitekim Mahkeme tutuklama kararının gerekçelerinin bu tedbirin niçin alındığını açıklayamadığının altını çizmekte.

***

Üçüncü olarak, suçlamaların gazetede haber yayınlama dışında bir olguya dayanmaması nedeniyle, Mahkeme tutuklamanın “haberin içeriğinden bağımsız olarak' ifade ve basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu kanaatini taşıyor. Yanlış anlaşılmasın… Mahkeme temel hak ve özgürlüklere müdahalenin kanuni dayanaklarının bulunduğu konusunda tereddüt göstermiyor. Ancak “tutuklama tedbirinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalini oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi için somut olayın demokratik toplum düzeninde gerekli olma ve ölçülülük koşulları yönünden de incelenmesi' gerektiğinin altını çiziyor. Bu açıdan bakıldığında tutuklamanın “demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale olarak' kabul edilemeyeceğini kayda geçiriyor. Ayrıca böyle bir tasarrufun “genel olarak basın üzerinde caydırıcı bir etki doğurabileceği de' ekleniyor.

***

Kısacası Anayasa Mahkemesi Gül ve Dündar’ın tutuklanmasının 'hakkaniyetli’ bir tedbir olmadığını, iddianamenin bu açıdan yetersiz kaldığını ve ölçüsüz bir tedbir olarak kullanıldığında bizatihi tutuklamanın ifade ve basın özgürlüğü açısından bir hak ihlali oluşturduğunu söylüyor… Yani ne kendisini birinci mahkeme yerine koyuyor, ne de esasa müdahalede bulunuyor. Delil değerlendirmesi yapmıyor ama delil içermeyen bir iddianameyi de görmezden gelmiyor… Hakkaniyete riayet etmeyen hukuki tasarrufların kamu vicdanı sınavından geçemeyeceğini hepimize hatırlatıyor.

Not: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı E.Mungan, M.Kaya ve K.Ersoy adlı üç akademisyenin yakalanması ve gözaltı işlemine tabi tutulmaları için Emniyet’e yazı yazdı ve tutuklandılar. AK Parti’yi vurmak gibi bir kasıt yoksa, hukukun taammüden katli herhalde budur…



Çok Okunanlar

Özdağ'dan 'Akşener istifa etti' iddiasına ilişkin açıklama!

Anıtkabir'de Atatürk'e hakaret eden gerici kadın tutuklandı

Toplu tecavüzün şifresi: Tatlı yiyecek miyiz?

Hocaların hocası iktisatçıdan ürküten uyarı: IMF programı gündeme gelebilir

'Meral Akşener istifa etti' iddiası

İlgili Haberler

Politika

15 Temmuz'da işten atıldılar eyleme başladılar!

Politika

İyi Parti'lilerden Meral Akşener eylemi!

Politika

MHP'den İyi Parti yorumu: Bize müracaat olursa değerlendiririz

Politika

Raşid Dostum'u hedef alan saldırıda 14 kişi öldü!

Politika

ABD istedi, Türkiye İran'la arayı açtı!

Politika

Kaftancıoğlu: Siyasi ikbal beklentisiyle değil ilkeyle karar verin

Politika

Akşener: Kurultayda aday olmayacağım!

Politika

Aygün: Muharrem İnce daha lider olmadan üç seçim kaybetti

Politika

Ali Türkşen'den İyi Parti'de yaşananlara dair açıklama

Politika

Atatürk'e hakaretten kaç kişi, Erdoğan'a hakaretten kaç kişi tutuklandı?

Politika

İyi Parti'den açıklama: Genel Başkanımız...

Politika

Meral Akşener'den ilk açıklama