YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

AKPnin yarattığı hayal dünyası pul pul dökülüyor

01.12.2016 09:00

Emperyalist güçlerin İslam ülkelerinde oluşturmak isteyip de çeşitli adlar altında uygulamaya koyduğu Siyasal İslam projesi yaşam bulmadı ve bu proje çöpe atılmaya çalışılıyor. Bu projenin yerine ikame edilmeye çalışılan konsept henüz tam olarak şekillenmemiş gözüküyor.

Yaşanılan süreçte Türkiye için uygulamaya konulan AKP- FETÖ ittifakı, aralarındaki çıkar çelişkileri ve güç çatışmaları nedeniyle çöktü. Şimdi bu ittifak yeniden yeni boyutuyla ve yeni aktörlerle birlikte oluşturulmaya çalışılıyor. Ama atılmaya çalışılan bu dikişin tutturulup tutturulamayacağı bilinmiyor. Bunun başarısı karşı güçlerin birliğine, ortaya koyacakları mücadeleye bağlı.

AKP iktidarının 14 yılda oluşturduğu, adeta ilmek ilmek dokuduğu İslami kurallara göre şekillenen, iradesini mutlak iradeye tabi tutan bir toplum algısı özellikle son zamanlarda büyük yaralar almaya, bu konuda adeta bir algı kırılması yaşanmaya başladı.

AKPnin sırları dökülüyor. Tayyip Erdoğan algısı kendi tabanında yıpranıyor, imajı sarsılıyor. Sürekli konuşması, dünyada bölgemizde hemen herkesle kavgalı olması insanlarda mesafeli yaklaşımlar oluşturuyor. Oluşturmak için bir hayli yol aldığı başkanlık sistemi girişimine ilgi azalıyor.

Hükümete güven zedeleniyor. Politikalarındaki başarısızlık, beceriksizlik kendi tabanında da görülüyor. Üretimdeki düşüş, ihracat-ithalat dengesindeki olumsuzluk artıyor. Dolar artışı tüm yaşamı etkiliyor. Zamlar seri bir şekilde gelmeye başladı. Ekonomideki daralma durdurulamıyor.

Ülkede siyasi iktidarının oluşturduğu korku duvarı yavaş yavaş aşılmaya başladı. Örgütlü güçlerin duyarlılıkları artmaya, bir karşı duruş hareketi oluşmaya başladı. Bu ortamda hükümet eskisi gibi rahat hareket edemiyor. Kimi konularda geri adım atmaya başladı.

Demokratik kamuoyunda Tecavüzcüyü aklama yasası olarak bilinen yasa tasarısının geri çektirilmesinden sonra Adananın Aladağ ilçesinde 12 masum çocuğun ölmesi, çok sayıda çocuğun yaralanmasıyla sonuçlanan Tarikat yurdu yangını ile ortaya çıkan tepkiye baktığımızda bu sürecin derinleşebileceği görülüyor. İktidarın ilk günden bu yana kendi ideolojik bakış açısına uygun olarak devletin eğitim sistemini Tarikat ve cemiyetlere bırakma politikasına karşı bir karşı koyuşun ortaya çıkmakta olduğunu görüyoruz.

Bu duruma iktidar bloğu içinde kısmen ortaya çıkmakta olan farklı bakış açılarını da eklemek gerekiyor.

Bu ortamda siyasi iktidarın önünde iki seçenek var. Ya geri adım atacak, rejimin anayasal sınırlar içerisine çekilmesinin yolunu açacak yada terör ve şiddet sarmalını bir üst noktaya çıkaracaktır. Şu an için eğiliminin ikinci seçeneğe yakın olduğu görülüyor.

Dünyadan izole olmuş bir durumda iken, ülke içinde ekonomik, siyasal tüm verilerde durumun aleyhine dönmeye başladığı noktada bulunduğu ortamda başka bir seçeneğinin olmadığını düşünüyor olabilir.

Eğitim