darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Torun Ahmet Türkmen

Kadın hareketlerine yeni bir gözle bakılmalı, dinamizmi iyi görülm

08.03.2017 12:20

En ideal, en iyi toplum; içinde özgür bireylerin yaşadığı, tüm sorunların tartışılarak karara bağlandığı toplumdur.
Ne yazık ki bugün böyle bir toplum maalesef dünyada yok. Aksine, son zamanlarda emperyalist güçler dünya halklarını daha çok baskılayarak karanlık hedeflerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Çıkışsızlıklarını bu yolla aşmaya çalışıyorlar.
     Bu olumsuz sürece karşın, dünyada ve ülkemizde iyi ile kötü arasındaki oldukça derinleşen çelişkilerin de etkisiyle büyük bir enerji, güç birikimi, özgür, çağdaş, demokratik bir yaşam özlemi geleceğe umutla bakmamızı sağlayacak şekilde oluştu.
   Yakın gelecek bu iki kutbun kavgasının sonucuna göre şekillenecek. Ya barış, kardeşlik, birlikte, hoşgörü çerçevesinde yaşam kazanacak ya da sevgisizliğin, şiddetin gücü kazanacak.
    İşte bu noktada son yıllarda kadınların toplum yaşamındaki yükselen, belkide dönüştürücü gücü ortaya çıktı. Ben bu gücün etkili olacağına, özel olarak dikkate alınması gerektiğine inanıyorum.
     Dünyada olduğu gibi bu durum ülkemizde de geçerli.  Siyasi iktidar bunu yıllar önce gördü ve bu dinamizmi sürekli kontrol etmeye çalıştı. Hatta bunu kendi amaçları için kullanmayı da başardı.
   Ama nereye kadar! Kadının adının olmadığı bir anlayış bunu ilelebet sürdüremez. Bu ortaya çıktı artık. Son dönemdeki istatistiki veriler tersi bir sürecin gelişmekte olduğunu, kadınların AKP iktidarına olan desteklerinin ciddi oranda düştüğünü göstermekte.
   Bu süreç tümden tersine çevrilebilir. Kadınların dinamizmi demokratik güçlerden yana çevrilebilir. Bunun için onlarca neden vardır. Yeter ki görülsün ve buna uygun adımlar atılabilsin.
   Kadın hareketleri Türkiyede en dinamik gelişen, daha da güçlenebilecek nitelik taşıyor. Bu durum doğru değerlendirilmelidir.
   Sol siyaset ve özellikle CHP bunu iyi görmelidir. Kadınlar üzerinden, kadınların belirleyici olduğu, klasik argümanların yanında, yeni yeni projelerle kadın platformları ortaya çıkartılmalı, var olan yapılar desteklenmelidir.
   CHP ve diğer sol yapılar kadın hareketlerini kontrol etmek yerine özgür, demokratik yapılar olarak gelişmelerimin önünü açmalıdırlar. Kadın örgütleri siyasi yapıların " Arka bahçeleri" olarak görülmemeli, toplumun demokratik dönüşümümün öncüleri olarak algılanmalıdırlar. Böyle bakıldığında sol siyasal partilerin de kısa sürede bundan çok somut fayda sağladığı ortaya çıkacaktır.
    CHP buna kendi kadın kollarının önünü açarak başlamalı. Kadın kollarını, kendisine sadece tüzükle  bağlı, özerk, yukarıdan talimat beklemeyen, üretken yapıya dönüştürerek yapabilir.
     CHP bilmelidir ki, kadın ve gençlik hareketini özgürleştirmeden başarılı olamaz. Gençlik ve kadınlar belkide sanılanın aksine günümüzde hiç bir dönemde olmadığı kadar örgütlenmeye, toplumsal ve siyasal yaşama katılmaya açık.
   Bu durum iyi değerlendirilmelidir. Ülkenin kaderini oylayacak referandum süreci ve 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü bunun için iyi bir vesile olabilir.
   Ülke tarihi yeniden yazılıyor. Eğer bu süreçte etkin bir şekilde var olunacaksa gerekleri yapılmalıdır.
   Mücadele eden tüm kadınları yüreklerinden öpmek gerekiyor.

Eğitim