darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Mehmet Ali Güller

İrana karşı hazırlık: Suudi Sarayında darbe!

07.11.2017 09:09

Ortadoğudaki tablo özetle şöyle: Suriyede üç cephede savaş, Irakta büyük güç mücadelesi, Barzaninin referandumuna karşı cevap olarak Irak Ordusunun Kerkükü ve diğer tartışmalı bölgeleri ele geçirmesi, Yemende savaş, Körfez ülkelerinin Katara ambargosu, her durumda süren Filistin sorunu ve son olarak Suudi Arabistanda saray darbesi… 
Ne oluyor? Bölge nereye gidiyor? 

Her gelişmenin diğer tüm gelişmelere de değişik oranlarda etki yaptığı bir süreç yaşanıyor. Tabloyu bir bütün olarak analiz edebilmek için, önce kronolojik sırasında olgulara bakalım: 

ILIMLI İSLAM AYARLARI 

1- Suudi Rabıta örgütü, yani Dünya İslam Birliği 18 Eylül 2017de New Yorkta ABD ve İslam Dünyası Arasında Medeniyetler Etkileşimi isimli bir kongre düzenlendi. 
Rabıta Genel Sekreteri Şeyh Muhammed bin Abdülkerim el-İsa kongreyi açış konuşmasında radikalizm ve terörle ideolojik ve askeri olarak mücadeleye hazırız mesajı verdi.

2- Kâbe İmamı Abdurrahman Es-Sudeys, aynı gün yaptığı açıklamada ABD ve Suudi Arabistanın dünyayı birlikte huzur içinde yönettiklerini savundu. (18 Eylül 2017)

3- Rabıta Genel Sekreteri Şeyh Muhammed bin Abdülkerim el-İsa 26 Eylül 2017de Vatikanda Papa Franciscus ile görüştü.

4- Suudi Arabistanda kadınlara ehliyet hakkı düzenlemesi için emir yayınlandı. (26 Eylül 2017)

5- ABD Başkanı Donald Trump, Obamanın İranla yaptığı nükleer anlaşmayı tasdik etmeyeceğini ilan etti. ABD aynı gün İran Devrim Muhafızlarını yaptırım listesine koydu. (13 Ekim 2017)

6- Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ılımlı İslama döndüklerini ilan ederek, aşırıcılığı yok edeceklerini söyledi. (23 Ekim 2017)

7- Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman 23 Ekim 2017de 500 milyar dolarlık NEOM projesini tanıttı. Projeye göre veliaht, küresel bir şehir kuracak. Ürdün ve Mısır ile bağlanacak bağımsız bir iş ve endüstri alanı olan NEOM, 26.500 kilometre karelik bir alana yayılacak. Proje Arap ülkeleri ile Afrika, Asya, Avrupa ve ABDyi ekonomik olarak birbirine bağlayacak. Bölge, daha şimdiden şeriatsız bölge olarak niteleniyor.

8- ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, kongreden süre ve coğrafya sınırı olmayacak şekilde savaş yetkisinin genişletilmesini talep etti. (Sputnik, 31 Ekim 2017)

9- Yemenden Suudi Arabistanın başkenti Riyada balistik füze atıldı. (4 Kasım 2017)

10- Suudi Arabistanda bulunan Lübnan Başbakanı Hariri, kendisine yönelik suikast imasında bulunarak başbakanlıktan istifa etti. İstifayla ilgili olarak İsrail ve Suudi Arabistan İranı, İran da Suudi Arabistanı suçladı. Bir iddiaya göre istifa eden Hariri Riyadda bir otelde gözaltında. (4 Kasım 2017)

11- Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selmanın operasyonuyla, 4 Kasım 2017 gecesi 11 prens ve 4ü şimdiki, toplam 38 kişi gözaltına alındı.

12- Suudi Arabistanda içinde bir prensin de olduğu helikopter düştü. (5 Kasım 2017) Ölen prens Mansur bin Mukrin, şimdiki Kralın başa geçtiği 2015te veliaht olan prens Mukrin bin Abdülazizin oğluydu. Kral Selman, Veliaht olan Mukrin bin Abdülazizin yerine 2015te yeğeni prens Nayifi, 21 Haziran 2017de de Nayifin yerine oğlu Muhammed bin Selmanı veliaht atamıştı.

13- ABD Başkanı Trump, Kral Selmandan petrol devi Aramcoyu ABD borsasına dahil etmesini istedi. (5 Kasım 2017)

14- Suudi Arabistan, Yemenden atılan balistik füze nedeniyle Tahranı suçladı ve cevap hakkını şimdilik saklı tuttuklarını açıkladı. (6 Kasım 2017)

Tüm bu gelimlerin içinde ve gelişmenin eğilimine ters olarak şu da yaşandı: Suudi Arabistan Kralı Selman 5 Ekim 2017de Moskovaya gitti ve Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putinle görüştü. Ziyarette iki önemli adım atıldı. Birincisi Riyadın Suriye konusunda Moskovayla anlaştığı ve Astana sürecini desteklediği açıklandı, ikincisi de Moskovadan S-400 alınması kararlaştırıldı.

CEPHELER KESKİNLEŞİYOR

Peki tüm bu olgulardan hangi sonuçlar çıkar?

1- ABD ve Rusya bölgede cephe cepheye gelmiş durumda. İki büyük güç, bölgenin dört mihver devletinden ikisine, Suudi Arabistan ve İrana dayanıyor.  Diğer iki mihver devletten Türkiye gevşek bir şekilde İran cephesine, Mısır ise daha sıkı bir şekilde Suudi Arabistan cephesine yakın duruyor.

2- ABD, Ortadoğuda İranı hedefe koydu ve bölgedeki müttefiklerini bu hedefe göre hazırlıyor.  İran ve Suriye bir tarafta, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail diğer tarafta. Irak, Türkiye ve Katar ise, bu sıklık sırasında olmak üzere İran cephesine yakın durmakla birlikte, kesin bir tutum içinde değiller. Körfez ülkeleri ise Suudi cephesinde yerlerini almış durumda.

3- Obama, 2009da AKP hükümetini model ortak ilan etmiş ve onun ılımlı İslamcılığı ile bölge ülkelerini bir cephede toplamayı hedeflemişti. Bu proje çeşitli nedenlerle tutmadı. ABD şimdi Suudi Arabistanı model ortak ilan ediyor. Tabi Suudi Arabistan liderliğinde İrana karşı daha geniş bir İslam cephesi kurulabilmesinin yolu, Riyadın vahabilik yerine ılımlı İslamı bayrak edinebilmesine bağlı. İşte Riyad bu ihtiyaç nedeniyle kimi yumuşama adımları atıyor. Ülkeyi bu yeni duruma hazırlamak için de prensleri ve bakanları tasfiye eden saray darbesi yapıldı.

4- Suriyede savaşı kaybedip inisiyatifi Rusyaya kaptıran, işgal ettiği Irakta etkinliği kaybeden ve İrana bırakan, somut şartlar nedeniyle yıllarca inşa ettiği Barzanistanın arkasında duramayan ABD şimdi yeni bir atak arayışında. 

ABD bu atakla; birincisi İranı baskılamayı, ikincisi tehlikeye düşen İsrailin güvenliğini sağlamlaştırmayı, üçüncüsü mevcut müttefiklerini cepheye yazmayı ve nihayet dördüncüsü de arada kalan eski müttefiklerini hizaya sokmayı hedefliyor.

Fakat zamanın ABD ve Suudi cephesine değil, Rusya ve İran cephesine yaradığını belirtelim!

ABD ve müttefiklerini bölgeyi bir yangın yerine çevirmekten alıkoyacak şey de, başta Türkiye olmak üzere bölge kuvvetlerinin gevşek bir şekilde değil, sıkı bir şekilde bölge cephesinde yer almasıdır; bölgenin ABDye karşı kararlı bir şekilde durmasıdır!

Ve iş yine dönüp dolaşıp Ankaranın Şamla anlaşması ihtiyacına gelip dayanmaktadır.
 

Eğitim