darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Deniz Yıldırım

Dünya beşten büyük; Asgari ücret açlık sınırından düşük

31.12.2017 11:42

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Bu yılı siyasal ve ekonomik açıdan özetleyen birkaç gelişme var.

Birincisi ve bana kalırsa en önemlisi, ülkede siyasetin, hukukun ve genel olarak devletin işleyişinin Olağanüstü HALe, yani OHALe göre biçimlenmesinin giderek yerleşmesi, kurallaşmasıdır. Siyasal sonuçlarını gördük; hileyle, baskıyla, eşitsiz kampanyalarla, müşahitlikleri engelleyerek anayasal düzeni değiştirdiler. Ve bu yıl Meclis tabelasının tozunu alıp, başkanının altına yüz binlik kilimler serip karar merkezini iyiden iyiye Saraya kaydırmayı başardılar. Artık kanunla değil, kanun hükmünde kararnamelerle yönetiliyoruz.

Bir gecede kazanım elde edebilir, bir gecede de kaybedebiliriz. Her şey bir kişinin iki dudağının arasında, bir imzasına bakıyor. Bu nedenle 2018in siyasal açıdan en önemli belirleyicilerinden birisi, OHALin kaldırılması ve Türkiyenin demokratikleşmesi gündemi olmalıdır.

Gelelim 2017 yılını ekonomik açıdan özetleyen en önemli veriye. İtiraf da etmişlerdi, OHALi işçi grevlerini önlemek için kullanıyoruz diye. Doğrudur, OHALde sermaye kesiminin karlarında büyük artışlar yaşandı, istikrar sürdü; bedelini ise hak araması önlenen, sesi bastırılan bu ülkenin çalışan halkı ödedi. Yılı 2 bin iş cinayetiyle tamamlıyoruz. Muhalif iki kelime etti diye baskı altına alınan yazara, akademisyene işleyen OHAL güvenlikçiliği, her nedense iş cinayetlerinde rekor kıran sektörlerde güvenlik açığını kapatamadı.

Türkiye tarihinde bir ilk. İşçi ölümlerinde rekor kırıldı ve bu, ülkenin tamamında tüm yıl boyunca uygulanan OHAL döneminde gerçekleşti. Öyleyse OHALin kazananları da belli, kaybedenleri de. Halkın ekonomik kaybedişiyle OHAL siyaseti arasında birebir bağ var. İnkar edemezler. Ve 2018 bütçesi, halkın ekonomik kayıplarıyla OHAL arasındaki bağın açık göstergesidir. Bizden kısıp silaha yatıracaklar.

Gündemleri Farklı

Diğer yandan bu iktidarın ve müttefiklerinin gündemiyle bu halkın gündemi arasındaki kopukluğun iyiden iyiye arttığı bir yıl oldu 2017.

Daha saldırgan olmaları; daha hukuksuz davranmayı göze almaları; milisleşmeden tutun da güvenlik bütçesine yüklenmeye kadar uzanan önlemler yelpazesine başvurma arayışları bundan. Türkiyenin temel meseleleri karşısında çare yaratamıyorlar, sorunların kaynağındalar. Ve en yakınları tarafından bile terk ediliyorlar. Yalnızlaşmaları da bundan. Yalnızlaşma, daha çok hata yaptırır. 2018de de çok hata yapacaklar.

Yeni bir döneme giriyoruz. İktidarın ideolojik, kültürel ve dinsel kitle seferberliği hamlelerinin eskisi kadar etkili olmayacağı, sosyal çelişkinin tüm çelişkilerin üstünde belirginleşeceği bir dönem. Eski ideolojik seferberlik yöntemleri, memlekette çoğunluğun bu bloğa destek vermesine yetmiyor. Öyleyse artık ideolojik araçlar yetersizdir.

Ekonomik tablo da netleşti. Zamlar, hayat pahalılığı, düşük ücretler ve işsizlik bir yanda. Ve diğer yanda da lüks yaşamlar, Saraydan yönetilen bir ülke. 2018de bu tabloyu değiştirebilecek durumda değiller.  Hatta zamlarla, işsizlikle, kamudaki ciddi kesintilerle acı reçeteyi daha fazla hissedeceğiz bu yıl. Öyleyse yeni yılda sadece eski tip ideolojik araçlar değil, iktisadi araçlar da yetersiz kalacak. Kendileri lüks araçlarla gezip halkın lokmasından da tasarruf yapmalıyız diyerek kesecekler. Vergiler ve zamlar göstergesidir. Fatura bize çıkacak. Niye biz ödeyelim?

Dolayısıyla iktisadi gündemleriyle halkın gerçek gündemi de uyuşmuyor. Halkın önceliği ekonomik sorunlar; siyaset sınıfının lüksü, harcamaları, maaşları ilk kez bu denli sorgulanıyor ve daha da sorgulanmalı. İktidarla seçmenleri arasındaki yiyorlar ama çalışıyorlar sözleşmesi 2018de daha da aşınacak; göreceğiz. Asgari ücretin açlık sınırı altında kalması da bunu tetikleyecek unsurlardandır.

İşte bu noktada ideolojik ve iktisadi araçlar yetmediğinde devreye girecek olan bellidir: baskı ve zorlama. O aşamadalar. Son KHK buna dönüktür. 2018 bütçesi bunun içindir.

Burada yapılacak olan bellidir. İktidarın ideolojik ve iktisadi gündemiyle halkın gündemi arasında giderek artan kopuşu, oradan doğan boşluğu merkeze alan yeni bir siyaset hattı geliştirmek. O boşluk küçülmez, büyür yeni yılda. Boşluk stratejisi nedir, yeni yılda yazacağız.

Piyango

İdeolojik gündemleriyle halkın gerçek gündemi uyuşmuyor dedik. İdeolojik gündemleri için memleketin onlarca yılını, milyonlarca öğrencinin geleceğini feda ettiler. Eğitimin geldiği yere bakın; kimse memnun değil. Bir taraftan da yılbaşı kutlamalarını tartıştırmalar, yasaklamalar; milli piyango haramdır diye utangaç fetvalar yayınlayıp zemini buradan kurmaya çalışmalar… Tutmuyor. Biletler tükendi. Memlekette yarattıkları büyük eşitsizlikleri dinle aklama; dini, zenginliklerini görünmezleştirmek için kullanma girişimleri ters tepiyor. Bir halkı ekonomik olarak piyango dışında bir kurtuluş yoka inandırmış durumdalar.

Maneviyatçı bir iktidarın en büyük başarısı; bütün şans oyunu biletlerinin zamanından önce tükenmesi oldu. Gurur duysalar yeridir. Halkın mesajı da belli. Bana dincilikle dayatmaya çalıştıkları her şeyi kabul et, kurtuluşu bu dünyada değil öte dünyada ara elbisesini reddediyorum diyor. Ekonomik kurtuluş arıyor; bu dünyada arıyor. Halkın ekonomik iyileşme arayışındaki mutabakat, sosyal, siyasal ve kültürel zeminin yeniden dünyevileşmesi için zeminin uygunluğunu gösteriyor. Ve çarenin piyangodan bulunamayacağı açık. Çareyi bulacağız, kuracağız. Başka yolu yok.

Dün Samsundaydım. Sahil boyunca bütün panolar, billboardlar iktidarın Kudüs üstünden kitle seferberliği yaratma çabasına işaret ediyordu. Dünya Beşten Büyüktür yazıları her yanı kaplamıştı. Çocuklarının isteklerini karşılamakta zorlanan bir baba, yazıyı okudu yanımdan geçerken. Dünya beşten büyük ama bizim maaşlar da sizinkilerden küçük diyerek geçti. Gördüğüm, duyduğum özetle şu: tamam, Kudüs için ses çıkardık; dünyada da sistem adaletsiz; bunlar güzel de; ya bizim sorunlar ne olacak?. Tutumun özeti budur. 2018de artacaktır. Halkın çoğunluğu geçinememekte; gayrimemnunların sayısı artmaktadır. Halkla iktidar bloğu bağları zayıflamaktadır.

Çok milliyetçi iktidar ortakları, muhalefete ve halka hakarete ayırdıkları zamanın onda birini kışlalardaki taşeron kaynaklı asker zehirlenmelerine ayırmadılar mesela. Niye, düşündünüz mü?

Hal böyleyse, tablo bu kadar kötüyse neden bir karşı siyaset güçlenmiyor?

Güçlenir. İktidarı muhalefeti bir bütün de bu yüzden güçlenmiyor. İktidarın ve müttefiklerinin gündemi halktan kopmaya başladı da, muhalefetlerin çok mu yaklaştı? Birinde delege savaşları, hemşehricilik üstünden pozisyon tutma heyecansızlıkları; diğerinde Yunanistanla ada kavgası gündemi.

Öyleyse 2018in nesnel şartları, iktidar ve müttefikleri için halkın rızasını almaktan giderek uzaklaşan uygulamalarla; öznel şartları da bu uzaklaşmadan doğan boşluğa yerleşebilecek bir toplumsal-siyasal hareketin yaratılmasıyla şekillenecek.

Nesnel şartları değiştiremeyiz. Ama tarihin bize açtığı öznel şartlara müdahale edebiliriz.

Yazacağız, birlikte yapacağız.

Ama bugünlük burada kalsın. İyi bir yıl olsun; güzellikler sizin olsun. 

Eğitim