unnamed-010.gif

darbeicindedarbegif.gif

YAZARLAR

Tüm Yazıları Cüneyt Ayral

Düşünüyorum, öyleyse yokum!

06.02.2017 06:01

Tam sayısını ben de şaşırdım artık, ama Türkiyede 140ın üzerinde gazeteci hapiste. Bunların bir çoğu neden hapiste olduklarını henüz bilmiyorlar bile... Böyle bir adalet sistemi olabilir mi diye düşünüyorum, işin içinden çıkamıyorum...

Fransada, merkez sağın cumhurbaşkanı adayı, dindar olduğunu açıklamıştı, ardından eşine devlet kasasından haksız gelir sağlamış olduğu çıktı ortaya... Bu, dindar olduğunu söyleyenlerin ortak tavrı mıdır acaba diye düşünüyorum, bir türlü işin içinden çıkamıyorum...

Yangından mal kaçırırcasına, TBMMnden çıkartılan yeni anayasa, günlerce bekletildikten sonra Cumhurbaşkanının onayına sunuldu ve hâlâ referandumun ne gün yapılacağı açıklanamadı. O telâş neydi? Bu durgunluk ve yavaşlık nedir? Düşünüyorum, ama işin içinden çıkamıyorum...

Sosyal medyada şeriat çığlıkları atan pek çok video dolaşıyor. Cumhuriyet ve demokrasi gibi, insana insan olduğu için değer veren rejimlerde yaşamakta olan insanlar, nasıl olur da şeriat isteyebilirler ve bundan yararları ne olabilir diye düşünüyorum ve bir türlü içinden çıkamıyorum...

Ve kadınlar,

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri,

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve karasabana koşulan

ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,

bizim kadınlarımız

(Nazım Hikmet Ran)

Bu şiiri düşünüyorum ve sonra özgürlüklerinden vazgeçip, bir adamın buyruğu, boyunduruğu altına girmeyi kabul eden kadınlarımızı düşünüyorum... Ve bunun nasıl kabul edilebilir bir hal olduğunu anlayamıyorum, bir türlü işin içinden çıkamıyorum…

21inci yüzyıla girmişiz, dünya teknolojide hızlı adımlarla ilerliyor, biz yerimizde sayıyoruz, hergün kan kaybeder gibi para kaybediyoruz. Elimizde avucumuzda olanları satıp satıp yiyoruz ve sonra büyük millet olduğumuzu, ekonominin iyi olduğunu falan söylüyoruz… Yani kendimize yalan söylemekteyiz! Bir insan kendisine neden yalan söyler ve buna inanır diye düşünüyorum ve içinden çıkamıyorum…

15 yıl bir ülkeyi yönetmiş olan bir parti, onun döneminde oluşmuş olan hataları düzeltmek için seçmenlerden nasıl olur da yeniden oy isteyebilir diye düşünüyorum ve bu mantığı çözemiyorum. Hele hele onun bu isteğine olumlu cevap verenleri düşününce içinden hiç çıkamıyorum…

Ülkenin bilim adamları, düşünenleri susmuşlar, zaten çoğunun üniversitelerdeki işlerine son verilmiş, dışarda olanları da korku sarmış, çünkü düşündüklerini yazarlarsa, söylerlerse başlarının belâya gireceğine kesin gözüyle bakıyorlar ve ister istemez tırsıyorlar. Bir ülke korku salanların egemenliğine geçerken biz nerdeydik diye düşünüyorum ve korkunç sorunun cevabını bulamadığım için çıldırıp, bir türlü içinden çıkamıyorum…

O halde; düşünüyorum, ÖYLEYSE YOKUM !...

Paris, 6 Şubat 2017

Eğitim